Halkbank Davasıyla İlgili Tartışmalar Sürüyor

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde devam eden Halkbank davasında, kurumun ABD’de danışmanlığını yapan hukuk firması dün mahkemeye on sayfalık ek bir savunma dilekçesi sundu.

Hakim Richard Berman’ın taraflara, karşılıklı iddiaları ve argümanlarını yazılı olarak iletmeleri için 2 Aralık tarihine kadar verdiği sürenin dolmasına saatler kala sunulan Halkbank’ın savunma dilekçesinde, geçtiğimiz hafta savcılığın sunduğu dilekçede belirttiği iddialara itiraz edildi.

Halkbank adına mahkemeye sunulan savunma dilekçesini, bankanın hukuk danışmanı olduklarını kabul eden ancak 15 Ekim’de, banka aleyhine açılan davada kurumu savunmak için yetkilendirmediklerini kaydeden King&Spalding firması yaptı.

Özel ve sınırlı bir şekilde duruşmalara katılma talebi yinelendi

Halkbank adına sunulan savunma dilekçesinde, savcılığın 26 Kasım’da mahkemeye yaptığı başvuruda, kurumun duruşmalara katılmaması halinde maddi ceza verilmesi ve sınırlı yargılanma taleplerinin reddedilmesi taleplerinin kabul edilmemesiyle ilgili iddialarına itiraz edildi.

Firma adına avukat Andrew C. Hruska, mahkemeye sunduğu 10 sayfalık savunma dilekçesinde, bir kez daha bankanın sınırlı ve özel yargılanma talebiyle mahkemenin yetkisizliği taleplerini yeniden iletti.

Halkbank’ın bir kurum olduğu ve kaçak olamayacağı belirtilen savunma dilekçesinde, New York’ta yapılacak duruşmalara sınırlı ve özel bir şekilde katılım talebi yinelendi. Avukat Hruska, Halkbank’ın iddia edildiği gibi bir ‘açak olmadığını belirterek, “Kurumsal bir yapı olan Halkbank ‘kaçak’ olamaz” dedi.

Hakim Richard Berman, King&Spalding firmasından, Halkbank’ın sınırlı ve özel katılım talebi, mahkemenin yetkisizliğiyle ilgili iddialarının ayrıntılarının yer aldığı bir dilekçe sunmasını istemişti. Savcılığa savunma dilekçesine cevap vermesi için süre veren hakim, Halkbank’tan savcılığın itirazlarına cevap vermesi için 2 Aralık tarihine kadar süre tanımıştı.

Halkbank’ın cezası neden Amerikan Maliye Bakanlığı tarafından verilmedi sorusu

ABD’de şimdiye kadar çeşitli uluslararası finans ve bankacılık kurumlarının daha çok Amerika Maliye Bakanlığı aracılıyla para cezasına çarptırdığı biliniyor. Halkbank davasının New York’ta federal bir ceza mahkemesinde görülmesiyle ilgili New York Barosu Avukatı Cahit Akbulut VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Farklı amaç ve beklentilerin olabileceğine” işaret etmişti. Akbulut, neden bu yolun seçildiğinin tam olarak bilinmediğini ifade ederek, “Bu bir siyasi tercih olabilir. İkincisi kesilecek cezada paranın tahsil edilmesiyle ilgili bir tercih olabilir. Ya da bu davanın içinde Halkbank dışında bazı kişilerin de sanık olarak yargılanması amaçlanabilir. Rıza Sarraf’ın aynı dosya numarasıyla açılan Halkbank’a yönelik federal ceza davasında hedef sadece bu banka olmayabilir. Bu dava dosyasına ileride Halkbank dışında sanık olarak başka isimler de eklenebilir. Ek iddianameler hazırlanılabilir” diye konuşmuştu.

“Başka siyasi ve bürokratlar Halkbank davasına girebilir”

Avukat Akbulut, Rıza Sarraf’ın savcılıkla uzlaşması sonucunda hala itiraflarını sürdürdüğünü belirtmiş, “Sarraf’ın dosyasına sürekli yeni gizlilik kararı olan belgeler giriyor. Sarraf’ın aradan neredeyse iki yıl geçmesine rağmen savcılıkla işbirliği yaptığı için verilecek ceza indirimiyle ilgili ceza indirimi yapılmasıyla ilgili belge henüz hakime sunulmadı. Bu da bize Sarraf’ın hala itiraflarını sürdürdüğünü gösteriyor. Belki de Sarraf Halkbank davasında yeniden tanık olarak dinlenebilir. Halkbank davasının Sarraf dosyasıyla aynı numarayı taşıması bu ihtimali oldukça güçlendiriyor. Bu davanın içine birçok siyasiyi ve bürokratları da sokabilirler. Bunu düşünerek bilinçli olarak New York’ta federal bir ceza davası açılmış olabilir. Eğer Halkbank’a ceza Amerika Maliye Bakanlığı aracılığıyla verilmiş olsaydı sadece kurumsal olarak para cezası kesilmiş olacaktı. New York’ta açılan federal ceza davasıyla kapsam genişletilip Halkbank kurumu dışında bu davaya başka kişilerin de dahil edilmesi amaçlanmış olabilir” diye konuşmuştu.

Halkbank iddianamesindeki suçlamalar

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, 15 Ekim’de Halkbank hakkında ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları paravan şirketler aracılığıyla delmek, banka dolandırmak için komplo kurmak, Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal etmek için komplo kurmak, kara para aklamak, kara para aklamak amacıyla komplo kurmak gibi altı ayrı suçlamanın yer aldığı iddianame hazırlamıştı. İddianamede Halkbank’ın yaklaşık 20 milyar dolarlık usulsüz para transferi ve finansal işlem gerçekleştirdiği öne sürülmüştü.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?