nazlican-elestekin-alaturkaonline

Gençliğe ve sağlığa,19 Mayıs’a Hitaben. Nazlıcan Elestekin yazdı.

Gençliğe ve sağlığa,19 Mayıs’a Hitaben

“Tüm ümidim Gençliktedir.”  M.Kemal Atatürk

Başlıyorum şöyle bir düşünmeye; genç olmayı ve genç çığlıkları engelleyecek tek bir gölge göremiyorum etrafımızda..

Dokunmak, hissetmek, üretmek çalışmak yapmak ve olmak, oldurabilmek… Bir üründen tüm dünyaya hitap edebilmek…

Özgürleşebilmek, kendi bedenimzin dışında bir yerlerde varolabilmek. Kısacası; bedenimizden taşmak!

Çoğu zaman resimlere bakarsınız, ve “Ne kadar gençmişimm…” dersiniz, bu olur.. Sistemimizde kayıtlı, bir yerlerde 10 gün önceki bir resme baksak bile, sevmeyiz, günler geçmiş haftalar birbirini kovalamış, aylar yarışmış, yıllar birinci gelmiş. Ve zaman geçmiş, siz değişmişsinizdir.

Aynı resim karesinde tüm backround’u aynı tonlarda ve aynı şekillerde ayarlayalım siz o günkü baktığınız resimdeki sizin aynısıyla bir olamazsınız. Kural budur, yıllar geçecek, aylar geçecek ve siz değişeceksiniz. Fakat bu ileriye dönük bir değişim olacak, aynı kalmamanız ana kural…

Belki kırışıklıklar, bakışlarda daha “net” bir ifade, daha olgun , daha kalıcı… daha az ürkek, kendinden bir hayli daha fazla emin ve bunun gibi sizin yılları eskittiğinizle meydan okuduğunuz ve ya yarısı mağlup bitirdiğiniz kanılarına varılabilir.Bu yalnızca bir ”eski fotoğrafa”bakma fikrinden yola çıkılmış yorumlama…

Takdir edersiniz ki; yılların eskitemediği sözü üzerinde durmak isterim…. Bu nedir? Yıllar koşup gidiyorken siz aynı mı kalıyorsunuz ?

Yani muhteşem cildiniz yapılan tüm bakımlar, maskeler, kürler, spor programınız, traineriniz (spor merkezinin en gözde elemanı olması şartıyla) sizi tüm bu yılların eskitemediği sıfatlar listesine yakıştırmış, bir numaraya koymuş, onaylamış ve geçen yılların karşısında ustalıkla yaratılmış bir heykel gibi 10 yıl gerisinden herkese selam vermenizi sağlamıştır, ki teşekkür de edersiniz ki buna değmiştir..

Fotoğraflar mı ne söylüyor?. Daha yeni doğmuş olan torununuz mu bu gerçeği yalanlıyor, veyahut çocuklarınızın bir hayli olgun olan yaşı mı sizin artık pek de genç olmadığınızı ispatlıyor ?

Öyleyse evinizin en zayıf gösteren boy aynasına doğru ilerleyim… Zayıf gösteriyor?  Hmmm bu bir kandırmaca mı … gerçekle örtüşmeyen bir perdeleme sanatı kullanıyorsanız, hemen bu kılıfımızdan sıyrılıyoruz ve yaşımızın gerektirdiği gibi olabilmenin muhteşem gurur yeleğini giyiniyoruz ??

Peki ya az önce bahsettiğimiz genç görünme maskesi senaryolarını şu şekilde değiştirirsek nasıl olurdu?

Torunlarınız var minnacık henüz olgun yaşta diye tanımladığınız çocuklarınız yeni dünyaya getirmiş, kucağınıza torununuzu almanın gururunu yaşamışsınız, bayramlarda elinizi öpen milyonlarca küçüğünüz var , saygının müthiş huzurunu ve gurununu yaşıyorsunuz, sayılmak sevilmek ve yaşınıza nispeten saygıda kusur etmeme çabalarıyla karşı karşıyasınız, çoğu insan sizi görünce önün de ki bir düğmesini daha ilikleyiveriyor, aman Allahım, ne büyük bir sevgi gösterisi…

Sırasıyla saydıklarım sanırım yaşlılığa hitaben hiç de korkulamayacak, hatta çoğu zaman gurur okşanacak eylemler gördük…Bunları ben de hissettim, tam anlamıyla genç kalabilmek ruhumuzun en derinliklerinde süreklli kaynar vaziyette olan suyu bir kere daha açmak, her seferinde “ON-OFF“düğmesi ayarlarıyla oynamak, bazen ihtiyaçları değiştirmek vücut dengesinde oynamalar yapmak hareketlenmeler kazandırmak, eylemler, actionlar gerçekleştirmek, bunları tıpkı her çocuk gibi aynı sevinçle, aynı ritimle yapmak…

Çoğu zaman kalp atışlarımızın ritimlerini kulaklarımızda duymak, çınlatmak andıklarımız, hayat kısa ve çokda geç kalmadan tatmalı..Her yaşın ayrı güzelliği ,her günün ayrı özelliği, en güzel anda olabilmek, o en güzel anı hissedebilmek… Bunun aynı heyecanla yaşanması..

Evet bu tarih eskimemeli, genç kalmaya gönüllü kalpler.. hep birşeyler yapmalı, kendine zaman çalmalı. Yoldan çıkıp biraz farkına varmalı , prensipleri biraz ..bazen unutmalı..

Coco Chanel‘in okuduğum bir kitabında çok etkilendiğim bir sözünü paylaşmak isterim; kararı o vermiş çoktan ve diyor ki;

“Get up early, work hard. It won’t hurt; your mind will be busy, your body active, you can feel young forever..”

“Erken kalk,çok çalış.. Bu seni incitmez, aklın meşgul olacaktır, vücudun dinç, ve sonsuza kadar genç hissedebileceksin..”

ve bizlere; çok değerli sayısız armağan veren Atamız; Mustafa Kemal Atatürk; tüm bu düşüncelere hitaben; Mayıs ayımıza şenlik ve coşku katan ;19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını ilan etti…

Bu bize, tüm Türk milletine değerli ödülü neşeyle kutlayarak,yıllarca nesilden nesile aktarıyor, tüm gençlerimiz coşkuyla kutluyor, genç kalanlarımız hissediyor bu coşkuyu… Paylaşılıyor güzel ülkemizin, neşeli bayramı …

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları üzerine düşen tüm vazifeyi yerine getirerek; kutlamalar yapıyor can katıyor tüm sokaklarımıza, TV ekranlarımıza renk buluyor her genç atan kalp…

Eminiz yaşatacağız bu mirası, yazımı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o çok değerli sözüyle noktalamak isterim ve demiş ki Atamız “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız…

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun…

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Nazlıcan Elestekin / Los Angeles

Reklamlar

Facebook Yorumları

yorum

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?