ELİNE, DİLİNE, BELİNE…

Başbakan, gizli kamera için, Baykal’a:
“Edep diye bir şey var.
Eline, diline, beline sahip olmayanla yola çıkılmaz.
Millet de ahlak değerleriyle oynaya prim vermez!” diyor (Bkz. Star.  16.5.2010)
İki gün önce de “Eşini aldatan kişi mağdur rolü oynayamaz!” demişti…
Baykal: “Bu bana kurulan bir komplodur!” diye istifa etmişti.
 
Peki, bu bir “komplo” ise,
Baykal niçin genel başkanlıktan istifa etti.
 
Ortada bir komplo varsa istifa mı edilir,
Yoksa bu komplocuların üstüne mi gidilir?
Bilmem bu sorulara nasıl yanıt verilir?..
 
Büyüklerin yanlışları ay tutulmasına benzer,
Bilindiği gibi ay tutulunca herkes izler…
 
İnsan beşerdir,
Başkan da olsa şaşardır.
 
Ama Baykal sıradan bir insan değildir…
Atatürk, İnönü ve Ecevit gibi insanların
Arkasından gelmiştir…
 
Bu tür kişilerin davranışları yalnız kendisini bağlamaz.
Bu tür kişilerin yaptığı olumsuzluklar partilileri rahat bırakmaz.
 
Biz, Baykal’ın aile hayatı sağlam (mazbut)  diye övünürdük.
Kendisinin sağlam aile yaşantısını her yerde örnek gösterirdik.
 
Artık bunun olanağı kalmamıştır.
Baykal siyasi yaşamında büyük bir yara almıştır.
 
Kendisine düşen köşesine çekilip oturmaktır.
Ne olursa olsun bir daha siyasete karışmamaktır.
 
Gelelim yazımızın asıl konusuna…
Hiç mi ahlaki değer kalmamış bunlarda…
 
Hâlâ ve hâlâ “İnadına Baykal!” diyorlar.
Bunlar, genel ahlakı çiğniyorlar…
Asıl önemlisi, bunlar,
İnancında dört evlilik olanları,
Söz sahibi yapıyorlar…
 
Ayıp diye bir şey var.
CHP’liler,
Bunu unutmamalılar.
 
Artık, Baykal’la bir yere varılamaz.
Baykal bu komplodan kurtulamaz.
 
Yapılacak iş: Yeni bir lider,
CHP, ancak yeni bir liderle,
Devrimin yolunda ilerler…
Av. Hayri Balta,
www.alaturkaonline.com

Önceki haberBUNLAR DA BİZİ YERENLERDEN..AKLINA GELENİ SÖYLEYENLERDEN
Sonraki haber” Eren Bilge mi Hayri Balta” mı?
Hayri Balta Kimdir? 1932 yılında Gaziantep’te doğdu. 10 yaşında iken annesi öldü. Çocukluğunun kış günlerini Gaziantep’in Tabakhane semtinde; yaz günlerini de Gaziantep’e yakın İbrahimli köyündeki bağlarında geçirdi. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra, 1974’te Ankara Hukuk Fakültesine girmeyi başardı ve hem çalışıp hem okuyarak 1979 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi ve bir yıl da staj gördükten sonra 1980 yılında (48 yaşında) avukatlığa başladı. Avukatlık yaptığı sırada Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından oldu. İlk iki Yönetim Kurulunda Genel Sekreter yardımcısı olarak görevli iken 11 Mart 1991 tarihinde ağır bir kalp krizi geçirince kalbinin % 70’i çalışamaz bir duruma geldi. ADD’deki görevinden ayrıldı ve doktorların sözü üzerine avukatlığı bıraktı. O günden bu güne değin de evinde yazarlık yapmaktaydı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?