Efe Teksoy Yazdı, Zihnin Karanlık Girdaplarında Bir Gezinti “Severance”

Sinema Yazarı/Film Eleştirmeni Efe TEKSOY;  kafkaesk ve kaotik diyaloglarıyla dikkat çeken, Fütüristik-Korku, bilim kurgu, gizem ve dram türündeki “SEVERANCE” dizisini, filozofların görüşlerinden alıntılar yaparak, Amerika’nın Los Angeles merkezli ilk Türkçe internet Gazetesi @alaturkaonline için kaleme aldı.

  

ZİHİNSEL ESARET

Apple TV+’ın sıra dışı dizisi Severance, ilginç konusu ve düşündürücü kaotik diyaloglarıyla orijinal bir hikâyeye sahip. İzleyiciye yakın gelecekte olası bir bilim kurgu-gerilim öyküsü sunuyor. Bu anlamda, Black Mirror tarzına yakın bir çizgide ilerleyen yapım, aslında bir nevi zihinsel esaret ve düşünsel özgürlük arasındaki ince çizgiye odaklanıyor. Öte yandan yapımdaki depresif atmosferde ise, sosyo-simgesel imgeler ve anti-ütopik yeni dünya öngörüsüyle karşılaşıyoruz. Bir bakıma Fütüristik-Korku diyebileceğimiz Severance; Lumen Industries adlı şirketin geliştirdiği bir sistem sayesinde, içsel olarak adlandırılan hayatı ve dışsal denilen özel yaşam anılarının bölünerek yeni bir ürkütücü çalışma hizmeti sunuyor. Yani kişi işteyken, beynine yerleştirilen bir çip sayesinde özel hayatına dair hiçbir şey hatırlamıyor. Keza özel yaşamında da aynı durum söz konusu. Çalışanları yeni bir iş-yaşam dengesi düzeyine taşıyan bu metodun altında, aslında bilinçsel bir tutsaklık ve disiplin-kontrol toplumları gibi kavramların yattığı görülüyor. İnsanları tecrit altına alma mekanizmasının temellerini atan en önemli isimlerden İngiliz filozof Jeremy Bentham’ın ‘Panoptikon’ olgusunun da burada bulunduğunu görmekteyiz. Böylece ‘’Hapishanenin Doğuşu’’ adlı eseriyle bu alanda çığır açan Fransız filozof Michel Foucault’nun biyo-politika ve benlik teknikleri kavramlarını ve bunun yanı sıra Hegel’in felsefesinde anahtar öğelerinden birisi olan Efendi-Köle Diyalektiği’ni görüyoruz. Ayrıca günümüzün en önemli düşünürleri arasında gelen Sloven filozofSlavoj Zizek’in, dünyadaki tekno-bilimsel ilerlemeler çerçevesinde yenilik dalgası üzerine öne sürdüğü ‘Teknolojik Cesur ‘Yeni Dünya’ ön görüsü de karşımıza çıkıyor. Çalışanların iş yerindeyken, mesai saatleri içerisinde dışarıdan izole bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü ve dışarısı hakkında bilgilerden yoksun bırakıldığını görüyoruz. Bu durum çalışanlar için bir nevi hapis hayatı demek oluyor. Zira sadece ofis hakkında bilgi edinebiliyorlar ve izin almadan ofis dışına bile çıkamıyorlar. Ancak ofise yeni gelen Helly R. karakterinin, bu düzeni sorgulamaları üzerine yeni bir anarşik düzen meydana geliyor. Böylece bir nevi Platon’un ideoloji mağarasına kapalı kalan ofis çalışanlarının: ‘’Bu mağaradan nasıl çıkarız?’’sorusunu tartışmaya başladığını görüyoruz ve işte tam burada özgürlük ile kulluğun girift-diyalektiğiyle karşılaşıyoruz.

 

DİZİNİN KONUSU

Lumon Industries çalışanları, iş ve özel yaşamlarını ayıran bir beyin çipi sayesinde hayatlarını ikiye bölünmüş olarak sürdürmektedir. Burada bir ofis çalışanı ekibine liderlik eden Mark, yeni gelen iş arkadaşı Helly R. sayesinde, bir şeylerin ters gittiğini anlar ve gerçeği keşfetmek için gizemli bir yolculuğa çıkar.

Yönetmen koltuğunda Ben Stiller’ın oturduğu dizinin oyuncuları arasında; Adam Scott, Zach Cherry, Britt Lower, Tramell Tillman, Jen Tullock, Dichen Lachman, Michael Chernus, John Turturro, Patricia Arquette ve Christopher Walken yer alıyor.

 

DETAYLAR

Severance dizisi 2. Sezon onayını aldı.

-Dizi, Holmdel-New Jersey‘deki eski Bell Labs binasında çekildi.

-Dizide, kartın arkasındaki adreste ‘499 Yarım Döngü’ yazıyor. Bu Apple eski Genel Merkezinin adresi 1 Infinite Loop‘tur.

 

BİR HAFIZA YOLCULUĞU

Severance’ta önemli bir yer teşkil eden Kafkaesk diyaloglarda, karakterler üzerinde belirsiz bir soyut suçluluk duygusu ve kaygıların hâkim olduğunu görüyoruz. Ayrıca dizideki bir başka dikkat çeken nokta ise; iş yaşamındaki zaman algısının, dış dünyadan farklı işlemesi. Severance’taki karakterlerin, işe geldiklerinde zamanın daha yavaş aktığını ve değişkenlik gösterdiğini fark ediyoruz. Burada zamanın (Einstein’in bahsettiği üzere) göreceli olduğunu ve özel görelilik kuramının/izafiyet teorisinin devreye girdiğini görüyoruz. Ek olarak zaman fenomenolojisi üzerine derin araştırmalara imza atan Fransız filozof Paul Ricoeur’un başyapıtı Zaman ve Anlatı’da işlediği algılanabilir ve ölçülebilir zaman olgularının da bu konuda devreye girdiğini ve önem kazandığını izleyebiliyoruz. Bir diğer dikkat çeken nokta ise, dizinin renk paletindeki kırmızı ve mavi renk tonlarının özellikle yapıma hâkim olması. Ofis ödül partileri sırasında gördüğümüz ışık oyunları, Helly’nin giydiği mavi kıyafetlerine karşı kızıl saçları ve Mark’ın arabasını kırmızı ve mavi aracın arasına park etmesi gibi. Bunlar Cennet-Cehennemalgılarına metaforik bir alegori ve karakterlerin kopuk anılarının ikiliğine bir göndermedir. Dram, gizem ve bilim kurgu türündeki Apple TV+  dizisi Severance, kesinlikle kaçırılmaması gereken orijinal bir yapım.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?