FINANCIAL TIMES-Tükiye ve Avrupa Birliği

–Yeniden Başlayan Üyelik Görüşmeleri Dönüşümü Güçlendirecektir–

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan iktidardaki on yılı boyunca ülkesinin ekonomik ve siyasi açıdan kalkınmasından gurur duymakta haklı. Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Türklere bu dönüşümün itici gücünün, Ankara’nın Avrupa Birliği’ne girme arzusu olduğunu vurgulamakta haklı.

Cumhurbaşkanı Gül’ün dün bu gazetede yayımlanan sözleri, Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıyan bir tartışmayı canlandırmalı. Her beş Türk’ten sadece biri bir gün Avrupa Birliği vatandaşı olacağına inanıyor. Fransa, Almanya ve Kıbrıs’ın baskısı altında katılım müzakereleri iki yıldır dondurulmuş durumda. Erdoğan hükûmetinin, o zamandan bu yana katılım sürecinin başında katettiği ilerlemeden geri adım atması da bir tesadüf olamaz.

Türkiye’de basın üzerindeki baskılar katlandı. Düzinelerce gazeteci, yargılanmadan aylardır hapiste tutuluyor. Bir gözü 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde olan Erdoğan muhafazakâr ve milliyetçi seçmeni kendisine çekmeye ve onların oylarını almaya çalışıyor. AB üyelik sürecinin parçası olarak kaldırılan idam cezasını geri getirmekten dahi söz etti.

Avrupa Birliği’nin böyle temel değerlerinin inkâr edilmesi pek olası değil. Sonuçta, Erdoğan 2023’e dek Avrupa Birliği üyesi olmayı hedeflediğini ifade etti. Ancak katılım süreci geciktiği ve Türkiye’de muhalefet partileri işlevsiz kaldığı sürece, Erdoğan’ın yetki kullanımını denetleyecek çok az etmen kalacaktır.

Bazı Avrupa Birliği ülkeleri Türkiye’nin AB üyeliğine şiddetle karşı çıkmaya devam edebilir. Ancak bunun her durumda yıllar sürecek müzakerelerin yeniden başlamasını olanaksızlaştırmaması gerekir. Görüşmeler bittiği zaman Avrupa Birliği de çok farklı bir yer olabilir. Avrupa Birliği’nde şimdiden, Avro Bölgesi üyeleri ve dışarıda kalanlar şeklinde, iki katmanlı bir yapı hâlihazırda oluşuyor. Türkiye’ye İngiltere ya da İsveç’inkine benzer bir statü vermek akla yatkın.

Genişlemenin Avrupa Birliği’nin şimdiye kadar tasarladığı en başarılı politika olduğu kanıtlandı. Bu, bir dönemin baskıcı ülkelerinde demokrasi ve refahı teşvik etmenin aracı oldu. Türkiye sonunda tam üyeliği elde edemese bile, katılım sürecine devam etmesine izin vermek Türkiye’yi vatandaşları için daha iyi bir yer ve Avrupa için daha iyi bir ortak hâline getirecektir.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?