Eyüp Sabri Uğurbaş

Ali Özbak’ın , “Trabzon Futbolunun Kökleri” kitabının yayınına “Eyüp Sabri Uğurbaş” yazısıyla devam ediyoruz.

Eyüp Sabri Uğurbaş

TRABZON FUTBOLUNUN KÖKLERİ

Ali Özbak’ın , “Trabzon Futbolunun Kökleri” kitabının yayınına “EYÜP SABRİ UĞURBAŞ” yazısıyla devam ediyoruz.

1929 Trabzon doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Trabzon da tamamladı. (1945–46 öğretim yılında Trabzon lisesi’nden mezun oldu)

1946–47 Öğretim yılında İstanbul Üniversitesi, Tıp Fakültesine başladı ve 1955 de mezun oldu. (Öğrenimin hemen başında rahatsızlandığından ötürü, bir yıl altı ay öğrenimin sürecin de bir gecikme yaşadı)

eyupsabriugurbas

* * *

Ben Soruyorum, Sabri Uğurbaş Cevaplıyor…

Futbol topu ile buluşman nasıl oldu?

Uğurbaş, “Ben Yalı (Faroz) mahallesindenim. Faroz ile Sotha mahallelerinden her doğan erkek çocuk, az ayaklandı mı topun peşinde koşmaya başlar. Elbette ki buna sağlığı izin verdiği sürece.”

Trabzon takımlarında top oynadın mı?

Uğurbaş, “Maalesef oynayamadım. Hayri Gür hocam beni lisansiyer yaparak oynatmak istedi. Ama ben kabul edemedim. Zira o yıllarda lisanslı oyuncu olabilmek için 18 yaşını tamamlamış, olma şartı vardı. Ben liseyi 17 yaşında bitirdim. Hocam yaşımın büyütülmesini istedi! Ama bunu yapamazdım. Babamdan emekli aylığı alıyordum. Eğer 17 yaşında üniversiteye başlayabilirsem, bu devam edecekti. Aksi, o aylıktan mahrum olacaktım!”

İstanbul da oynamaya teşebbüs ettiniz mi?

Uğurbaş; “Gittiğim ilk yılda oynamayı arzu ediyordum. Ama bir şekilde biri sizi taşıması lazımdı. Süleymaniye’de oynayan İsmet Berberoğlu ile Zekeriya Bali, bana destek verir diye beklenti içersinde olmuştum. Ama bir ilgilerini görmedim. Hemen ifade etmeliyim ki, her ikisi de çok iyi futbolculardı. Hele ismet BERBEROĞLU!

eyupsabriugurbas 2

Sonra, hiç beklentim yokken İsmet BERBEROĞLU, beni İstanbulsporlu futbolcusu, Bilge aracılığı ile ‘1947 yılında İstanbulspor Genç takımına’ aldırttı. O yıl İstanbulspor Genç takımı, İstanbul Bölgesi şampiyonu oldu. Beşiktaşlı Hikmet, Tıp fakültesinden arkadaşımdı. Beni denemek için Beşiktaş’a getirdi. Deneme idmanlarına çıkıyordum. Çokta keyif alıyordum… Zira o süreçte Beşiktaşlıydım. Ama bir 24 Ekim 1948 günü yaşadım ki, doktora gittiğimde ‘Zatürce’ teşhisi ile kucaklaştım. Tahsilime ara verme ve futbola da veda etme tarihim, o an olmuştu.

Sabri ağabey, siz Trabzon da hangi takımı tutuyordunuz?

Uğurbaş, “Sorunuzu algıladım. Ne Ocak ne de Güç! Ben Necmati Gençlik Spor kulübünü tutardım. Yalnız, o Necmati kulübünün renkleri, Kırmızı-Lacivert idi. Bilahare, Birlikspor ile bütünleşti. Birlikspor’un renkleri de Sarı-Beyaz idi. Birinin laciverti, diğerinin sarısı bugünkü Necmati’nin renkleri oldu.”

