Ekrem İmamoğlu “Elleri teslim şeklinde beklemeyiz” dedi… İktidara meydan okudu!

Ekrem İmamoğlu “Elleri teslim şeklinde beklemeyiz” dedi… İktidara meydan okudu!

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kurumun, Ataşehir ve Topkapı’da hizmete aldığı “Afet Sonrası Geçici Barınma Alanları”nı kamuoyuna tanıttı. Ataşehir Deniz Gezmiş Parkı Afet Sonrası Geçici Barınma Alanı’nda vatandaşlarla bir araya gelen İmamoğlu, bölgede incelemelerde bulundu. İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Tayfun Kahraman’dan her iki alanda yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alan İmamoğlu’na, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Genel Sekreter Can Akın Çağlar ile Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı Çağatay Seçkin eşlik etti. Kalabalık bir vatandaş topluluğunun katılımıyla gerçekleştirilen tanıtım toplantısı, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde yaşamını yitiren binlerce vatandaş için saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı. Topkapı Parkı Afet Sonrası Geçici Barınma Alanı’nda yapılan çalışmalar, sinevizyon görüntüsüyle katılımcılara izletildi.

Burada konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde yaşamını yitiren vatandaşlara rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. İstanbul’u bekleyen en önemli sorunun deprem ile birlikte Kanal İstanbul olduğunu vurgulayan İmamoğlu kurumsal ve toplumsal anlamda yeterince iş birliği sağlanamadığı eleştirisinde bulundu. Sorumluluk sahibi kişi ve kurumların, bir masa etrafında buluşma çabalarının çok önemli olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “99 Marmara Depremi hepimize çok önemli dersler verdi ama yeterince ders çıkardığımız söylenemez. Bugün İstanbul’da hala ‘En önemli sorun depremdir’ diyorsak, bu, yeterince yol alamadığımıza işaret” dedi.

Deprem olduğunda, tanıtımını yaptıkları park yeri gibi alanlara muazzam ihtiyaç duyulacağını kaydeden İmamoğlu, “Zaten hiçbir yeşil alanı, bir imar değişikliğine bu kentte artık maruz bırakmayacağız. Kimseye, yeşil alanı imara açan bir yönetim olmak gibi büyük bir ihaneti yaşatmayacağız. Onun altını çizelim bir kere. Zaten bu, olması gereken; bir lütuf da değil. Bir yandan KİPTAŞ uğraşacak, bir yandan öbürü uğraşacak vesaire. Ortaya koyacağımız birlikte çözüm modeliyle, İstanbul’un bu tarz kronik sorunlarını çözmekle yükümlüyüz. Başka şansımız yok. 16 milyon insan, 83 milyon insanın geleceği… İstanbul depreminin yaratacağı sorun bu kadar büyüktür” diye konuştu.

“Devletin her kurumu, bizim kurumumuz kardeşim” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Devletin her kurumuyla iş yapmak, bizim de asli sorumluluğumuzdur. Ama devletin bir kurumu, eğer ısrarla İstanbul’a ihanet etmek istiyorsa, ona da karşı durmak bizim sorumluluğumuz; onu ifade edelim. Yani elleri teslim şeklinde beklemeyeceğiz. Bu konuda, çok net ifade ediyorum: Ben, Kanal İstanbul diye bir safsatanın, artık İstanbul’un gündeminden kalkmasını istiyorum. Böyle bir gündemi yok bu şehrin. Bu şehrin gündemi; bu şehrin insanının can sağlığını sağlamak. Bu şehrin gündemi; bir an önce deprem korkusundan kurtulmaktır. O büyük tedbir için omuz omuza olalım, kol kola olalım, birbirimizi koruyalım, kurumlarımızı güçlendirelim. Hiçbir kurumu, birbirine rakip etmeksizin, İstanbul, bu şehir ve bu ülke için çalışalım. Tabiri caizse, deprem için büyük bir mücadeleye varız; kul, köle oluruz. Emre amade oluruz. Ama Kanal İstanbul için de karşınızda dimdik dururuz.”

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?