İstanbul barışın evi olacak

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin giderek aktif bir rol üstlendiği arabuluculuk faaliyetlerindeki vizyonunu 4 ana maddede özetledi.

Davutoğlu, yürütülen arabuluculuk faaliyetlerinde en önemli unsurların, psikolojik, entelektüel, etik ve yöntemsel boyut olduğunu söyledi. Davutoğlu ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, dün 2 ülkenin ortak inisiyatifiyle gerçekleştirilen “Arabuluculuk İstanbul Konferansı”na ev sahipliği yaptı. Brezilya Dışişleri Bakanı Antonio Patriota ve BM Genel Kurul Başkanı Nasir Abdulaziz Al-Nasser’in katıldığı toplantıya alanında uzman akademisyenler, sivil toplum ve değişik uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Davutoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “İstanbul, Dersaadet olarak adlandırılırdı. Yani mutluluğu yeri. Mutluluğun olması için barış olmalı. Arabuluculuk, barışın sağlanması için en önemli unsurlardan biridir. İstanbul, barış ve mutluluğun evi olacaktır” dedi.

BMGK’ya : Acizsin

Davutoğlu, Suriye konusunda Rusya ve Çin’in veto kartını kullanması nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’ni “aciz kalmakla” suçladı. Davutoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a da “Suriye kimsenin şahsi mülkü değildir. Hiçbir grubun, partinin, ideolojinin hakimiyetinde değildir. Suriye halkına aittir” diye seslendi. Davutoğlu, İstanbul’daki Arabuluculuk Konferansı kapsamında BM Genel Kurulu Başkanı Nasir Abdulaziz Al-Nasser’le düzenlediği ortak basın toplantısında şunları söyledi: “Son dönemde BM’nin krizlere müdahale konusunda bazen geç kaldığını, bazen iç çatışmalarla vakit kaybettiğini görüyoruz. Suriye tasarısının veto edilmesi bir çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Güvenlik Konseyi’nde reddedilen tasarının Genel Kurul’da kabul edilmesi bir çarpıklık olduğunu gösteriyor. Bu çarpıklıkların giderilmesi şarttır. Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi doğrudan etkileyecektir. Tunus’tan Suriye halkına, ‘Başkaları acınıza sessiz kalabilir ama biz burada katliamların karşısında olmaya devam edeceğiz’ mesajı verdik. Türkiye’nin öncelikli talebi akan kanın durmasıdır. Suriye rejimi derhal ve hiçbir şart öne sürmeksizin şiddeti durdurmalı ve orduları geri çekmelidir.”. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?