Eller yukarı, daha yükseğe. Nazlıcan Elestekin yazdı.

Eller yukarı, daha yükseğe

Sandığınız kadar yüksekte gördüğünüz nesneler sizin yalnızca odak noktanızdadırlar ve dikkatinizi çekebildikleri kadar yukarıdadırlar.. Bir nesne düşünün bir hayli ağır ve kaldırması zor görülüyor ! Düşünelim ki ilk baktığınızda gözünüze yeterince büyük görünen bir basket topu…

Onunla nasıl oynayacağınızı bilemezsiniz ve gözünüz korkar .. Bir bakmışsınız o gözünüzü kamaştıran basketbol topu serçe parmağınızla bile kaldırabileceğiniz ağırlıktadır.. Sizi oyunun stresi yormaz, onunla nasıl başa çıkabileceğiniz korkusu yorar..

Anlatmak istediğim ve değinmek istediğim nokta ; odaklandığınız ve yapmayı arzu ettiğiniz hiçbirşey zor değildir..

Bakabildiğiniz, görebildiğniz ve ulaşabildiğinizi sandığınız kadar yüksektedir.. Yükselmeye ve dayanışmaya açacağım bu sonsuz düşüncemin kapılarını; basketbol maçıyla örneklendirdiğim teori bunu kapsıyor. Ellerinizi daha yukarıya kaldırarak yaptığınız her eylem başarıyla sonuçlanır…

Daha gerçeğe ulaşır kollarınız,yeni kapılar açmaya,zorluklarla savaşmaya artık bir adım daha yakındasınızdır. Yükseliyor, parmaklarınızı gökyüzüne ulaştıracağınızı hissediyor ve başarıyorsunuzdur.

Son günlerde rekabete önem veren bir toplulukta yaşadığımıza emin oldum. İş dünyasına giriyorum ve görüyorum ki insanlar hep daha iyisine, daha mükemmeline ulaşmak zorunda hissediyorlar kendilerini.. Bu niçin ?

Bu koşuşturmanın son turunda elde edeceğim sonuç, bir başkasının üzülmesini görmekle mi olacak? Cevabım takdir edersiniz ki iyi niyetli.. Tabii ki de hayır, bu insanı çürütücü bir düşünce.

“El elden üstündür” bu lafı senelerdir duyarım.. Aklıma ilk gelen; benimle aynı kariyere odaklanmış başka bir insan her an beni geçebilecek güçtemidir..? Korkutur mu sizleri de bu düşünce..

Hayatta korkmadan cesurca yapılan çoğu hareket daha olası bir hata riski de taşır, bu da insanı yoğunlaştığı konu üzerinde hırslandırmaya yetecektir. Güzel şeydir hırs, ihtiras,başarı,yapabilme gücünü farkedebilmek.. Farkındalık ne güzeldir! “Yapıyorum bunu ben yaptım, kimse değil yalnızca ben !” diyebilmek.. Her denediğinde yanılıyorsan da vardır bir sebebi..

Bir kapı kapanır bir diğeri açılır. Hayat devam ettiği sürece de bu böyle olacaktır..

Yazımın son soluklarında , bugün katıldığım radyo programındaki sohbetimden bahsetmek isterim.. Çok keyifli bir yarım saat geçirdim..Yöneltilen sorulara verdiğim, kararlı cevaplar beni yeterince tatmin etti..

Okuduğum bölüm Reklamcılık ve Pazarlama olduğundan yöneltilen ilk soru “Türkiye’deki iş potansiyeli ve bakış açısıyla Amerika arasında nasıl bir fark var?” Verdiğim cevap ise gözle görülür bir farklılık olduğu yönündeydi..

Çalışma ortamları, çalışanların sahip olduğu haklar, verilen görevlerin zorluğu, işyerindeki ikili ilişkiler, patronların çalışanlara karşı tutumu..vb örnekler çoğatılabilir. Arada büyük ölçüde fark görüyorum, henüz Türkiye’de çalışmamış olsam da yakın çevrem ve gördüğüm örnekler de bu düşüncemi desteklemeye yetiyor..

Türkiye’de insanlar çoğu zaman tahammülsüz , çalışanlarına gösterdikleri tutumda saygı sınırları sıkça çiğnenebiliyor.. Başkalarının hakları önemseniyor olsada gereken saygı gösterilmeyebiliyor. Amerika’da ise gözlemlediğim; insanlarının iş ortamında mutlulukları ön planda..

Tabii ki her iki ülkede belirli ölçülerde rekabet var, bu olmalı.. Fakat eğer bunun dozu ayarlanamıyorsa orada sorunlar daha fazla görülür..

İnsanlar birbirlerinin önüne geçebilmek, mevkilerinde yükselebilmek için haksızlıklar,saygısızlıklar ve kurala uygun olmayan davranışlar göstermeye başlayabilirler.. Kendi ülkemde ve Amerika’da da net bir huzurlu orrtam herzaman için görülemese de bahsettiğim farklılar olduğu söylenebilir..

Çalışma hayatının başındasınızdır ,veya ortasında..Yoruldunuz veya henüz yorulmaya açsınız,bu sizin kendinizi motive etmeniz için sahip olduğunuz güçten uzaklaşmanıza neden olmasın.. Güzel bir mesajım ve yükselmek için ilacım var; ellerimizi her zaman daha yükseğe kaldıralım ve gökyüzündeki en güzel melodiyi yakalayalım,tempoya hazırmısınız?

Güzel günler, Türkiye’den sevgiler..

Nazlıcan Elestekin / Los Angeles

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?