İngiliz Uşak?!

İNGİLİZ UŞAK /

 

ATATÜRK TÜRKİYESİ’NİN “NEO İNGİLİZ MUHİPLERİ CEMİYETİ” ÜYELERİ KİMLER

 

YA DA

 

ATATÜRK’ÜN BAŞARI İLE MÜCADELE ETTİĞİ “SÜNE”, AKP İKTİDARINDA NASIL “SÜPER GÜÇ” OLDU

 

VEYAHUT

 

AKP & MHP ARASINDA “MİLLETVEKİLİ MEYDAN MUHAREBESİ” VE/VEYA GÖZLÜĞÜNÜ ÇIKARTAN RECEP AKDAĞ’IN HEDEFİNDEKİ ERDOĞAN?!

 

İngiliz Uşak?!

 

“İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur!”

Mevlana

 

…………..

 

 

İsrail / İran savaşı arifesinde, Atatürk Türkiyesi’nde manzara-i umumiye:

Yer / gök “İngiliz uşağı”ndan geçilmez olmuş!

Küresel aksta; Abdullah Gül’ün arka fonunda İngiltere var!

F Tipi “karşı darbe / devrim”in başkanı Fetullah Gülen’in de!

Genelkurmay Başkanı Başbuğ ile paslaşan Erdoğan’ın da!

Ki, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un da arka planında İngiltere var!

MİT Müsteşarı Emre Taner’in de!

Emniyet içindeki F Tipi yapının da!

Ertuğrul Özkök’ün çekilmesi ile Genelkurmay Başkanı ile odasında söyleşi yapan taze yönetmen Enis Berberoğlu’nun da!

TÜSİAD’ın çiçeği burnunda başkanı Ümit Boyner’in arka fonunda da İngiltere var!

“Kurtlar Vadisi” ekibinin ham metnini de İngilizler yazıyor!

Baykal, Bahçeli’nin de arka planlarında İngiliz IISS var!

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na, Londra’nın menfaatleri adına “sıfır sorun”lu açılımı da, İngiliz Kraliyet Akademisi yaptırıyor!

Bu kadar İngiliz’i bir arada görünce insan sormadan edemiyor:

Amiyane tabirle, Hillary Clinton’un “donunda salladığı” David Miliband’ın “Dışişleri Bakanlığı”nı yaptığı İngiltere, ne değişti de Türkiye’de ve dünyada bu kadar güçlü (!) oldu, olabildi?!:))

Kızılderili fıkrasında olduğu gibi, etrafta bu kadar çok İngiliz var ise kelle avcıları, çok para kazanacak demektir!:))

Filhakika, AKP iktidarında İngiltere Kraliçesi 16 bağımsız devlet ve İngiltere’nin Kraliçesi idi! Bu listeye Gül’ün Çankaya Köşkü’ne çıkartılması ile 17. bağımsız (!) ve/veya İngiltere’ye bağımlı devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti de eklendi!

Görünen o ki, İngilizler’den ve/veya “İngilizlerin ankesörlü telefonu” AKP’den, Türk Devleti’nin bağımsızlığını geri almak için yeni bir kurtuluş savaşı vermemiz gerekecek!

Bakalım, bu post modern milli mücadele, mavi kanlı mı olacak yoksa mavi kansız mı?!

Tercih, “süne zararlısı” Kraliçe ve o Kraliçe’nin Türkiye’deki uşaklarının tercihine kalmış!

https://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=88696

Sözün özü:

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

https://www.ataturkculuk.net/IstiklalMarsi.htm

Nokta!

 

……………

 

 

TBMM’deki mevcut tabloya bakıldığında:

CHP’nin iktidar olma şansı yüzde 1 dahi değil, sıfır!

Baykal, Cüppeli Ahmet Hoca’dan sonra, belki Fetullah Gülen’i de arayıp, AKP’nin elini biraz daha rahatlatır!

Bahçeli’nin MHP’si halklı oldukları “peygamber” başlıklı bir konuyu dahi yüzlerine gözlerine bulaştırarak, Erdoğan’ı haklı konuma çıkardılar!

İktidar ortada!

Muhalefet de ortada!

Sözün özü:

CHP & MHP, AKP’nin alternatifi olamaz!

Aynı zamanda, AKP ile aynı yalaktan su içtikleri için Gülen, Gül, Erdoğan iktidarını da yıkamazlar!

Yani, AKP, Baykal ve Bahçeli üzerinden CHP ve MHP ile kayıkçı kavgası yapıyor!

