Galatasaray Kongresi Olan Biteni Merak Etmelidir

adnan-polat-divan

Galatasaray Kongresi Olan Biteni Merak Etmelidir. Ruhi M. Çilek yazdı.

Galatasaray Kongresi Olan Biteni Merak Etmelidir

GALATASARAY’ın büyüklüğüne yakışan vakurluğu ve suskunluğunun devam etmesini fırsat bilen tescilli Galatasaray düşmanları; bazı mahfillerde hiçte ahlaki ve etik olmaması bir kenara şeytanın bile aklına gelmeyecek planlar yapıp sinsi sinsi uygulamaya koymuşlardır yeniden, biliniyor ve inanılıyor ki siz bunları ve daha ötesini ve detaylısını elbet açık tribünde oturanlardan daha iyi bilirsiniz ama sanki reva görülerek yapılan ve karşılık olarak verilen cevaplar arasında mode deyim ile çok ciddi ve fahiş bir orantısız güç uygulanması bulunmaktadır.

İşte tam da yakında gerçekleşecek olan seçimler arifesinde açık tribündekilerin hislerini yansıtması açısından durumun kısa bir özetini yapmak istiyorum.

Galatasaray Basketball takımının yaşadıklarına bakın bu böyle bir planın parçasıdır çok açık ve anlaşılırdır.

Şimdi bu teknik heyet aptal mıdır ki Cemal Nalga olayında hem de hiç gereği yokken ve de hazırlık maçında; Nalga-Tufan uygulamasını yapsınlar, eğer öyle ise sözüm o heyeti görevlendirenlere ve hayli ağır olmalıdır demekten bir an bile geri durmayın lütfen ama eğer değilse de bu teknik heyet ile hesaplaşmanın demokratik yollarının bulunması gerektiğine inanın.

Bu olay; basın, klüpler ve Türkiye Basketball Federasyonu tarafından bilinmesine karşın ve ilaveten Oyak Reno klübünün konuyla ilgili itirazı reddedilir de Fenerbahçe maçına gelince kabul edilir. Bunun akli ve mantıklı bir açıklaması yoktur ya da varsa da taraftar bilmiyor, sadece tahmin edilen oyunun bir parçası olması dışında hesabının da görülmesi gereğinin de, lütfen bir değerlendirme kriteri olduğunu unutmayınız

Basketball da yaşanan bu aptal olaydan sonra bakıyorsunuz anlı ve de şanlı yönetimleri ağırlıklı Fenerbahçeli olan basın hemen “BU İLK DEĞİLDİR” gibi garabet başlıklar atıyorlar, neymiş: “1953’te Çanakkale Abide Kupası’nda Fenerbahçe ile oynadığı maçta lisansları kendisinde bulunmayan 2 futbolcuyu sahaya süren Galatasaray’ın yaptığı sahtecilik” diye başlıklar atarak yönlendirme yapıyorlar, ama olayın aslı mezkûr kupa statüsü gereği böyle bir uygulama var ve Fenerbahçe’de bir önceki maç olan Vefa maçında aynı kapsamdan olmak üzere futbolcu oynattığı es geçilerek asıl amaçlarına bağlılıkla hizmet etmeye devam edenlerin bu oyunun açığa çıkartılması gereğinin de bir değerlendirme kriteri teşkil etmesi gerektiğinin de lütfen unutmayınız

Saraçoğlu stadında Fenerbahçe-Galatasaray maçından sonra; maç içinde Keita’nın kafasına gelen kutu yada pet şişesinin Galatasaray seyircisini çeviren tel kafesten geçmesinin hiç ihtimali yokken konunun böyle cereyan ettiğini yazan basının Galatasaray ağırlığı altında neden hiç ezilmeden büzülmeden böylesine yalan yazdıklarının basına karşı tavrınız açısından bir kriter olması gerektiğini lütfen bir an için bile olsa unutmayınız

Yılarca futbol maçlarında Fenerbahçeliler tarafından dövülen taraftarın yanında artık buda yetmez deyip Voleybol maçlarında da Galatasaray takım ve taraftarlarının dövülmesine ses çıkarmayan, gerek siyasi ve idari resmi makamlara ve gerekse de ilgili federasyonlara gerekli yaptırımların ya da gerçekten aslana yakışır tavrın gösterilmesi gereğini bir an bile unutmayınız lütfen

