Efe Teksoy yazdı, Galaktik bir Macera “Thor: Love and Thunder”

GALAKTİK BİR MACERA “THOR: LOVE AND THUNDER”

Sinema Yazarı/Film Eleştirmeni Efe TEKSOY; “THOR: LOVE AND THUNDER” filminin perde arkasında yaşananları, ilk kez uygulanan yeni çekim tekniklerini, İskandinav Mitolojisinden yapılan alıntıları araştırarak, Amerika’nın Los Angeles merkezli ilk Türkçe internet Gazetesi @alaturkaonline için kaleme aldı.

AŞK, KOMEDİ VE MACERA BİR ARADA

185 milyon dolarlık bütçesiyle Thor serisinin dördüncü devam halkası olan “Thor: Love and Thunder”, ilk hafta sonunda 302 milyon dolarlık yaptığı gişe hasılatıyla Marvel Sinematik Evreni’nin rekor açılış yapan yapımları arasına adını yazdırdı. Gök Gürültüsü Tanrısı Thor (Chris Hemsworth), bu defa şimdiye kadar karşılaştığı hiçbir maceraya benzemeyen bir yolculuğa çıkıyor yani iç huzur yolculuğuna. Ve bu serüvende ona Lady Thor ve dostları eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda Oscar ödülü sahibi Yeni Zelandalı film yapımcısı Taika Waititi’nin oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Oscar ödüllü yıldız oyuncular; Natalie Portman, Christian Bale, Matt Damon ve Russell Crowe yer alıyor. Devasa bir görsel efekt ekibinin yüzlerce saat çalışarak ortaya çıkardığı filmde, yeni teknolojiler de kullanıldı. Bunlardan birisi de The Volume teknolojisinin kullanılmasıydı. Oyuncuların 360 ​​derecelik bir dijital Greenscreen ekranına karşı konumlandırılarak çekimlerinin yapıldığı bu teknoloji, Marvel yapımları arasında ilk defa bu filmde kullanıldı. Daha önce Disney’in ‘’The Mandalorian’’ dizisinde kullanılan bu yeni teknoloji için filmin yürütücü yapımcısı Brian Chapek, gerçek dünya ile dijital dünya arasında kusursuz bir etki yarattığını belirtiyor. Filmde Tanrıların evi olan Omnipotence City, en büyük Volume setlerinden biri olarak çekildi. Çekimleri Avustralya-Sidney‘deki Fox Studios‘ta ve yerel çekimler ise Sidney ve çevresinde, kıtanın güneydoğu kıyısında gerçekleşti.

 

FİLMİN KONUSU

Thor, Tanrıların yok edilmesini isteyen Gorr the God Butcher (Tanrı Katili Gorr) (Christian Bale) olarak bilinen Galaktik bir katil ile karşılaşır. Bu büyük tehditle mücadele etmek için Thor; Valkyrie (Tessa Thompson), Korg (Taika Waititi) ve şaşırtıcı bir şekilde çekici Mjolnir “Güçlü Thor” olarak kullanan eski kız arkadaşı Jane Foster‘ın (Natalie Portman) yardımına başvurur. Hep birlikte, Gorr the God Butcher’ın intikamının gizemini ortaya çıkarmak ve kötülüğü durdurmak için korkunç bir kozmik maceraya atılırlar.

 

OMNIPOTENCE CITY

Filmin saç departmanı başkanı Luca Vannella, Omnipotence City’de 20’den fazla Tanrı karakteri için 200‘den fazla peruk, sayısız saç parçası ve örgü kullandığını söylüyor. Omnipotence City‘deki dövüş sırasında, gardiyanlar yaralandığında kırmızı kan değil, altın renginde kan çıkar. Bu, Zeus‘un Danae‘yi karşılamak ve baştan çıkarmak için altın yağmura dönüştüğü Zeus ve Danae hikâyesine bir göndermedir. Aynı zamanda Mısır Tanrılarının altından başka kanının olmadığı 2016 yapımı Gods of Egypt’e de bir atıftır. Ayrıca Valkyrie‘nin gemisinin adı “Aegir”. İskandinav mitolojisinde Ægir, deniz Tanrılarından biri olan deniz devi olan bir Jotun‘dur. Ayrıca Thor‘un yeleği, dokuz küreden oluşan ağaç benzeri bir yapı görüntüsüne sahiptir. Bu, İskandinav mitolojisinde kozmosun ve onun dokuz diyarı birbirine bağladığına inanılan (dokuz alemin tasviri) devasa mitolojik Dünya Ağacı Yggdrasil‘in gösterişli bir sunumudur. Bir diğer ayrıntı ise, İskandinav mitolojisinde Tanrı Thor‘un arabasını çeken keçiler Toothgrinder ve Toothgnasher filmde bulunmaktadır.

 

GORR THE GOD BUTCHER

Oscar ve Altın Küre ödüllü İngiliz aktör Christian Bale, The Dark Knight serisinden sonra başka bir çizgi roman ya da süper kahraman filmlerinde oynamayı reddetmişti. Ancak çocukları rolü alması için çok ısrar edince filmin Antagonisti Gorr the God Butcher karakteri olarak yer almayı kabul etti. Chris Hemsworth‘un gerçek hayattaki karısı Elsa Pataky, filmde Thor’un eski sevgilisi “Kurt Kadın”olarak görülüyor. Ayrıca filmde Gorr‘un kızı Love karakterini Chris Hemsworth’un gerçek hayattaki kızı India Rose Hemsworth canlandırıyor.

 

THOR: LOVE AND THUNDER

Amerikalı çizgi roman sanatçısı Jason Aaron‘ın, Thor çizgi romanlarına dayanan filmde (yapımcılarının da söylediği gibi); Yıldırımlar Tanrısı Thor’un fetihlerinin boyutu ne kadar büyük olursa olsun, aslında iç boşluğunun daha da büyük olduğunun altı çiziliyor. Çünkü girdiği her mücadele de sevdiklerinden büyük kayıplar verdiği gösteriliyor. Bu yüzden de aslında kaçtığı şeyin gerçek aşk olduğunu ve bunu zor yoldan tecrübe ettiğini film bizlere anlatıyor. Bu anlamda Slovenyalı filozof ve sosyolog Renata Salecl’in, ‘’Seçme İkilemi’’ ya da ‘’Seçim İdeolojisi’’ kavramı ortaya çıkıyor. Salecl, büyük hayat seçimlerinin sadece alternatif gelecekler yaratmadığını, geçmişimizi de yeniden yorumladığını söyler. Tıpkı geçmişte fetihleri seçen Thor’un, sonradan aşkı seçerek eski sevgilisiyle yeniden bir araya geldiği tercihinde olduğu gibi. Marvel Studios’un filmleriyle ilgili belirgin özelliklerinden birisi de, çeşitli türleri tek bir çatı altında toplayabilmesidir. Bu yapımda da çılgın ve aksiyon dolu bir macera sizleri bekliyor.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?