AKP iktidarını yıkmak isteyenler, başka çözümler üzerine kafa yorsunlar!:))

Nokta!

 

……………

 

 

TBMM’de, AKP ile MHP’li vekiller arasında cereyan eden “Milletvekili Meydan Muharebesi” bağlamında da birkaç satır…

Öncelikle…

Maziden birkaç enstantane…

Danıştay cinayeti sonrasında, düzenlenen cenaze töreni sırasında, cami avlusunda AKP’li kabine üyeleri yuhalanmış, linç edilmekten son anda kurtulmuştu!

Erdoğan ise o gün sanki başına gelecekleri önceden sezmiş gibi cenazeye katılmamış, soluğu  Antalya’da almıştı!

Abdüllatif Şener, canını zar-zor kurtarmanın verdiği heyecan ile Erdoğan’ı arayıp, “Abi bizi neden sattın, az kalsın ölecektik” diye sitem etmişti!

O günlerde Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül ise videoda defalarca izlediği Cemil Çiçek’in kaçış görüntüleri üzerine, yanındakilere “Cemil Abi, olimpiyatlara katılsa, bu performansı ile kesin kazanır” diye takılıp, art arda kahkahaları patlatıyordu!

Demem o deme değil, şu deme:

AKP kulislerinde, yaşanan son kavgaya dair de renkli anekdotlar anlatılıyor!

Erdoğan kürsüde konuşurken, ortalık karışır!

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, önce gözlüğünü, ardından ceketini çıkartıp MHP sıralarında oturan Osman Durmuş’a doğru hücum eder!

Bu sırada, Erdoğan olduğu yerde donup kalmıştır!

Hemen iki milletvekili Erdoğan’ın koluna girip, çatışmanın ortasında hırpalanmasını önlerler!

Erdoğan, çakma kabadayı olduğu için kendisini götüren milletvekillerine çıkışır; “Neden beni dışarı çıkardınız, ne gerek vardı, bana bir şey olmaz, şimdi korktu kaçtı diyecekler” diye…

Koluna giren vekillerden biri hemen söze girer:

“Ona ne şüphe efendim! Biz alimallah MHP’lileri tepeleriz, o konuda bir şüphemiz yok! Biz sadece Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ceketinin ardından gözlükleri de çıkartınca size bir şey olacak diye korktuk!”

Erdoğan, öfkeyle sorar:

“O ne demek öyle?”

Hazırcevap milletvekili cevap verir:

“Efendim biliyorsunuz bu Akdağ, domuz gribinden bu yana size soğuk! Osman Durmuş’a diye size hamle yapabilirdi! Gözünde de gözlük yok! Sonra da kendini ben Durmuş’a çakacaktım ama yumruğum sayın Başbakan’a gelmiş diye kendini savunmaya kalkışırdı! Gördüğünüz gibi tehdit dış değil, içten geldiği için sizi dışarı çıkardık! Sadece ceketi çıkarmakla kalsaydı biz bir  şey yapmayacaktık ama gözlüğü çıkarınca çok korktuk!”

Bunun üzerine Erdoğan da güler ve konu kapanır!

 

……………

 

 

Erdal Şafak: “İsrail, AB’nin üyesi, hamisidir!”

https://www.sabah.com.tr/Yazarlar/safak/2010/02/03/hoppala

(…)

Mehmet Ali Birand: “Ankara, Tahran’ı nükleerde kollar gibi yapıyor!”

https://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=13690669&yazarid=69&tarih=2010-02-04

(…)

 

…………….

 

 

Erdoğan’ın, “Başbuğ ile paslaşıyoruz” açılımı bağlamında birkaç soru:

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13692692.asp?gid=233

Erdoğan, Başbuğ ile TSK’ya karşı düzenlenen “asimetrik saldırı”yı birlikte düzenliyoruz, mu demek istiyor?!

Ya da TSK’ya karşı asimetrik saldırıyı yapan odakları (Gülen Cemaati, F Tipi yapı, PKK, AKP) ortaya çıkarma hususunda mı paslaşıyor?!

Veyahut Erdoğan, arka planı İngiltere olan Genelkurmay Başkanı Başbuğ üzerinden İngiliz Ordusu, MI6 vb adresler ile mi paslaşıyoruz, demek istiyor!

Hangisi?!

 

…………..

 

 

Erdoğan’a, Gül’e birisi “Böh” yapsa, yürekler Selanik!

Çok ciddi darbe paranoyası içindeler!

Çünkü ne yaptıklarını onlar da biliyorlar!

Yapmaya çalıştıkları şeyi başaramaz iseler başlarına ne geleceğinin de farkındalar!

