İş dünyası, ekonomideki ivme kaybına rağmen 2019 için iyimser (2)

İSTANBUL (AA) – ALİ ATAR – İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, "2019 yılı, özellikle son 6 ayda alınan ve dengeleme, istikrar içeren sürecin neticelerini göreceğimiz bir dönem olacak. Bu açıdan zorlu yılda ılımlı iyimserlik içindeyiz. 2019, bir dengelenme yılı olarak üreticinin kazanç hanesine yazılacaktır." dedi.

Şekib Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonomi yönetiminin yapısal reformlarda ekonomiyi rayına sokma noktasında önemli ilerleme katettiğini söyledi.

Avdagiç, "Hükümet, 2019’da akıllı telefon diliyle açıklarsak, ekonomide yeni 'bir güç planı' yaptı. Yapısal reform adımlarını hızlandırdıkça ekonomide dengeli güç modundan performans moduna yeniden geçeceğimize şüphemiz yoktur." dedi.

2019 yılında iş dünyasının beklentilerinin 3 konu etrafında yoğunlaştığını ifade eden Avdagiç, bu beklentilerin "kamuyla iş yapan yüklenici firmalara hak edişlerinin zamanında ödenmesi", "KDV iadesi ödemelerinde hızlı hareket edilmesi" ve "finansmana erişimde iyileşme sağlanması" olduğunu bildirdi.

ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın 2019'da parasal sıkılaştırma yapamayacağına dair görüş ve beklentinin ağırlık kazandığına işaret eden Avdagiç, şunları kaydetti:

"Bu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere finansman akışının devam edebileceğine bir işaret… 2019'da TL'nin gücünü korumak için enflasyonu düşürmemiz çok önemli. Alınan ve alınacak yeni tedbirlerle 2019’u makul bir büyüme ve öngörülen enflasyona yakın bir oranda kapatmayı bekliyoruz. Kur ve faiz düzeyindeki istikrar da yatırımları canlandıracaktır muhakkak. Özellikle ihracat sipariş miktarına ilişkin artış bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği gözleniyor. Belirsizlik döneminde azalan stokların yerine konulma ihtiyacı da baş göstereceğinden, yatırımlarda da ılımlı bir konjonktüre gireceğimize inanıyorum."

  • "Küresel ekonomide rüzgar karşıdan esecek"

Şekib Avdagiç, global ekonomik sistemden, büyümenin sürdürülebilirliği noktasında gelen sinyallerin oldukça zayıf olduğunu ifade ederek, "Küresel ekonomide 2019'da rüzgar karşıdan esecek gibi görünüyor. Ticaret anlaşmazlıkları, petrol, politik belirsizlikler ve yüksek faizlerin hepsi küresel ekonomik büyüme için risk oluşturuyor." dedi.

2018’in Türkiye için bir test yılı olarak geçtiğini belirten Avdagiç, şu görüşleri dile getirdi:

"Ben bu yılın 4. çeyreğinde de yine pozitif bölgede kalacağımız kanaatindeyim. Hükümet, iş dünyasından gelen taleplere, önerilere son derece dinamik şekilde reaksiyon gösteriyor. 2019 yılı, özellikle son 6 ayda alınan ve dengeleme, istikrar içeren sürecin neticelerini göreceğimiz bir dönem olacak. Bu açıdan zorlu yılda ılımlı iyimserlik içindeyiz. 2019, bir dengelenme yılı olarak üreticinin kazanç hanesine yazılacaktır. İş dünyası olarak, 2019’da üretimin yeni kodlarını programlayarak ekonomide bambaşka pencereler açmalıyız. Yeni Ekonomi Programı'nın (YEP) oluşturduğu yol haritası, enflasyonla topyekun ve etkin şekilde mücadele gibi makro tedbirler de bu anlamda reel sektörün önünü açmaya devam edecektir."

  • "Artık enerjimizi verimli noktalara yönlendirmeye başladık"

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur da 2018'de iç piyasalarda dövizin baskısı ve artan fiyatlar nedeniyle enflasyon yaşandığını ancak sağlam temelleri olan Türkiye ekonomisinin bu süreçte, yerinde alınan tedbirler ile durumu stabilize edebildiğini söyledi.

