Halit Meşal İstanbul’da basına konuştu

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Halit Meşal, “Arap Baharı bizi de yakından ilgilendirmektedir. Arap Müslüman topluluklarla olaylara yaklaşımlarında aynı görüşü paylaşmaktadır. Arap Baharı’nın Müslümanlar tarihinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz” dedi.

İstanbul’da Anadolu Ajansı’na özel röportaj veren Halit Meşal, “Türkiye’de olduğum için mutluyum. Dost Türk yetkililerle olduğum için mutluyum. Kardeş Türkiye halkının arasında bulunmaktan mutluyum” sözleri ile duygularını dile getirdi.

Meşal’in Arap Baharı, Türkiye’nin bölgedeki rolü, Filistin’in iç uzlaşmayı sağlaması konularındakigörüşleri şöyle:

ARAP BAHARI BÜYÜK BİR GERÇEKLİKTİR

Hiç şüphe yok ki Arap Baharı büyük bir gerçekliktir. Ve kesinlikle çok önemlidir. Diğer taraftan biz Filistin halkı olarak akan kan karşısında çok üzülüyoruz. Arap Baharı’nın başladığı bölgelerde olsun şu anda yaşanan alanlarda olsun, insanların ölümü bizi üzüyor. Akan kana tüm samimiyetimizle üzülüyoruz. Bizler Filistinliler olarak diliyoruz ki Arap Baharı bir an önce gerçekleşir. Demokratik dönüşüm bir an önce hayat bulur. Barışçıl yollarla reformların gerçekleştirilmesini, Arap halkını oluşturan tüm kesimler açısından güzey şeylerin olmasını diliyoruz. Yönetenler ve yönetilenler için de iyi olmasını. Arap Baharı demokratikleşme, reform, onur ve özgürlüğü amaçlamaktadır.

Arap halklarının haklarına kavuşmalarını arzuluyoruz. İsteğimiz gitmek istedikleri hedeflere ulaşmalarıdır. Ne yazık ki bölgede akan bir kan var. Arap Baharı bazı kurbanlar veriyor. Allah;tan bu süreci selametle; en az kayıpla aşmayı diliyoruz.

Biz, Arap Baharı’nın Arap ülkelerini kimilerinin iddia ettiği gibi Filistin direnişinden uzaklaştıracağını düşünmüyoruz. Arap Baharı iç siyasette bir ayağa kalkıştır. Demokratikleşme, reform, onur ve özgürlüğü amaçlamaktadır. Diğer bir yönü ise yolsuzluklarla savaşma amacını içermesidir. İsrail ve tüm yabancı işgalcilere karşı ümmetin birliğini daha da pekiştirecektir. Dış güçlerin hegomonyasından kurtulmamızı sağlayacaktır. Dış siyasetimizde boyun eğme ve dayatmaları kabullenme sona erecektir. Karşılıklı saygı ortak menfaatler doğrultusunda bir politika oluşturulmasını sağlayacaktır. Biz ümmetimiz için Arap Baharı ışığı altında bunları dilemekteyiz.

TÜRKİYE’DEKİ GÖRÜŞMELERDEN ÇOK MEMNUNUZ

Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ve Sayın Davutoğlu ile görüşmelerimiz oldu. Yanlarında bazı bakanlar ve yetkililerle de görüştük. Biz bu görüşmelerden çok memnunuz. Görüşmemizin önemli bir bölümünde Filistin meselesini ele aldık. Filistin iç barışı, Gazze’ye gerçekleştirilen Siyonist saldırı, Kudüs ve Batı Şeria’daki İsrail yerleşim politikasını, İsrail’in Filistinli haklarına karşı uyguladığı baskıyı, ayrıntılı dosyalar halinde görüştük. Bunlar öncelikli konulardı. Aynı zamanda İslam ve Arap dünyasında yaşanan genel durumları, bölgede yaşanan olayları bölgesel ve uluslararası alanlarda ele aldık.