Ama ben bir defa necmati’ye gönül koymuştum…

eyupsabriugurbas 3

* * *

Uğurbaş, Anlatmaya Devam Ediyor

İstanbul da okurken, cemiyetçilikte de aktiftim! Dolayısıyla, İstanbul Üniversitesi Talebe Cemiyeti yönetiminde de bulundum. Bu süreçte Tıp Fakültesi, futbol takımında da yer aldım. Üniversiteler arası müsabakalar da finale kalmıştık. Finali İstanbul Hukuk Fakültesi takımına kaybettik. Ama kaybımızın başlıca nedeni hemşerimiz Kaya Çilingiroğlu (İstanbulspor da oynuyordu) ve Beşiktaşlı Hikmet’in final maçında, gelip oynamamalarıydı!

* * *

Küçük Mustafa Paşa semtinde ki, Sultan Selim Camii önünde oturuyordum. Küçük Mustafa Paşa’lı arkadaşların teşviki ile “Küçük Mustafa Paşa Gençlikspor” adı ile 1947 de bir kulüp kurduk. Bende o kulübün kurucusu oldum. Sadece hususi (özel) maçlarda da oynadım. Bu kulüp müsabakalarını da, Ali Sami Yen stadında oynardı. O tarihlerde stada benzeyen tek yer Vefa stadı idi. Diğerlerinin hiç birinde soyunma odasına benzer bir şey yoktu. Elbette ki Mithatpaşa hariç.

* * *

Yalıspor kulübü 1955 yılında kuruldu. İlk Kurucu Başkanlığını ben yaptım. Trabzonspor’un kuruluşuna katılmak için alınan fesih kararında da Başkan bendim. Ancak bu tarihte ismi “Karadenizgücü” idi.

İsmi değiştirildiğinde ben Van da idim. Sanıyorum ki, o süreçte antrenör Hayri Gür idi. Onun isteği ve önerisi üzerine isim değiştirilmiş! Hoca, “Karadenizgücü daha şümullü olur” diye önermiş.

Camia da bunu uygun bulmuş. Karadenizgücü, “Trabzonsporlulaşınca” bizde Trabzonsporlu olu verdik. İyi ki de öyle olmuş…

* * *

Vatani görevimi yapmak için Ankara Yedek Subay okuluna gittim. Orada; Tıp öğrenciler ve Piyadeler olarak, karşılıklı müsabaka yapmak için takımlar oluşturduk. Oynadığımız müsabakaları izleyen Ankaragücü sol beki Orhan, beni beğendiğini ve Ankaragücü’nün alması içinde aracı olabileceğini söyledi. Ben kendisine teşekkür ederek, artık daha futbol oynamayı düşünmediğimi söyledim. Ama şunu da itiraf etmeliyim ki, hala içimde “Futbol oynayamamamın boşluğunu” hissediyorum…

Eyüp Sabri Uğurbaş, 20 Temmuz 1966 da Kırmızı-Beyaz renklerle kurulan Trabzonspor’unda, 02 Ağustos 1967 de, “Bordo-Mavileşen” Trabzonspor’un da kurucu üyesidir.

1966–67 Yönetim Kurulu Üyesi

1967–68 Yönetim Kurulu Üyesi

1968–69 Yönetim Kurulu Üye ve İkinci Başkan

1969–70 Yönetim Kurulu Üyesi

02 Şubat 1980 de kurulan “Kulüp Divanında” Divan Başkanlık Kurulu, Başkan vekilliği yaptı.

Bir not düşmek istiyorum!

Sabri Uğurbaş’ın yeğeni, İlhan Yasin’i de bir vesile anmak itiyorum. Uzun yıllar birlikte “Trabzon Kız Ortaokulu ve Fatih Lisesin de” görev yaptık! Çok bol, muhabbetimiz vardı… Sevimli ve hoş, yumuşak yapılı bir insandı!

Dayısı, E. Sabri UĞURBAŞ’a da çok tutkun ve saygılıydı! Oğluna da ‘Sabri’ ismini vermişti! Ruhu şad olsun…

eyupsabriugurbas 4

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?