Fenerbahçe, Gazişehir maçıyla lige görkemli bir başlangıç yapmıştı. Ancak ilerleyen haftalarda -her ne kadar hala çok pozisyona girse de- maçları aynı rahatlıkta tamamlayamadı. Bu seriye bu akşam oynanan Ankaragücü karşılaşması da dahil. Ancak şu var ki ilk haftadan sonra Fenerbahçe 11’inden önemli kayıplar verdi, bazı pozisyonlarda rotasyonun dar olması kadro dengesini bozdu. Özellikle iki kanatta Moses ve Rodrigues’in içe kıvrıldığı hücum planı, sarı-lacivertlilerin ağırkanlılık hastalığına atletik bir panzehir oluyor, ceza sahası etkinliğini artırıyor. Yoklukları, Emre’nin olmaması eklendiğinde oyunu Fenerbahçe adına kısır hale getiriyor. Fenerbahçe’nin pozisyon sayısı/gol verimliliğinin çok düşük olması da bu kısırlığı besliyor.

Tüm bunlara rağmen sarı-lacivertliler, Ankaragücü’nü sıkıntılı bir gecede mağlup ederek derbi öncesi 3 kritik puanı cebine koydu.

Maçtan notlarım;

  • Luis Gustavo, Fenerbahçe’nin uzun yıllardır özlemini çektiği orta saha beklentisini karşılayacak isim. Oyunun iki yönünde de çok verimli oynadı. Josef-Topal ikilisini yıllarca izleyen Fenerbahçe taraftarlarının biriktirdiği iyi karmanın karşılığı olmalı Gustavo.
  • Ancak Gustavo’ya rağmen Emre’siz senaryolarda topu pasla oyuna başlatma ısrarı, takımın enerjisini düşürüyor. Hem pası verecek, hem de pası alacak oyuncular ilk kez ‘improv’ gösterisine çıkmış gibi davranmaya başlıyor. Oyun orta yuvarlakta sıkışıyor. Emre olduğunda ise resim değişiyor. Hala topun arkasına geçen takımları kıracak oyun dinamizmi onsuz sağlanamıyor.
  • Özetle Fenerbahçe’nin Emre’siz planı yeterli görünmüyor. Emre’siz oyunda uzun toplar ve ribaunt toplama üzerine bir alternatif oyun görmeye başlayabiliriz.
  • Fenerbahçe yeni bir takım olmasına rağmen ceza sahası etrafında sete yerleştiğinde pozisyon yaratabiliyor. Bu uyum büyük şans. Ama bitiricilik hala çok büyük bir sorun. ‘Nasılsa çok pozisyona giriyoruz’ havası bitirirken konsantrasyon eksikliği yaratıyor mu diye düşünmeye başladım. Kağıt üstünde ‘finishing’i yüksek bir takım bu çünkü.
  • Uzun zaman Rami görmeyebiliriz. Zanka çok kritik bir gol attı ancak savunma oyuncusu taraftarını sürekli diken üstünde tutmamalı. Zanka hala eksik adam varmış diye halı sahaya çağrılmış gibi oynuyor. Hızlıca ısınmazsa Serdar 11’e geri dönebilir. Ozan orta sahaya döndüğünde Gustavo’yu stoperde görmek de çok olası senaryolardan.
  • Ozan sezona çok iyi başladı. Fenerbahçeliler Sergen Yalçın’a çiçek çikolata göndermeli. Bambaşka biri olarak döndü. Tek sorun haftalardır sağ beke mecbur kalması. Orta sahada adam eksiltme becerisi, temposu çok aranıyor. Sağ bek performansı da kötü değil ama pozisyon dışı kalması kronikleştikçe Ozan’ın sezon başında arkasına aldığı rüzgar hafifliyor.
  • Altay sürekli yan top çalışmalı. Yan top kaygısı genel kaleciliğini, total özgüvenini aşağı çekiyor.
  • Deniz Türüç’ün oyun isteği üst düzeyde ve faydalı oynuyor. Maçın hep içinde. Deniz’in ‘ama’sı ise çizgiye inmemesi. Ya da inememesi. Türkiye’deki herkes kanatta topla buluştuğunda sol ayağına geçeceğini biliyor. Rakip savunmalar da herkese dahil. Repertuarını geliştirirse sol ayağı daha büyük bir silah haline gelecek.

Yazarın Diğer Yazıları

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?