56.4 F
Los Angeles
9 Aralık 2019
Anasayfa Alaturka Online Fetocu öyle mi? - Yılmaz Özdil

Fetocu öyle mi? – Yılmaz Özdil

Özellikle, asrın liderimizin iyi okuması gereken bir yazıdır bu…

Fetocu öyle mi? – Yılmaz Özdil yazdı.

Fetocu öyle mi? – Yılmaz Özdil

Fethullah Gülen henüz Türkiye’de tanınmıyordu ama, İzmir Kestanepazarı’nda kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı.
Vaazlarını hiç kaçırmayan hatırı sayılır bir esnaf grubu oluşmuştu. Manisa’dan Denizli’den Uşak’tan Afyon’dan dinlemeye gelenler vardı.
Din ekseninde ticari faaliyetti, kendi aralarında tuhaf bir zincir oluşturmuşlardı, sadece birbirlerinden alışveriş yapıyor, kendilerine katılmayan esnafı alışveriş zincirinin dışında tutuyorlardı.
Fethullah Gülen bu dinci-tüccar kalabalığı, öğrenci yurdu kurmaları için teşvik etmeye başladı. “Işık evi” tabir edilen cemaat yurtlarının temeli 1972 yılında İzmir Bozyaka’da atıldı, peşpeşe mantar gibi türedi.
10 sene içinde, 1982’de Yamanlar Koleji’ne dönüştü. Karşıyaka sınırları içinde ama, Yamanlar Dağı eteklerinde, o günkü İzmir’in gözden uzak, tenha bölgesindeydi.
1982 tarihi çok önemliydi… Çünkü, 12 Eylül darbesinde sağcı solcu, devrimci ülkücü herkesi biçmişler, hapse tıkmışlar, Fethullah Gülen’e hiç dokunmadıkları gibi, üstüne, Yamanlar Koleji’ne yol vermişlerdi.
Feto’nun gözbebeği sayılan kolejin kurucu müdürü, hapse girmem için beni mahkemeye veren Sezen Aksu’nun babasıydı. “Yaman dede” lakabıyla tanınıyordu.

Esrarengizdi.
Ege bölgesinin çeşitli şehirlerinden gelen ve orada yatılı okuyan öğrencilerin adeta dünyayla ilişkisi yoktu, dışarda arkadaşları yoktu, zaten dışarı da pek çıkmıyorlardı, haftasonu sadece altı saat çarşı izni veriliyor, robot gibi yetiştiriliyorlardı.
Ders dışında sürekli namaz kıldıkları, dini sohbetler yaptıkları konuşuluyordu. Kız öğrenci almıyorlardı. Feto’nun sık sık bu okula gittiği, toplu ibadetler yapıldığı söyleniyordu.
Burslara tamah edilerek aileleri tarafından zorla buraya gönderilen bazı öğrencilerin psikolojisinin bozulduğu, bazılarının kaçtığı, bazılarının davranış bozukluklarıyla hastanelik olduğu duyuluyordu.

Sadece milli eğitim içinde değil, medyada da adeta sihirli bir el tarafından korunuyordu, ne soruşturuluyor, ne haber yapılıyordu.

Matematik Olimpiyatı diye bir şey icat ettiler.
Sonradan icat edecekleri Türkçe Olimpiyatı’nın miladıydı.
Güya dünya çapında matematik yarışmaları düzenliyorlardı, Yamanlar Koleji öğrencileri hep dünya şampiyonu oluyordu!

Tören yapmaya bayılıyorlardı.
İzmir’in kamu ve yerel yöneticilerini, iş dünyasını törenlere davet ediyorlar, normalde içeriye kuş bile sokmazken, kapılarını ardına kadar açıyor, dünya şampiyonu dedikleri çocukları sahneye çıkarıyor, şarkılar filan söyleniyor, törene katılan lavuklara plaketler veriliyor, övgüler düzülüyordu. Bu okuldaki törenlere katılmak moda haline getirilmişti.

90’lara doğru, yüksek duvarlarla çevrili kampüs şeklindeki okulun ortasına devasa bir bina yapıldı. Kubbeliydi. Bildiğin cami mimarisiydi. Sadece minaresi eksikti. Haftasonu çarşı iznine çıkan öğrencilerden öğrenildiği kadarıyla, camiydi. Dışardan merak edip soranlara “kütüphane binası” diyorlardı ama, camiydi, toplu namaz kılınıyordu.