Cesur, 2018 sonu itibarıyla ekonomide ciddi bir dengeleme sürecine girildiğini ifade ederek, "Bundan sonrası enflasyon, faiz ve cari açıkla mücadele şeklinde geçecektir. Bu 3 kalem, arzu edilen rakamlara çekilebilir ise iç piyasa rahatlayacak, istihdam ve yatırım oranlarında beklenen hareketlenme başlayacaktır. Ülke ekonomimiz bunu başarabilecek güçtedir. Bu bağlamda geriye doğru dönüp baktığımızda, Türkiye ekonomisi 2000'li yıllardan bugüne 200 milyarın üzerinde doğrudan yatırım çekebilmeyi başarmıştır. Ayrıca, ihracat oranlarımızda da ciddi artışlar sağlayarak 170 milyar dolar bandına geldik. Bunlar ülke ekonomimizin dinamik bir yapıya sahip olduğunun göstergeleri." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin coğrafi özelliği, stratejik konumu ile birçok yatırımcı için cazibe merkezi olduğunu belirten Cesur, bu yılın tüm sıkıntılara rağmen büyüme ile geçtiğini söyledi. Türkiye'nin genç nüfusu ve istikrarlı ekonomisi ile büyümesini sürdüreceğini kaydeden Cesur, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2019, birçok gelişmeye gebe bir yıl olacak gibi duruyor. Bu süreçte Türkiye gerekli tedbirlerini almalı. Biz 2019 yılında alternatif ticaret ve alternatif finans modelleri üzerine eğileceğiz. 2023 yılına ilişkin hedeflerimiz var. Türkiye'nin bulunduğu coğrafya ve burada yaşanan sıcak gelişmeler, son dönemlerde bizi yerli ve milli kavramlarına itmiş oldu. Artık enerjimizi verimli noktalara yönlendirmeye başladık. Özellikle Afrin ve Zeytin Dalı operasyonlarında bunun önemini askeri yönden anlarken, cari açıkta vermiş olduğumuz miktar ile de katma değeri yüksek teknolojik ürünler noktasında yerli ve milli üretimin önemini anlamış olduk. 2019 yılında bu bilinçle birlikte ağırlıklı olarak katma değeri yüksek yerli ürünlere yöneleceğimiz kaçınılmaz bir gerçektir. Dünyada yaşanan ticaret savaşları sonrası paranın seyri başka yönlere kaymaya başladı. Bu yönlerden biri de teknoloji alanında yaşanıyor. Türkiye'nin de dünyada ekonomi alanında söz sahibi olabilmesi için özellikle yerli teknoloji alanında hamleler yapması gerekiyor."

  • "2019’un daha ılımlı geçmesi için ev ödevlerimizi yerine getirmeliyiz"

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise KOBİ'ler için nakit akışının devamlılığının hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, 2019'da alacak sigortasının hayata geçirilmesi ve KOBİ’lerin finansmana erişimindeki sıkıntıların giderilmesinin, ekonominin lokomotifi olan KOBİ'leri daha dirençli kılacağını söyledi.

Turan, 2019 beklentilerine ilişkin şunları kaydetti:

"2019’un daha ılımlı geçmesi için ev ödevlerimizi eksiksiz yerine getirmeliyiz. Global ekonomi ile ilgili öngörüler, büyümenin 2018'de yüzde 3,8 ile tepe noktasına ulaşacağı ve devamında daha düşük bir platoya ineceği şeklinde. Dünyada likidite sıkılaşırken, Türkiye’de ekonomik yavaşlama; enflasyon ve büyümenin yavaşlamasının da yılın ilk yarısında devam edeceği görülüyor. Yurt dışı kaynaklı dalgalanmaların ülkemiz finansal piyasalarında 2018’de yaşananların bir benzerini tekrarlamaması için belirsizliklerin en aza indirilmesi önem kazanıyor. YEP'te açıklanan hedeflerin, şeffaf, öngörülebilir, bağımsız para ve maliye politikalarıyla desteklenmeye devam etmesi, 2019’un 2018’e göre daha ılımlı geçmesine önemli katkı sağlayacaktır."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?