Gazetecilerimiz Suriye yönetimine rağmen kaçırılmış olamaz

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Suriye’de kendilerine ulaşılamayan Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu temsilcisi Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun ile ilgili, “Biz bir şey biliyoruz ki Suriye’de bu gazetecilerimiz kaçırıldılar, bunun Suriye yönetiminin bilgisi dışında olması veya Suriye yönetimine rağmen olması söz konusu değil” dedi.

Bozdağ, TGRT Haber’de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bekir Bozdağ, Afganistan’daki Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti’nde görevli bir helikopterin düşmesi sonucunda 12 Türk askerin şehit olmasıyla ilgili soru üzerine “Kazanın nedeniyle ilgili araştırmalar devam ediyor. Ben bu vesileyle düşen helikopter nedeniyle hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

Bozdağ, son 2 gün içinde Suriye’den Türkiye’ye gelen mülteci sayısının 1000’i aştığının anımsatılarak gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Suriye’de yaşananları bütün dünyanın dikkatle izlediğini, Suriye’nin komşusu olması sebebiyle gelişmelerin Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini söyledi.

“Komşuda bir yangın, bir sıkıntı olduğu zaman diğer komşuyu nasıl etkiliyorsa Türkiye’yi de öyle etkiliyor. Orada uzun bir zamandır insanlık dramı yaşanıyor. Maalesef mevcut yönetim kendi halkının üzerine silah doğrultmuş durumda” diyen Bozdağ, Suriye yönetiminin haksız ve keyfi uygulamaları nedeniyle dünyaya çağrı yapıldığını, Suriye yönetimi nezdinde de girişimlerde bulunulduğunu belirtti. Yapılan görüşmelerde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın söz vermesine karşın sözünün gereğini yerine getirmediğini dile getiren Bozdağ, dünyanın ise bu manzaraya seyirci kaldığını söyledi. BM Güvenlik Konseyinde bazı ülkelerin çeşitli nedenlerle veto koyduğunu belirten Bozdağ, “Onun için bir kez daha buradan Suriye’de olup bitene dünyanın kayıtsız kalmasının, kayıtsız kalan herkes için bir sorumluluk gerektirdiğini ifade etmek isterim” şeklinde konuştu. Bozdağ, şöyle devam etti:

“Tabii öte yandan, Sayın Esad bugün gazeteleri takip ederseniz eşiyle beraber pırlanta alışverişi yapıyor. Bir yandan sokakta insanlar ölüyor. Onun derdi imaj derdi. Suriye’de şöyle iyi bir hava var, onu vermeye çalışıyor. Belki başkentin bazı sokakları güvenli hale getirilmiş, ziyaretçiler için ‘buralar bak her taraf böyle’ havası verdirmek için kullanılıyor olabilir. Ama bütün dünya biliyor ki Suriye yangın yerine dönmüş durumda. Maalesef böylesi bir ortamda, bir devlet başkanı eşiyle sokaklarda pırlanta alışverişi yapabiliyor. Bu da ayrı bir durum.

Halkını düşünmeyen, halkının derdiyle dertlenmeyen, tek derdi kendisi ve kendine ait geleceği olan, onun dışında hiçbir şeyi duymayan, görmeyen, görse, duysa bile onlara hak vermeyen bir yaklaşımı gösteriyor ki bu zalimane bir yaklaşımdır. Maalesef onu gördük bugün bir kez daha. Türkiye olarak oradaki olayların bir kardeş kavgasına, bir mezhep çatışmasına dönmemesi ve orada insanların ölmemesi için Suriye yönetimini bugüne kadar doğruları yapma konusunda uyardık. Bundan sonra da uyarmaya ve oradaki dramın son bulması için yapılması gereken neyse onları yapmaya özen gösteririz.”

“KİLİS’İN DAHA GÜVENLİ BİR ORTAM OLUŞTURACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Bozdağ, Suriye’den gelen mültecilerle ilgili soru üzerine de şu anda Hatay’da bir kamp bulunduğunu anımsattı. Bozdağ, “Başlangıçta sayıları azdı. 7 bindi, daha sonra 14 bini aşan bir Suriye’den sınırı geçerek Türkiye’ye gelen mülteci değil de misafirler var. 14 bin 700 civarında, 15 bini buldu sayılır. Tabii bunlarla ilgili de hükümetimiz gerekli hizmetleri sunuyor” dedi. Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onları daha güvenli bir noktaya taşımak için Kilis’te karayoluyla haccın yapıldığı dönemde hac konaklama tesislerimiz vardı. Şimdi orasını barınmaya uygun hale getirmek için çalışmalar bitmek üzere. Bundan sonra Hatay’daki mültecilerin bu misafirler oraya nakledilecek ve gelenler de orada barındırılacak. Orada bunlara imkan verilecek. Daha doğrusu iyi yaşamaları için gerekli her türlü altyapı, üstyapı hazır hale getirilecek. Güvenlikleri temin edilecek. Türkiye, kendisine gelen, darda olan herkese yaptığı gibi Suriye’den canını kurtarmak için gelen insanlara bu misafirperverliğinin bir gereği olarak buradaki hizmetlerini devam ettiriyor. Kilis’in daha güvenli bir ortam oluşturacağını düşünüyoruz. O nedenle Kilis’te hac konaklama tesislerini ve oradaki konteynerleri birtakım başka şeylerle destekleyerek orayı konaklayacak, barınabilecek bir hale getireceğiz. Önümüzdeki günlerde Hatay’dakiler de Kilis’e geçmiş olacak.”