“At izinin it izine karıştığı alacakaranlık kuşağı”ndan Gül & Erdoğan ikilisine not:

İstiklal Marşı “Korkma” diye başlıyor!

Bu vatanı bölmek, parçalamak isteyen o güruhtan biz korkmuyoruz!

Sizler de, korkmayın!

Eğer onlarla işbirliği içinde iseniz o vakit/zaman korkun!

Sözün özü:

İngilizler tarihte bir kez daha kaybedecek!

Türk’ler, tarihteki “ateş”le imtihanlarından bir kez daha zaferle çıkacaklar!

Nokta!

 

…………..

 

 

Ve…

Son olarak…

Gerçek olan ile gerçek olmayanın iç içe geçtiği, “kadrolu hainler” üzerinden kontrol altında tutulan bir “kontrollü kaos” süreci bu!

“Domuz Gribi” vakasından da anlaşıldığı üzere, küresel medya üzerinden doğru ya da yanlış kamuoyu oluşturmak mümkün!

Kamuoyunu panikletmek, yanlış yönlendirmek de!

İngiliz medyasını takip ederek, dünyayı anlamaya ve algılamaya çalışan işdünyasının hali ise içler acısı!

Post modern zamanlarda “Medya”, operasyon yapan istihbarat servislerinin illüzyon yapmak için kullandıkları bir araç!

“Dezenformasyon / Enformasyon sarmalı!”

Günlük, haftalık medyayı takip ederek ne siyasi ne de finansal operasyon yapılabilir!

Sadece gelişmelerden haberdar olunabilir!

AKP iktidarı ve AKP ile perde arkasında iş tutan “ağlak surat”ları gördükçe, pek hoşlanmasam da, tekrarlamadan geçemiyorum:

“Biz sizi daha önce uyarmıştık ama siz İngiliz Kraliçesi’nin süreli bültenlerini takip ettiğiniz için bizi anlamamıştınız! Çince konuşmakla itham etmiştiniz! Ne oldu, şimdi ne değişti de bir anda Türkçe konuşmaya başladınız!”

Bu bağlamda, özgül ağırlığı yüksek bir okurum not yollamış:

“Bırak bizi bir kenara, gafletimizin, sizi dinlememizin cezasını çekiyoruz! Asıl soru şu: AKP’nin 5 yıl daha iktidar olmak için takati kalmış mıdır, bir de ona bakmak lazım!”

Bilmem!

Bilemem!:))

Bildiğim bir şey var ise o da AKP iktidarda kaldığı sürece, “Aman ağzımızın tadı bozulmasın” kampanyası yapan işadamlarından hiçbirinin “mevcudiyetlerini koruyamayacakları” yönünde!

Görünen köy kılavuz istemiyor!

AKP, Uzan’la nasıl oynadı ise, Doğan’la da oynuyor; nasılsa o da birkaç gün içinde ayıkır!

Kamuoyuna açık düşüncem odur ki, 2006’da tekrarlanan hatanın, 2010 ikinci çeyreğinde tekrarlanması halinde tek kelime ile “yoksunuz”!

AKP’den önce “deliğe süpürülen” ilk siz olursunuz!

Hülasa, işdünyasından aldığım izlenim, şark kurnazı, tüccar, yalan dolan “voila/işte” AKP’ye güvenleri kalmadığı yönünde!

Ezcümle, asla, asla deme, aynı suda iki kez yıkanılmaz!

Nokta!

 

Sevgiler

6 Şubat 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

1 YORUM

  1. Kurtlar Vadisi’nde, ve genel anlamda İslamcı geçinen tayfada, İngilizlerin hiç yer almaması ne kadar ilginç… Resmi söylemde cumhur ama aslında AKP-başkanı Gül’ün Kraliçe’sine biat etmesi, İngiliz ekonomi bakanımız olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının –daha alınmadan– 6-5 diye İngiliz kaynaklardan okunabilmesi, İngilizler’in 1 Mart tezkeresinde Gül’e “ABD’ye izin vermeyin” emri ile Amerikalıları mükemmel kazıklaması, Afganistan’da ABD kazansın diye değil de onların çöküşüne 1.elden tanık/emin olmak ve tozup erken kaçmasınlar iyice batsınlar diye 10000’e yakın askeri ile onu kalmaya/savaşmaya teşvik etmesi –İran konusunda 1-Mart-vari ne katakulliler tezgahladıkları Allah’a kalmış (ABD’yi Iran’ın üstüne salabilirlerse, iflah olur mu ABD?)– nedense malum kesimler için “tabu”

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?