İşte Belgesel, İşte BBC

OLAĞANÜSTÜ BİR BELGESEL

Yağmurlu bir Londra akşamından hepinize selamlar sevgili okurlarım.

Mart Cuma gecesi İngiltere saatiyle 21:00 de BBC 2 ‘de yayınlandı. İnanılmaz bir titizlikle ve en ince detaylar dahi düşünülerek hazırlanmış olan bu belgesel, 2005 yılının Haziran ayından başlayarak, olayları ve gelişmeleri aktara aktara 2006 yılının Ocak ayına kadar geliyor. Ağırlıklı olarak Prof. Nickolas Humprey’in yorumlarına yer veren belgeselde Çukurova Üniversitemiz, Türkiye’nın en iyi üniversitelerinden biri olarak değerlendiriliyor ve Sayın Prof. Üner Tan’in bu büyük keşfinin bilimsel alanda açtığı çığırdan bahsediliyor. Belgeselde ayrıca çeşitli ülkelerde bugüne kadar rastlanmış olan ve Darwin’in evrim teorisiyle ilgili olabileceği veya bu teorici doğrulayabileceğine inanılan başka görüntülere de yer verilmis.

Yüzü tamamen tüyle kaplı olan insanların, kuyruk sokumlarından aşağıya doğru kuyruk şeklinde uzantılar olan insanların ve ayrıca vücudunun göğüs kısmında dört adet meme başı olan insanların fotoğrafları gösterildi. Belgeselde Darwin teorisinin Türkiye’deki yeri ve öneminden bahsedildi. Okullarda fen derslerinde okutulduğu ancak Türk halkının içten içe bu teoriye inanmadığı dile getirildi. Müslüman bir ülke olan Türkiye’de insanların King Kong’dan değil, Allah’in yarattığı Adem ile Havva’dan geldiklerine inanmayı tercih ettikleri vurgulandı. Ama kesinlikle aşağılayıcı ve küçümser bir şekilde anlatılmadı. Hemen Amerika’nin Ohio eyaletinden bir kiliseden görüntülere yer verildi ve orada da Darwin teorisine pek inanılmadığı gösterildi.

19 çocuklu bir aile olan Ulaş Ailesi’nin bireylerinin tek tek gösterildiği belgeselde, 4’ u kız 1’i erkek olmak üzere 5 kardeşin emekler şekildeki yürüyüşleri analiz edildi. Çok sayıda uzmanın görüşleri alındı. Konuşmakta güçlük çeken 5 kardeşin, kendilerine has bir dil geliştirdikleri, bunun Türkçe olmadığı ve Kürtçe olduğunun tahmin edildiği söylendi. Beyinlerinde mevcut olan bir rahatsızlık sonucu bu durumda oldukları düşünülen 5 kardeşe özel bir hastanede çeşitli testler uygulandı. Özellikle uygulanan el becerisi testlerine inanamadım sevgili okurlar. Hüseyin Ulaş, el becerisi testlerinde oldukça başarılıydı. