HUKUK – Çalışanların ABD dışına seyahatleri ile ilgili bilinmesi gerekenler

HUKUK - Çalışanların ABD dışına seyahatleri ile ilgili bilinmesi gerekenler

Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız bir durum ABD’de yasal statü ile bulunan kişilerin seyahat etmekten çekinmeleri. Türkiye’ye gidersem vize alamam korkusu birçok kişinin tatil planlarını askıya almalarına sebep oluyor. Anne babası veya kardeşinin turist vize başvuruları reddedilenleri veya uzun süre öğrenci statüsünde kalıp Türkiye’ye gittiklerinde vizelerini yenileyemeyenleri sıkça duyuyorsunuz.

Öncelikle turist ve öğrenci vizelerini de içine alan bazı vize türlerinde konsolosluk yasalar gereği başvuru sahiplerinden kendi ülkelerini terketmeyi düşünmediklerini ispat etmelerini istiyor. Bu husus kişinin malvarlığı, banka hesapları, tapular, geride bıraktığı aile efradı gibi belge ve bilgilerle ispat edilebilir. Tabi nihai karar konsoslosluk görevlisinin takdirine kalmış durumda. Peki statüsünü ihlal etmeden, çalışma hakkı veren bir vize ile ABD’de yasal şekilde çalışanlar için de durum aynı mı?

Turist ve ogrenci vizelerinin aksine bazı çalışma vizesi sahiplerinin ülkelerini terketmeyeceklerini ispat etmeleri beklenmiyor. Bu vizeler arasında H-1 dediğimiz profesyonel işçi vizeleri, L-1 uluslararası şirket transfer vizeleri yer alıyor. Bu vizeler için konsolosluğa başvuran kişiler aynı zamanda ABD’de daha uzun süre ile kalma niyeti de taşıyor olabilirler. Yasalara göre uzun vadeli bu niyetleri nedeniyle kendilerine vize verilmeyeceğini düşünmeleri doğru değil. Yukarıda bahsi geçen vizelere bu nedenle “dual intent visas” deniyor. “Dual intent” Türkçeye iki niyete birden müsade eden vizeler diye çevrilebilir. Bu durumda H-1 ve L-1 vize sahiplerinin sadece ‘ABD’den çıkarsam kendi ülkeme geri döneceğimi ispat edemeyebirim’ korkusu ile seyahat etmekten çekinmelerine gerek yok.

E-1 ticaretçi ve E-2 yatırımcı vizelerinde ise durum biraz daha farklı. Vizeye başvuranlarda vize süresi bitiminde ABD’yi terketme niyeti aranıyor. Burada önemli bir not düşmek gerek; E-1 ve E-2 vizesini ABD içinde statü değişikliği yaparak alıp daha önce ABD dışına çıkmamış olanlar ilk çıkışlarında konsolosluğa vize başvurusunda bulunmak zorundalar, ama bu başka bir yazının konusu.

Bütün bu söylediklerimize rağmen bazı durumlarda H-1 ve L-1 gibi çalışma vizesi sahipleri de konsoloslukta güç anlar yaşayabilir. Mesela turist veya öğrenci vizesi ile ABD’ye gelip statülerini işçi vizesine değiştirmek isteyen kişiler en az 60 gün beklemeliler. 60 gün öncesinde yapılan statü değişikliği başvuruları konsolosluğa vize almaya gittiğinizde başınızı ağrıtabilir. Konsolosluk bu durumda ABD’ye girerken gerçek niyetinizin turizm veya öğrencilik mi yoksa çalışmak mı olduğunu sorgulayabilir. Dolayısıyla bu tip işlemlerin zamanlaması konusunda dikkatli olunması gerekir.

Konsoloslukta işlemleri uzatacak bir başka neden de güvenlik soruşturmaları. Bu nedenle vize başvurusu uzayıp Türkiye’de beklemek zorunda kalanların işlemlerini hızlandırabilmek için yapılabilecek fazla birşey yok. Genellikle isim benzerliği nedeniyle başlatılabilecek güvenlik soruşturmaları tüm vize çeşitleri için geçerlidir.

Son olarak Kanada alternatifini de hatırlatalım isterim. Gerek işlerinin yoğunluğu nedeniyle gerek mesafenin uzaklığı nedeniyle Türkiye’ye gidemeyecek kişiler Kanada’daki ABD konsolosluklarının kendi işlemlerini yapıp yapamayacaklarını araştırabilirler. Bu konuda bilgi almak için konsoloslukların web-siteleri genellikle iyi bir başlangıç olabilir. Kanada’daki ABD konsolosluklarının kabul ettikleri başvurular sıkça değiştiği için randevu alırken konsolosluğun Türk vatandaşlarını kabul edip etmediğini sormak gerekir. Tabi Kanada’da yapılan bir vize başvurusu reddedilirse başvuru sahibinin ülkesine dönüp başvurusunu kendi ülkesindeki konsoloslukta yapmaktan başka çaresinin olmadığını da belirtmek isterim.

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?