INTERNATIONAL HERALD TRIBUNE: Bir Türk Cumhurbaşkanı cinayet teorisiyle mezardan çıkarıldı

INTERNATIONAL HERALD TRIBUNE: Bir Türk Cumhurbaşkanı cinayet teorisiyle mezardan çıkarıldı

 

Adli uzmanlar eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şüpheli ölümündeki 19 yıllık esrarı aydınlatmak ümidiyle mezardan çıkan kalıntıları incelemeye aldılar.

Yenilikçi Özal Türkiye’yi ordu yönetiminden çıkardı ve 1993’te kalp krizi sonucu ani ölümüne kadar ekonomik iyileşmesini izledi.

Aile üyeleri uzun süre siyasi düşmanları tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü iddia ettiler. Bir iddiaya göre ölümünden bir gün önce Bulgaristan Konsolosluğu resepsiyonunda kendisine zehir katılmış limonata verildi.

2010 kitabında Turgut Özal’in erkek kardeşi Korkut Özal , ardarda seçilen hükümeti yıkmaya çalışmakla suçlanan ordu ile sözde bağlantıları olan aşırı ulusalcı şebeke Ergenekon’a işaret etti.

Tartışma Türkiye’nin demokrat liderleri ile ordu ve güvenlik kuvvetleri arasındaki uzun süredir devam eden gerginliğe değiniyor ve bir zamanlar yine Türk devletinin huzurunu bozan Kürt ayrılıkçıların kanlı savaş dönemini hatırlatıyor.

Eski Cumhurbaşkanının ceset kalıntıları Ankara başsavcısının emri üzerine tartışmayı sonlandırmak için İstanbul’da Topkapı mozolesinden çıkarıldı.

Karar şimdiki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün emirleriyle hareket eden devlet denetleme kurulunun ölüm hakkında şüpheleri seslendiren Haziran ayı raporundan sonra çıktı.

Özal’ın ölümüyle ilgili tartışmadaki son gelişme Turk mahkemesinin 330 ordu mensubunu tutuklamasından hemen iki hafta sonra geldi. İçlerinde 3 eski başkumandanın da bulunduğu grup yaklşıik on yıl önce şimdiki başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetini düşürmek için geniş kapsamlı komplo kurmak suçundan yargılanıyor.

Meslektaşım Ş. Arsu’nun yazdığına göre; sözde ”Balyoz Darbesi” ne dayanan dava, 1960’dan beri 4 darbenin sorumlusu eski baskın laik milliyetçi Türk ordusunun üzerinde seçilmiş hükümetin gücünün sınanması olarak görülüyordu. Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi İslami hareketten beslenir.

Mezardan çıkarma eski başbakan Tansu Çiller’in 1997’de Türkiye’nin ilk İslami başbakanının görevinden alınmasına yol açan olaylar boyunca ordu kumandanlarının uzaklaştırılmasında başarısız olduğu politik-askeri krizi inceleyen savcılara söylemesiyle aynı gün oldu.

Eğer adli raporlar Özal’ın zehirlendiğini ortaya çıkarırsa, bu hala bunun nedeni neydi sorusunu açık bırakacaktır.

1988’de bir suikast girişiminde parti kongresi esnasında gizli sağcı paramiliter grupla bağlantıları bulunan bir tetikçinin ateş açmasıyla hafifçe yaralanmıştı.

Şüpheler ölümünden kısa süre sonra ateşkesle sonuçlanan P.K.K diye bilinen Kürt işçi partisi gerillalarına karşı uzun süren iç savaşı sonlandırma gayretlerine karşı olduklarına odaklanıyor.

Bu yıl P.K.K.dan çıkan yeni bir tehlike komşu Suriye sınırına sıçradı. Ölmeden önce yazdığı bir mektubunda Özal’ın Kürt meselesi karşısında sakin olduğu seziliyordu.

Adli uzmanlar tarafından zehir tespit edilmesi Özal’ın öldürülüp öldürülmediği sorusunu çözer, fakat onu kimin öldürmüş olabileceği sorusu cevapsız kalacaktır.

2010’da erkek kardeşi şöyle demiş: ”Eğer bu olay araştırılırsa, Watergate’e benzer bir skandal olacaktır.”

Çeviren: Semra Bayraktar

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?