İÇ UZLAŞMA YAKINDA

Filistinliler olarak bazı hatalarımızın olduğunu kabul ediyoruz. Bir takım anlaşmazlıklar sözkonusu. Sorumluluğu herhangi bir tarafın üzerine yıkmak istemiyorum. Takdir edersiniz ki iç uzlaşı için pozitif bir ortam oluşturmak durumundayız. İç uzlaşmanın kısa sürede gerçekleştirileceğini düşünüyorum. Filistin’in coğrafi ve siyasi bölünmüşlüğünde dış etkenlerin çok büyük bir yeri olduğunu düşünüyorum. İç uzlaşı görüşmelerinin bu kadar gecikmesinin de sebebi bu dış etkenlerdir. Örnek verecek olursak dış müdahaleler iç uzlaşı dosyasının hiç bir bendinde değişiklik tadilat yapmamızı öngörüyor. Tüm samimiyetimle şunu belirtmek isterim. Eğer Filistinliler kendi özgür iradeleriyle ulusal duygularıyla görüşmeleri gerçekleştirseydi iç uzlaşıyı uzun zaman önce gerçekleştirirdik. Bazı ufak sorunlar kalır onları da halletmek fazla zaman almazdı.

TÜRK YÖNETİMİ ÇABALARINI SÜRDÜRÜYOR

Konu dış müdahalelere gelmişken buradan tüm samimiyetimle şunu ifade etmek isterim. Türk kardeşlerimiz, kardeş Türk yönetimi, Filistin iç uzlaşısının gerçekleşmesi için geçtiğimiz yıllar süresince çok büyük gayret gösterdi. Türk yönetimi çabalarını özveriyle sürdürmektedir. Mısır’ın, Katar’ın ve Suudi Arabistan’ın da Filistin iç uzlaşısı konusunda takdir edilen çabaları olmuştur. Bütün İslam ve Arap ülkelerinin Filistin iç uzlaşısının gerçekleşmesini istediğini düşünüyorum. İç uzlaşı gerçekleşmeden Filistin davasını bir yere vardıramayız.

MAVİ MARMARA’YI UNUTMAYACAĞIZ

Türkiye’nin Filistin meselesinde özgün özel bir duruşu vardır. Bizler İsrail’in Gazze’ye saldırılarında Türkiye;nin konumunu asla unutmayacağız. Bizler Mavi Marmara’yı asla unutmayacağız. Mavi Marmara’da şehit olan kardeşlerimiz aklımızdan hiçbir zaman çıkmayacak. O şehit kardeşlerimizin kanı Filistinli şehit kardeşlerinin kanına karışmış durumdadır. Bizler Türkiye liderlerinin farklı yerlerde ki cesur tutumlarını asla unutmayacağız, Türkiye Filistin iç uzlaşısı konusunda çok önemli çabalar sarfediyor. Ankara;da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler çok olumluydu. Türkiye’yi kesinlikle çok önemsiyoruz. Türkiye önemli demokratik, ekonomik tecrübe birikimine sahip bir ülke. Türkiye;nin uluslararası ilişkileri çok özel. Türkiye;nin dünya çapında ve özellikle Ortadoğu bölgesinde çok saygın bir yeri var. Türkiye İslam ve Arap ülkeleri konusunda uzman. Aynı zamanda Batı’yla da güçlü ilişkileri olan bir ülke. Bizler Türkiye ile olan ilişkimizi ziyadesi ile önemsiyoruz Türkiye’nin halkıyla, yönetimiyle Filistin davası için çok önemli bir yeri var.

SON SALDIRILAR İSRAİL TERÖRÜNÜN BİR PARÇASI

Süreklilik arzeden bir İsrail saldırganlığı olduğuna işaret etmek isterim. İsrail Batı Şeria’da günlük tutuklamalar gerçekleştiriyor. Yerleşim terörü, yolların kapatılması gibi konularda sürekli baskı kurmaktadır. Yirmi Filistinlinin şehit olduğu birçok kişinin yaralandığı son Gazze saldırılarına gelirsek, bir çok açıdan ele alınabilir. Öncelikle bu İsrail terörünün bir parçasıdır, İsrail’in birçok hedefi var. Fırsat buldukça canavarca kanlı saldırılarını gerçekleştiriyor Suriye’de ve bölgede yaşanan Arap Baharı olaylarında gözler bu bölgeden uzaklaştı İsrail’in bunu bir fırsat olarak görmüş olması muhtemeldir.

Gazze’den kullandığımız füzeler tamamen kendimizi savunma amaçlıdır, İsrail Filistin;e saldırmıştır ve Gazze’deki kardeşlerimiz doğal olarak nefsi müdafaa yaparak kendilerini korumuştur. Bizler İsrail saldırısından önce Gazze;den füze fırlatmadık. Saldırıyı başlatanın İsrail olduğunu herkes biliyor.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?