ESİNTİLER

“İnsanların yaratmış olduğu sanal tanrı’nın ardına düşmeyelim. Akıl, sağduyu, vicdan,  hoşgörü ve insan sevgisi gibi genel değerleri yüceltelim. Çünkü tanrı; doğru, güzel, iyi, olumlu olan  genel doğrular, insansal duygular gibi  bütün yüce değerleri kapsayan bir kavramdır. Gerisi hayaldir… HB
+
Tanrı (iyi, olumlu düşünce) ansıtır; şeytan (kötü,olumsuz  düşünce) dayatır.
Şeytana uyan, anında haz duyar ve sonra pişman olur; tanrı’ya uyan, anında ve sonunda haz duyar ve  huzur (cennet) içinde olur… HB
+
Allah zorlamaz, seni tercihine bırakır; şeytan ise zorlar. HB
+
Etrafımızda, evrende; tasarım yapan ve iyilikseverlik bir varlığın bulunduğuna dair bir kanıt göremiyorum. Dünya üzerinde hala çok fazla sır var. Bir kedinin bir fare ile oynadığı evrenin, kadir-i mutlak ve merhamet sahibi bir tanrı tarafından tasarlandığı fikrine inanmaya kendimi ikna edemiyorum.
Charles Robert Darwin (İngiliz doğa bilimci) 1809 – 1882
+
Merhamet ve şefkat simgesi olan bir Allah canlıyı canlıya canlı canlı yem eder mi?
Aklı olan niçin böyle diye düşünmez mi? HB
+
Şeyh ebu Said söylüyor:
– O’nu kullukla arayan bulamaz. O’nu O’nunla arayan bulur.
(Tevhidin Sırları. Muhammed ibn münevver. Kabalcı yayınevi. 1. Baskı. s. 294)
+
Çalıma bak şu zibidilerde
Sanırsın ki ülkenin en bilgini
Aldırma sen yap işini
Öyle eşektir ki bunlar
Eşek olmayana dinsiz derler.
Ömer Hayyam
+
Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?
Ömer Hayyam
+
Ey hacca gidenler nereye böyle?
Tez gelin çöllerden döne döne.
Aradığınız sevgili burda,
Bitişik komşunuzda,.evde…
Mevlana
+
Durun gördünüzse suretsiz suretini onun,
Hac da siziniz, Kâbe de, ev sahibi de…
Mevlana
(15.1.2006, aydınlık. Vural savaş)
X
Bir asil at gibi şahlan, vurulan gemleri kır.
Nerede hakkım diye bir kerecik olsun haykır.
Niyaz-i Mısri. (Hicret takvimi. 15.1.2006)
G.T. 28.1.2010

Önceki haberTürk makinacıların Amerika çıkarması
Sonraki haberObama ‘Birliğin Durumu’ Konuşmasında Ekonomiye Ağırlık Verdi
Hayri Balta Kimdir? 1932 yılında Gaziantep’te doğdu. 10 yaşında iken annesi öldü. Çocukluğunun kış günlerini Gaziantep’in Tabakhane semtinde; yaz günlerini de Gaziantep’e yakın İbrahimli köyündeki bağlarında geçirdi. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra, 1974’te Ankara Hukuk Fakültesine girmeyi başardı ve hem çalışıp hem okuyarak 1979 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi ve bir yıl da staj gördükten sonra 1980 yılında (48 yaşında) avukatlığa başladı. Avukatlık yaptığı sırada Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından oldu. İlk iki Yönetim Kurulunda Genel Sekreter yardımcısı olarak görevli iken 11 Mart 1991 tarihinde ağır bir kalp krizi geçirince kalbinin % 70’i çalışamaz bir duruma geldi. ADD’deki görevinden ayrıldı ve doktorların sözü üzerine avukatlığı bıraktı. O günden bu güne değin de evinde yazarlık yapmaktaydı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?