CIA destekli Fethullah Gülen organizasyonunun, kumpas davalarından 15 Temmuz darbe girişimine uzanan tüm faaliyetinin odak noktası, başlangıç noktası, nüvesi, işte bu okuldu.

Ve bu okulu, Türk basınında ilk kez cesaret edip, barındırdığı tüm tehlike ve tehditleriyle birlikte haber yapan, okul adı altındaki bu cemaat yapılanmasının mutlaka durdurulması gerektiğini yazan, afişe eden, alarm zillerini çalan, Yeni Asır gazetesinde dokuz sütuna manşet olmasını sağlayan kimdi biliyor musunuz?

Yücel Arı’ydı.

Evet…
Sözcü’nün yeni iddianamesiyle, Emin Çölaşan ve Necati Doğru’yla birlikte torbaya sokulan, sözcü.com.tr’nin haber koordinatörü Yücel Arı.

Özellikle, asrın liderimizin iyi okuması gereken bir yazıdır bu.

Ömrü boyunca çalıştığı tüm gazete ve televizyonlarda, Yeni Asır, Sabah, Star, Habertürk, Hürriyet ve Sözcü’de feto yapılanmasıyla mücadele eden, üniversiteden beri arkadaşım, 30 yıllık gazeteci Yücel’in, fetoya yardım etti diye suçlanması tesadüf değildir.

Sinsi bir takiptir.

Yücel iddianamede neyle suçlanıyor mesela?
2013-14-15 yıllarında Sözcü’de yapılan haberler nedeniyle suçlanıyor.
Halbuki, Yücel o tarihlerde Sözcü’de değildi.
2016’da Sözcü’ye geldi.

Sözcü iddianamesinde Yücel’in iş adresi olarak neresi yazıyor?
“Hürriyet Towers” yazıyor!
Bu yanlış adres çok açık şekilde gösteriyor ki…
Yücel’i bu torbaya monte edenler, çoook önceden mimlemişler, adresi değiştirmeyi unutmuşlar!

Özellikle, asrın liderimizin iyi okuması gereken bir yazıdır bu…
Fetoyla mücadele ediyoruz ayaklarıyla yürütülen Sözcü davası, fetoyla mücadele edenleri imha etme operasyonudur.

Yılmaz Özdil

Alaturka Onlinehttps://www.AlaturkaOnline.com
Amerika'nın ilk Türkçe internet Gazetesi Alaturka Online yıllardır Amerika'da en çok okunan ve takip edilen tamamen bağımsız ve tarafsız haber yapan tek Türk Gazetesi. First Turkish American Newspaper - Amerika'daki Türklere Ulaşmanın en Kolay Yolu ! Habersizsiniz ya da Haber Sizsiniz! Alaturka, Gerçek insanlar, Gerçek Haberler. Alaturka - Amerika'daki Aileniz.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

169,267BeğenenlerBeğen
12,618TakipçilerTakip Et
618TakipçilerTakip Et
7,687TakipçilerTakip Et
10,800AbonelerAbone

Kaçırmayın

Onkolog Dr. Yavuz Dizdar anlattı… Antibiyotiklerdeki bilinmeyen tehlike

İstatistiklere göre ülke olarak gelişigüzel ilaç kullanımında ilk sıralardayız… Antibiyotikten antidepresana, ağrı kesiciden vitamine kadar pek çok ilacı; bilinçsizce ve çok fazla tüketiyoruz! Peki...

Yeni Zelanda’da 5,3 büyüklüğünde deprem

Yeni Zelanda Jeoloji Kurumu GeoNet’ten yapılan açıklamaya göre merkez üssü Gisborne kentinin 20 km güneyinde 5,3 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerel saatle 12:58 (TSİ 02.58) sularında denizin 29 km derinliğinde meydan olan depremin ardından açıklama yapan Yeni Zelanda Sivil Savunma Birimi, tsunami riskinin bulunmadığını duyurdu. Yangın ve Acil Servis kurumu da Gisborne bölgesinde hissedilen depremde herhangi […]

‘Güvenli gıda için üreticilere verilen destek sürmelidir’

İncefikir, 80 bin üreticinin 6 milyon dekarda iyi tarım uygulaması ile üretim yaptığını söyledi. Üreticiye iyi tarım uygulamaları ile ilgili destek verilmesi ve bunun sürekli olması gerektiğini belirten İncefikir şöyle konuştu: “İyi tarım uygulamalarının sürekliliği insan, hayvan ve doğa için çok büyük bir önem arz ediyor. Ancak iyi tarım uygulaması yapan ve son 3 yıldır destek […]