Enflasyonla mücadele yerine, enflasyonu açıklayanlarla mücadele! – Yılmaz Özdil

Enflasyonla mücadele yerine, enflasyonu açıklayanlarla mücadele! – Yılmaz Özdil yazdı.

Yılmaz Özdil’in “Enflasyonla mücadele yerine, enflasyonu açıklayanlarla mücadele!” başlıklı 16 Nisan 2022 tarihli köşe yazısını buradan dinleyebilirsiniz.

Yılmaz Özdil köşe yazılarını yayınlandığı anda ilk siz dinlemek istiyorsanız buraya tıklayarak Alaturka Youtube kanalımıza abone olun.

Enflasyonla mücadele yerine, enflasyonu açıklayanlarla mücadele! – Yılmaz Özdil

Kokain baronunun bakanlarımızla boy boy fotoğraflarının ortaya çıktığı gün… Tüik’ten izin almadan enflasyon oranı açıklayanlara hapis cezası getiren yasa hazırladıkları ortaya çıktı.

Eşini, boşandığın eşini, nişanlını, kız arkadaşını, arkadaşlık teklifini kabul etmeyen kadını sokak ortasında öldüresiye dövebilirsin, nezarette bile tutulmadan, çıkıp gidebilirsin.

Yurtdışında dört kadını öldürüp mesela, ömür boyu hapse mahkum edilirsen, cezanı çekmek üzere Türkiye’ye iade edilirsen, şak diye serbest bırakılırsın.

İlk eşini bıçaklayarak, ikinci eşini baltayla öldürsen bile, cazip damat adayı olarak televizyonlarda evlendirme programlarına çıkarılırsın.

Acil serviste doktorun ağzını burnunu kırabilirsin, hemşireyi yerlerde tekmeleyebilirsin, gözaltına bile alınmadan çıkıp gidebilirsin.

Trafikte canın kimi istiyorsa yolunu kesip yumruklayabilirsin, kaportasını demir çubukla ezebilirsin, çekiçle farlarını kırabilirsin, kaza yapsın diye kadın sürücüleri sıkıştırabilirsin, arka koltuğunda bebeği bulunan kadın sürücünün aynasını kırabilirsin, mahkemeye bile çıkmazsın, gazlayıp gidersin.

Pencereden balkondan havaya ateş ederek mahalleye dehşet saçabilirsin, kovboy filmlerindeki haydutlar gibi otomobillerle konvoy yapıp, ateş ede ede dolaşabilirsin, havlayan köpeğe ateş edebilirsin, hatta köpeğe ateş edeyim derken komşunun çocuğunu yaralayabilirsin, sokak hayvanlarına yemek veriyorlar diye hayvanseverlere beyzbol sopasıyla saldırıp hastanelik edebilirsin, hiç sorun olmaz, adli kontrolle çıkar gidersin.

Gürültü yapıyorlar diye parkta oynayan çocuklara av tüfeğiyle ateş edip, serbest bırakılan maganda var bu ülkede.

Haraç vermeyen dükkanlara ateş açabilirsin, 30 ayrı suçtan sabıkalı olduğun anlaşılsa bile, serbest bırakılırsın.

Tiyatrocuya kafa atabilirsin, şaire yumruk atabilirsin, türkücüye tekme atarak sazını kırabilirsin, konseri engellemek için elinde satırla saldırabilirsin, resim sergisini odunlarla basabilirsin, heykele baltayla saldırabilirsin, savcıya bile götürülmeden bırakılırsın.

Chp genel başkanına yumruk atabilirsin, linç ederek öldürmeye kalkışabilirsin, sığındığı evi ateşe vererek diri diri yakmaya çalışabilirsin, muhalif milletvekiline, muhalif gazetecilere silahlı/sopalı saldırı düzenleyebilirsin, suçüstü yakalansan bile, karakoldan elini kolunu sallaya sallaya yürüyüp gidebilirsin.

Televizyona çıkıp “iktidar partisine muhalif olan komşularını topluca öldüreceğini, silahlarının hazır olduğunu” söyleyebilirsin, sosyal medyada tabancalarla tüfeklerle poz verip “iktidar partisine oy vermeyenleri ölümle tehdit” edebilirsin.

Kimlik belgesi bile olmayan kaçak Suriyeliysen, ister lokanta, ister kuyumcu, her türlü dükkanı açabilirsin, plajda nargile içebilirsin, Taksim’de halay çekebilirsin, ikametgah adresi bile olmayan kaçak Afganlıysan, kamyon kasalarından tabur tabur istediğin şehrimize inebilirsin, kaçak Pakistanlıysan gizli gizli Türk kızlarının videosunu çekip sosyal medyaya yükleyebilirsin, sokakta taciz edebilirsin, kaçak Afrikalıysan, İstiklal Caddesi’nde Tahtakale’de işporta tezgahı açabilirsin.

Kaçaksan, kaçak cennetindesin.

Cebinde 400 bin doları olan kaçaksan, ev satın al, eşinle, çocuklarınla, ailece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın, üç yıl sonra o evi sat, 400 bin doları cebine koy, gene Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın.

Dünyanın her yerinde tutuklanmak üzere aranan uluslararası mafya babasıyken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı alabilirsin, şirket kurabilirsin.

Küresel karaparacıyken, devletin zirvesinde itibarlı işadamı olarak ağırlanabilirsin.

Milleti iki milyar dolar dolandıran kripto para vurguncusuyken, içişleri bakanının makamında poz verebilirsin.

Ekonomi bakanıyken “hayırsever” Rıza Sarraf’tan 240 bin euroluk Patek Philippe kol saati alabilirsin.

Ticaret bakanıyken kocanın şirketinden kendi bakanlığına fahiş fiyatla dezenfektan alabilirsin.

Elektrikli süpürge hortumu gibi kokain çekiyorken, Akp genel merkezinde çalışabilirsin.

Kolombiya’dan uyuşturucu getiren kokain baronuyken, devlet protokolüne girebilirsin, bakanlarımızla boy boy fotoğraf çektirebilirsin.

Ama…

Enflasyon oranı açıklarsan, suçlusun kardeşim, hapse girmelisin.

Karaparayla kokain satın alırsan, yerli ve millisin.

Maaşımla ayçiçek yağı alamıyorum dersen, vatan hainisin.

Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil’in yeni kitabı Anka Kuşu’nu satın almak için TIKLAYIN

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?