Bekir Bozdağ, “O Hatay’daki konaklama merkezi de kalacak mı, yoksa hepsini Kilis’te mi toplayacaksınız” sorusuna da “Kilis’e nakli söz konusu. Tabii oradaki yapı da duracak” karşılığını verdi.

Mülteci sayısının 300 bine çıkabileceği yorumlarının yapıldığı anımsatılarak, buna Türkiye’nin hazırlıklı olup olmadığının sorulması üzerine de Bozdağ, “Biz dileriz ki Suriye’deki yaşanan hadiseler kısa sürede sona erer. Suriye’deki dram son bulur, insanların hayatı kurtulur. İnsanlar kendilerinin, ailelerinin hayatını kurtarmak için başka ülkelere gitmek zorunda kalmaz. Türkiye olarak biz öncelikle böyle bir yapının oluşması için hem ülke olarak hem de uluslararası toplumla beraberce böylesi bir sonucu oluşturmak için Türkiye yoğun çaba sarf ediyor” dedi.

Halka zulmeden yönetim artık gitsin, halkın istediği bir yapı oluşsun diye Türkiye’nin çabasını sürdürdüğünü dile getiren Bozdağ, “Tabii biz temenni etmeyiz yüzbinlerce insanın can güvenliği nedeniyle Türkiye’ye gelmesini ve Türkiye’de misafir kalmayı talep etmesini arzu etmeyiz. Ama Türkiye her zaman en kötü senaryolara karşı da hazırlıklı olmasını bugüne kadar becermiş, bundan sonra da aynı şeyle devam edecektir. Ama biz temenni etmeyiz, inşallah o kadar olmaz ve oradaki hadiseler son bulur. Dileğimiz bu” diye konuştu.

SURİYEDEKİ GAZETECİLER

Suriye’de kendilerine ulaşılamayan Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu temsilcisi Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun’un El Muhaberat’ın elinde bulunduğuna yönelik bilgiler olduğunun belirtilmesi üzerine de “Bu kaçırılan gazetecilerimizle ilgili Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili birimler gerekli temas ve görüşmeleri yürütüyorlar. Onların sağlık ve selamet içerisinde ülkemize geri dönmeleri ve gazetecilik faaliyetlerine kaldıkları yerden devam etmeleri için gerekli çalışmalar devam ediyor” dedi.

Bozdağ, şunları kaydetti:

“Bugün gazetelerde El Muhaberat ile ilgili haberler vardı. Ama biz bir şey biliyoruz ki Suriye’de bu gazetecilerimiz kaçırıldılar ve şu anda bunun Suriye yönetiminin bilgisi dışında olması veya Suriye yönetimine rağmen olması söz konusu değil. Tabii bununla ilgili girişimler devam ediyor, gerekli temaslar sürdürülüyor. Onların sağlık ve selamet içinde Türkiye’ye dönmeleri için Türkiye olarak yapılması gereken neyse hepsi eksiksiz olarak yapılıyor, yapılmaya da devam edecektir.

Suriye yönetimine de bu hadiseyi aydınlatması ve ortaya çıkan durumu çözmesi için gerekli çağrıları yaptık. Oradaki vatandaşlarımızın, gazetecilerin hayatı bizim için son derece önemli. Esad için belki Suriye’deki kendi vatandaşlarının hayatı o kadar önemli olmayabilir ama bizim tek bir vatandaşımızın burnunun kanamasına gönlümüz razı olmaz. Sıkıntıya girmesine gönlümüz razı olmaz. İzin de vermeyiz buna. Onun için bununla ilgili sürecin kısa sürede bitmesini ve şu anda kendilerinden haber alınamayan gazetecilerin sağlık ve selamet içinde Türkiye’ye teslim edilmesi veya gönderilmesini bekliyoruz. Girişimlerimiz devam ediyor.”

Bozdağ, “Sayın Esad, biz vatanımız için mücadele ediyoruz ama öte yandan da Suriye’nin İsrail’in işgali altında olan Golan Tepeleri var, başka yerler var. Vatanı için mücadele eden kişi, kendi vatandaşına karşı böyle bir mücadeleyi onların üzerine silahlarını doğrultup, onların ölümüne neden olacak adımları atmaz. Vatanın işgal altındaki kısımlarıyla ilgili mücadele yapar. Ama maalesef Suriye’deki yönetimin tek derdi, kendi yönetiminin devamını sağlamak. Onun için Suriye’de kaç kişi ölmüş hiç önemi yok” diye konuştu.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?