Saraçoğlu’ndaki bir maçın canlı yayını esnasında kesilen yayıncı kuruluşun canlı yayın kablolarının ve bu konuda herhangi bir yaptırımının gerçekleşmediğini lütfen aklınızdan çıkarmayın ama bu konuda sesini çıkarmayanlara da, ister içinizde ister başınızda ister dışınızda olsun, sesinizin çıkması gerektiğinin bir değerlendirme kriteri olduğunu aklınızdan bir an bile çıkarmayın lütfen

2008-2009 sezonunda 2. yarı başlamış iken Türkiye Futbol Federasyonu ve meşhur kurulları tarafından Sivasspor maçı ile başlayan sahada Galatasaray’ı bitirme ve doğrama planlarının ve yine 2009-2010 sezonu tam iyi başlamış iken Türkiye Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in ve Merkez Hakem Komitesi başkanı hakem çocuğu hakem Oğuz Sarvan’ın nasıl devreye girip gizli planların gerçekleşmesine açıktan katkı sundukları gerçeğini bir an bile unutmayın lütfen

Lütfen sırf Galatasaray lisesini bitirmiştir diye tarifi imkânsız Galatasaray düşmanlığı taşıyan ve sergileyen herkesin kongre üyeliklerinin behemehâl iptal edilmesinin önünü açacak kararların alınması gerektiğini bir ana bile aklınızdan çıkarmayın lütfen

Bazı futbolcular 2 yıldır sakat ve düzelmiyorlar;

Evet, ahde vefa gereği futbolcuları kapı önüne koymayın bunu hiçbir Galatasaray taraftarı beklemiyor, ama sağlık heyetinin durumunun değerlendirilmesi konusunun seçimlerde bir kriter olması gerektiğini düşünün lütfen.

Antrenmanlarda bu kadar futbolcu sakatlanmasının hesabının sağlık heyetinden fazla teknik kadroya ait olması gerektiği kriterini de değerlendirme unsuru yapın lütfen

Ali Sami Yen stad projesi için sadece ve sadece proje-design işleri için 11.000.000$ borç yazdıranların birer değerlendirme kriteri olması gerektiğini unutmayın lütfen

Jardel, Samsunspor’dan Serkan ve Bülent Akın’ın 30 milyon USD’lik inanılmaz maliyetle transfer edilmesini unutmadan ve “tabii ki futbolcu transferi yapılıyor kavun örneği vermeden” klübün bugünkü borç sarmalının nerelerden geldiğini sürekli hatırlayın ve bir değerlendirme kriteri olduğunu hatırlatın lütfen

2002 de klübü 75.000.000$ borçla devir alıp, hiç birşey yapmadan 6 yılın sonunda borcun 115.000.000$ a neden geldiğini unutmadan bu konunun Galatasaray taraftarının en önemli gördüğü sorun olduğunu fark edin lütfen

Hıncal Uluç gibi sağ gösterip sol vuranların kimin değirmenine su taşıdıklarını iyi analiz edip, gerekiyorsa bu gibi “haddini aşanlara haddini bildirmeyenler haddini bilmeyenlerdir” şiarı ile Galatasaraylılığın ne olduğunun bir kez daha anlatılması gereğini asla göz ardı etmeyin ve bilhassa bir değerlendirme kriteri yapın lütfen

Basında Fenerbahçe tarafından onaylanmamış ya da akredite edilmemiş bir kişinin futbol yorumculuğu yapmasına izin verilmiyor kolayca anlaşıldığı ve bilebileceğiniz üzere lütfen bu kabil davranışları gösteren kişilere Galatasaray’ın büyüklüğüne leke sürmeyecek şekilde hadlerinin bildirilmesinin göz ardı edilmesine göz yummayın ve bunun en önemli kriter olduğu gerçeğini sürekli hatırlayın ve hatırlatın lütfen

Diğer taraftan; her türlü Galatasaray ürününü Store’lardan alarak, maçlara gelerek destekleyen, şifreli TV lere dünyanın parasını ödeyerek maçları takip ettiği gerçeğini göz ardı etmeden klübe karşı hiçte cimri davranılmadığını ispatlayan Galatasaray taraftarının hiçbir engel ve kriter olmaksızın üye olabilmesinin önünün açılmasının çok önemli olduğunun bilinmesi ve bu konuda taraftara karşı cimri davranılmaması gerekmektedir.

