İlk Yarıda Fenerbahçe

İlk Yarıda Fenerbahçe. Ozan Akgemci yazdı.

2008 – 2009 yılındaki Fenerbahçe yaptığı transferlerle bütün taraflı ve tarafsız herkesten Avrupa kupalarında ve Türkiye’de büyük başarılara imza atacağının sinyalini verdi.

Fenerbahçe verdiği bu ışıkla herkesin görüşü şampiyonlar liginde geçen seneye göre daha başarılı olacağı yönündeydi.

Çünkü yapılan transferlere bakıldığında süper orta saha oyuncusu Emre Belezoğlu , ispanyol gol kralı Daniel Guiza , hırslı ve çevik olan top tekniği yüksek Burak , İspanya milli takımını Avrupa Şampiyonu yapan tecrübeli teknik adam Luis Arogones vardı.

Sadece Fenerbahçe’nin tek kaybı Marco Aurello’ydu .

Ama Marco Aurello Fenerbahçe için hem Türk milli oyuncu ve çok istikrarlı hem de orta sahanın dinamosu veya diğer bir deyişle sahanın maystrosuydu. Bu sebeple çok önemli bir oyuncusu Real Betis’e gitmişti.

Hazırlık kampı başladığından iki üç gün sonra Fenerbahçe için artçı depremler başlamıştı. Bunların ilki Marco Aurello’nun gitmesiyle başlamış,ardından David de Souza’nın üç ay süreli sakatlığı olmuş , Gökçek Wederson’un yine uzun süreli sakatlığı bunu takip etmiş ve daha sonra Tümer Metin’in de A Milli Takım’dan da sakat dönmesi , David de Souza’nın babasının ölmesi , yeni transfer Emre Belezoğlu’nun da askerde olması orta sahayı çok eksilmiş ve bir tek Alex de Souza ile Maldonado ve Selçuk’a bırakmıştı.

Fenerbahçe Avrupa maçlarına başladığında bu sakatlara ve Emre’nin hazırlık kampına katılmamasına rağmen Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yavaş yavaş turları geçiyor önce 1. turda  azeri bir takımı 2.turda ise Yunanistan’ın köklü ve güçlü bir takımı olan Partizan takımını eliyor ve gruplara katılıyordu.

Kuralara ise 4. torbadan değil 3.torbadan katılıyordu.Kuralarda çok uygun bir kura çekiyor ama Porto , Arsenal ve Dinamo Kiev gibi kuvvetli ve süpriz sonuçlar çıkabilecek bir grup çıkmıştı.

Çünkü Fenerbahçe gibi Porto ile Arsenal bir önceki sene gruptan çıkmış takımlardı.Bu gruptan her türlü sonuç çıkabilirdi.

Maçlar bittiğinde Fenerbahçe bu gruptan çıkamadı ve UEFA’ya da gidemedi ama Fenerbahçe yeni bir teknik adamla yeni bir sistemde oynuyordu.

Buna sakat olan oyuncular ve yeni teknik direktör Luis Arogones’in uyumu da etkili oldu.

Bunun yanında oyun sisteminin değişmesi Türkiye’de lige’de deplasmanda  Gaziantepspor yenilgisiyle başladı ve Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda 4-1 yenildiği Kayserispor  maçına kadar Fenerbahçe arzu edilen ve beklenilen Fenerbahçe değildi.Fakat Kocaelispor maçıyla birlikte yavaş yavaş Fenerbahçe çıkışa geçmeye başlamıştı.

Bunun yanında yeni transfer Josico’nun da alınması ve sakatların da düzelmesiyle forma rekabeti takımın daha da güzel oynaması ve iyi sonuçlar gelmesine neden oldu.Artık sistem de oturmaya başlamıştı.

Özellikle son 10 haftada başarı grafiği yükseldi ve liderin şu anda 2 puan gerisinde bitirdi.

Şimdiki Fenerbahçe’ye baktığımızda 17. hafta da Trabzonspor ile maç yapıcak ve yine ondan sonraki 3 hafta İstanbul’da maç oynayacak olması Fenerbahçe’ye çok önemli bir avantaj ve bu maçlardan Fenerbahçe’nin hepsinden galip çıkması Fenerbahçe’nin bir anada lider olması durumuna getirebilir.

Ama yine de transfere ihityacı var bir ön libero, orta saha ve forvet ihtiyacı var bunlardan forvet ve orta saha’ya iyi ve kaliteli bir oyuncu transfer edilmesi Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden elenmesi ve UEFA’ya katılamamasına rağmen yine de her zaman olduğu gibi Türkiye Kupası ve Türkiye Ligi Şampiyonluğu için hala en büyük adaylarından biridir.

Fenerbahçe’nin baş rakipleri Galatasaray , Trabzonspor ve Beşiktaş ve süpriz takımlarsa Sivasspor ve Kayserispor’dur.

Ozan Akgemci

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?