Dwight Bir Türlü Uyum Sağlayamadı (Lakers Yazı Dizisi 5. Bölüm)

Dwight, Lakers’a gelmeden önce NBA’de kendisi için “Hoca Öldüren” deniyordu. Orlando’da oynarken, Stan Van Gündy’nin kovulmasını isteyen ve bunu hiç çekinmeden beyan eden Dwight belki de NBA’de bu lakabı gerçekten hak eden 2-3 oyuncudan biriydi.

Her zaman güler yüzüyle gördüğümüz, etrafına mutluluk, neşe saçan biri olarak tanıdığımız Dwight aslında, içinde fırtınalar kopan, bir türlü etrafıyla iyi ilişkiler kuramayan, kendiyle barışamayan biri olduğunu Los Angeles’ta da gösterdi. Soyunma odasında ayrı konuştu, dışarıda ayrı.. Bu yüzden ne takım arkadaşlarıyla bir bütün olabildi, ne de taraftar ile arasını ısıtabildi.

ESPN’den tanıdığım bir arkadaşıma Dwight’ın geldiği ilk gün üzerine basa basa söylediğim bir detay vardı. Soyunma odasında Dwight’ın oturacağı yer seçimine takılmış, ve Kobe’nin oturduğu yere en uzak köşeye, giriş kapısının hemen yanına oturan Dwight’ın bu hareketinin, takımda kalmak istemediğinin bir göstergesi olduğunu söylemiştim.

Dwight’ın “şöyle bir geçiyordum, uğradım” tarzı yer seçimindeki detay beni yanıltmadı. Daha önce mutsuz olan, takımdan ayrılmak istediğini her fırsatta dile getiren, aynı sürat ifadesi ve aynı tavırlı hareketleri ile Bynum da aynı yerde oturuyordu. Bu iki oyuncu, soyunma odasında birbirlerinin kopyası gibiydiler, ve akibetleri aynı oldu.

Kobe tam bir “star”… Bambaşka bir oyuncu ve bambaşka bir insan. Yaşam alanı, çizgileri çok farklı.  Soyunma odasına girdiğinde havasını değiştiren, hareketleriyle, yürüyüşüyle, “buranın sahibi benim” diyen Kobe’nin yaşadığı dünya sizin dünyanızdan, benim dünyamdan çok farklı, ve şunu açık yüreklilikle söylüyorum ki, Kobe bu takımda oynadığı sürece, Lakers’ta bu şekilde davranabilecek başka bir oyuncuya yer yok.

Dwight bunu yapmak istedi. Lakers’a gelmesinin sebebi, geçen sezonun başında Kobe’nin ’12-’13 sezonu sonrasında basketbolu bırakacağını açıklamasıydı. Lakers soyunma odasının, ve Staples Center’ın yeni sahibi olmak için gelen Dwight, Kobe’nin Lakers’i bırakmaya niyeti olmadığını anlayınca, kaçış planları yapmaya başladı.

Beni tanıyanlar ve twitter’dan (@burakyarkent) takip edenler, Dwight’ın Lakers’tan ayrılacağını, All-Star maçları sonrasında söylediğimi iyi bilirler. Sebebine gelince.

All-Star maçına gitmedim, ama maç başlamadan soyunma odasinde neler olduğunu, kimin ne yaptığını çok iyi biliyorum. Olaylar aynen şu şekilde gelişiyor;

Dwight, Kobe’nin henüz gelmediği soyunma odasına girdiğinde, hepimizin yakından bildiği çocuksu hareketleriyle herkesin dikkatini çekiyor. Çocuksu hareketlerin devamında ise sıra Kobe’nin taklidine geliyor. Bu taklit ve aşağılama 3-4 dakika kadar sürüyor, ve hatta Kobe’yi bilen birkaç kişi hariç soyunma odası kırılıyor gülmekten. Sonra Kobe giriyor içeri, ve Dwight suçluluk duygusuyla hemen son veriyor yaptıklarına. Fakat hadise veDwight’ın yaptıkları çok geçmeden Kobe’nin kulağına gidiyor. Soyunma odasında soğuk bir hava esiyor, ve ipler o an kopuyor. Kobe o günden sonra Dwight ile arasına mesafe koyuyor, ve dönüşü olmayan yola giriliyor.

Dwight’ın takımdan adım adım uzaklaşmasının bir başka sebebi ise, oyuncunun ciddi olmayan/ olamayan kişiliği. Bu kişilik ile, Dwight’tan lider oyuncu olamayacağını anlayan diğer oyuncular, desteklerini Dwight’tan birer birer çektiler. Metta World Peace, katıldığı radyo programında, Kobe’yi övüp Dwight’ın lider oyuncu olacak özellikleri barındırmadığını söylemesi, Dwight’ın herşeyi şakaya vuran kimliğini öne çıkartıp hafiften aşağılaması ve bunun sebebi birkaç hafta Los Angeles basınının Dwight için “palyaço” yakıştırması yapması, belki de Dwight’ı, syunma odasında tam yanında oturduğu o kapının dışına iten en büyük nedenlerden biriydi.

Dwigth’ın Lakers’tan kaçar adım gitmesinin bir başka nedeni ise, Lakers gibi efsane bir klübün geçmişinin oyuncuya ağır gelmesiydi…

Dwight olumlu veya olumsuz, başarılı veya başarısız  her hareketiyle, Wilt Chamberlain, Kareem Abdül-Jabbar ve Shaquille O’Neil ile kıyaslandı, Lakers’ta kalsaydı, kariyeri boyunca bu kıyaslanmanın devam edeceğini biliyordu. Los Angeles’a gelmeden önce bunun kolay olduğunu zannetti, ama buraya gelince çitanın umduğundan daha da yüksek olduğunu anladı, ve korktu. Wilt, Kareem, ve Shaq’in gölgesinden kurtulmanın zor olacağını anlayıp, kolay yolu seçti, ve gitti.

Sonuçta, Dwight kendisinin lider, odak noktası olabileceği, şampiyon olamamanın çok etkisinin hissedilmeyeceği “sıradan” bir takım, ve bir şehir istedi. Lakers’in böyle bir takım, ve Los Angeles’ın da böyle bir şehir olmadığını anlayınca, kendisi için bu macera kısa sürdü.

Yarın Lakers’in ileriye dönük planlarını yazacağım, bu yazı dizimizin son yazısı olacak. Takım yönetiminden ve medyadaki arkadaşlarından aldığım çok değerli fikirleri sizinle paylaşacağım..

Kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

 

İyi günler diliyorum.

 

Burak Yarkent / Los Angeles

[email protected]

 

 

İLGİLİ YAZILAR

Lakers Bugünlere Nasıl Geldi (Lakers Yazı Dizisi 1. Bölüm)

Jimmy Büss’a Ağır mı Geldi (Lakers Yazı Dizisi 2. Bölüm)

Mike D’Antoni ile Takımın Kimyası Tutmadı (Lakers Yazı Dizisi 3. Bölüm)

Sakatlıklar Sene Boyunca Lakers’ın Yakasını Bırakmadı (Lakers Yazı Dizisi 4. Bölüm)

 

 

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?