Aksi taktirde her türlü sporun geldiği ekonomik ve siyasi nokta göz ardı edilmiş olabilecektir ve bu nedenle sadece ve sadece ne kadar Galatasaray bonus kart üyesi var deyip yaklaşık şöyle bir hesap yapıp 39.000.000*50$=1.950.000.000$ giriş, 39.000.000*25$= 975.000.000$ yıllık aidat toplayın bakalım dünya klübü nasıl olunuyormuş herkes görsün.

Eğer bu kadar çok üyenin Galatasaray demokrasisini sıkıntıya düşüreceğini düşünüyorsanız 2 dereceli seçim yaparsınız “küçük olsun bizim olsun” mantığı gibi duran ama öyle olmuş olması sizin gerçek görüşünüzü yansıttığınızı kimsenin düşünmediği fikirden de derhal uzaklaşırsınız, Galatasaraylıların demokrasi bilincini test etmeye gerek yoktur diye düşünmektedir açık tribündekiler ve sırf liseyi okudu diye Mehmet Demirkol gibi tescilli Fenerbahçeliler hatta Galatasaray düşmanları Kongre üyesi olurken kavli beladan beri Galatasaraylı olanlar dışarıda kalıyor bu sizi rahatsız ediyor olmalı ve derhal bu konuda tüzük kongresinin toplanmasını temin ederek bu işin çözümünün bir kriter teşkil ettiğini asla unutmayın lütfen. Belki de üye olunması serbest kalırsa Galatasaray düşmanlığı olarak organize olan güçlere karşı daha geniş cephe oluşturulabilir ve Galatasaraylıların bu düşmanlıkları bertaraf etmeleri kolaylaşabilir gerçeğini bir an bile olsa aklınızdan çıkarmayın lütfen.

Bir Avrupa kupası maçından ötürü UEFA’dan ceza alan Fenerbahçe klübü başkanı Aziz Yıldırım “yeter ki biz yenelim seyircimiz sahaya yabancı madde atsın biz de UEFA’ya ceza ödeyelim biz buna razıyız” demecini tescilli Fenerbahçeli basın alıp bir kahramanlık deklarasyonu gibi gösterirken kimseden ses çıkmamasının, herkesin sus pus olmuşluğunun acısının açık tribünde oturanların yüreğini hala dağlamaya devam etmekte olduğu gerçeğinin de bir an bile akıllardan çıkarmayın lütfen

Emin olun ki bu konuda oluşan mağduriyetlerin, yanlış bilgiyi bilerek yayınlayanların, bilerek isteyerek toplumu yanlış yönlendirenlerin, kavgayı körükleyenlerin, birinin önünü açarak diğerlerinin elini bağlayıp sonra eşitlikten dem vuranların hikâyelerini yazıp yazıp bitiremeyiz bu işin bir kısmıdır diye kabul edin lütfen.

Evet, biliyorum; gelinen noktanın değerlendirilmesi neticesi ortaya çıkan tablonun etkileri sizde farklı sonuçlar yaratabilir sıradan taraftarlarda farklı olabilir ama behemehâl örgütlenin ve susmayın artık… İnanıyorum ki siz kongre üyeleri ne zaman açık tribündekilerin sesine kulak verseniz hassasiyetiniz artıyor ve daha dikkatli davranıyorsunuz… Ve lütfen artık açık tribüne kulak veriniz…

Siz ki her şeyin büyük para sahipliği ile olmayacağını iyi bilenler olarak nice para babasını Galatasaray ilkelerine uymayacağı için başkan seçmediniz, bu asil davranışınızı yeniden ve lütfen yaklaşan seçim öncesi Galatasaraylılık kriterlerini yeniden tespit ederek ya da gözden geçirerek ve açık tribünün sesine kulak vererek gereğini yapınız lütfen.

Ama artık susmayınız lütfen

Ruhi M. Çilek

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?