Günah Keçisi?!

GÜNAH KEÇİSİ /

 

ŞİMDİ DEVİR “İHTİYARLAR”IN KONUŞMA DEVRİ

 

YA DA

 

DİNÇ BİLGİN, 28 ŞUBAT SÜRECİ’NİN KAÇ NUMARALI FAİLİ

 

VEYAHUT

 

MEDYADAN POPÜLER (!) PORTRELER?!

 

Günah Keçisi?!

 

Genç bir gazeteci, gelecekte bir gün, arşive girip bugünleri tarıyor olsa, karşısına şöylesi bir tablo çıkacak:

1- AKP, “28 Şubat süreci” ile mağdur edilmiş bir siyasi parti!

2- “28 Şubat süreci”nin en önemli aktörleri Çevik Bir, Fatih Çekirge, AKP, Gül, Gülen, Erdoğan ile birlikte!

3- “28 Şubatçı”lar ile AKP “el ele” olduğuna göre, hadiseye tersten bakılacak olursa, demek ki, bu süreç (!) iyi bir şey!

4- Buna karşılık, ekran ekran dolaştırılıp “günah çıkartmaya” zorlanan Sabah Gazetesi’nin kurucusu ve eski sahibi Dinç Bilgin ise 28 Şubat’ın sürecinin “1 numaralı” mimarı, planlayıcısı, aktörü olduğu anlaşılıyor.

 

…………….

 

Durun hemen bir şeyler söylemeyin.

Daha söyleyeceklerim bitmedi:

Hayatım boyunca ünlü, şöhretli, cesur, demokrat, çevik bir gazeteci olmadım.

Olmak için de çabalamadım.

Kendi halinde yaşadım, bu bağlamda da yazmaya devam ediyorum.

Dinç Bilgin ile de yakın çalışmam olmadı.

Kimi nitelikli okur, “devletler oyunu” bağlamında ortaya çıkan resmimden yola çıkarak, geçmişim hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyor, ki bu çok komik!

Hülasa, “geçmişi olmayan” ama gelecek adına ciddi iddialar taşıyan bir adamım!:))

Demem o deme değil demem şu deme:

Dinç Bilgin ile yakın çalışanların hepsi şu anda medyanın en tepe noktalarında.

Başta Aydın Doğan Medyası olmak üzere başköşedeler.

Zafer Mutlu, Ergun Babahan, Fatih Çekirge, Ali Kırca vs…

28 Şubat sürecinde yapılan yayınları hatırlayacak olursak, başta Uğur Dündar, Ertuğrul Özkök, Ufuk Güldemir olmak üzere herkesin bu kaotik “süreç”te ve/veya AKP’nin BOP operasyonu bağlamında iktidara getirilme sürecinde, parmağı olduğu anlaşılıyor.

Nokta!

O vakit, F Tipi Medya’nın cevabını araması gerekli soru şu olmalı:

Dinç Bilgin neden “28 Şubat süreci”nin tek “günah keçisi” ilan edilmek isteniyor?!

Ki, tek sebep Cengiz Çandar, Mehmet Altan, Mehmet Ali Birand’ın işine son vermek ise AKP iktidarında işini kaybeden, yönetim baskısı nedeni ile iş kaybetme korkusu yaşayan “başı kıçı oynak, ablak gazeteci” silüetleri de ortada!

İktidar ile kolkola girmiş medya patronu portreleri de!

O halde bu kaypaklık niye?!

Sözün özü:

Dinç Bilgin üzerinden AKP & Gülen Cemaati’nin “vizyon”a sokmak istediği “28 Şubat bir mağdur eden portresi” filmi baydı.

Kaldı ki, 28 Şubat süreci’nin başı, kıçı, gövdesi AKP & Gülen Cemaati ile bu kadar iç içe geçmişken…

Nokta!

 

…………….

 

 

Nitekim…

Bu anlamda, CNN Türk’ten sonra, TRT Haber’de Nuriye Akman ve Rıdvan Memi’nin konuğu olan Dinç Bilgin, laf arasında hiç de hoş olmayan bir gazeteci hikayesi anlattı.

Şimdi, Zaman ile tiraj yarışı yapan Posta’nın genel yayın yönetmeni Rifat Ababay’ın, Ercan Arıklı ile dergilerde çalışırken başından geçen bir olay bu!
Ababay, bilmeden Arıklı’nın yakını ile ilgili bir haberi dergisinde yayınlamış.

Ercan Arıklı da, Bilgin’in yanında hem tepeden tırnağa Ababay’ı fırçalamış hem de ciddi ciddi dövmüş.

Anlatılması hoş olmayan bir anı bu!

Demem o deme değil, şu deme:

Dinç Bilgin hakkında bugün yazılıp çizilenlerin haddi hesabı yok.

Oysa ki…

Hangi nedenle yolları ayrılmış olursa olsun, Bilgin’in yakın çalışma arkadaşı olmuş isimler, onun sayesinde makam, mevki, para, şan, şöhret sahibi olmuş ve hatta onun verdiği mevki üzerinden “kariyerist eş”e sahip olmuş eski dostları, bu süreçte suspus!

İşte buna anlam vermek mümkün değil!

Hangi şart içinde olursa olsun, “Vefa” İstanbul’da bir semt adı olmamalı!

Hata yapmış olsa da, Dinç Bilgin onları yıllarca sırtında taşımış, savunmuş bir “patron”!

Ki, eski basın patronu Bilgin, bizim meslekte “en üst düzey”de yer alan “sicil amir”i konumundaki isimlerden biridir.

Dinç Bilgin ya da oğlu Önay Bilgin’in yazacağı ve/veya F Tipi bir meslektaşımızın kaleme alacağı “Sabah, Yeni Asır, Yeni Yüzyıl, Takvim, atv, Aktüel” vb yayınlardan geçip giden ünlü “gazeteci, yazar, yönetmen öyküleri, portreleri”nin veya “anılar demeti”nin yayınlandığında ses getirmemesi mümkün mü?!

Beşerdir şaşar!

Bu bağlamda, Dinç Bilgin de bir “hata” yaptı diye yerlerde sürüklenmek istenen “meslek onuru”na seyirci kalan eski çalışanlarının, ne kadar onurlu bir geçmişe sahip oldukları sorusu da ayrı bir merak konusu!

Ki, Dinç Bilgin şu anda AKP’ye tutsak!

Fetullah Gülen Cemaati’nin ve/veya F Tipi Polis’in elinde oyuncak.

Sözün özü:

Gülme komşuna gelir başına!

Nokta!

 

…………….

 

 

Ve…

Son olarak…

“AKP & Gülen Korku İmparatorluğu”nda, ahlaklı, vicdan sahibi korkusuz yaşlılara ihtiyaç var.

Neden, niçin, niye!?

Elcevap, yolun sonuna gelmiş yaşlılar, korkar, doğruları söylemez ise gençler nasıl kandırıldıklarını, geleceklerinden neler çalındığını çok geç öğrenirler.

O vakit de iş işten geçmiş olur.

Sözün özü:

Yıllar değişti.

Mevsimler değişti.

Konjonktür değişti.

Şimdi değişen süreç ile birlikte, devir, “İhtiyarlar”ın, gelecek adına, ölüm, mal, mülk korkusu yaşamadan, doğruları art arda haykırma, iktidara saydırma devri.

Ezcümle, “28 Şubat Süreci”nin “iliştirilmiş mağdurları” için de yolun sonu geldi.

Nokta!

 

Sevgiler

2 Nisan 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?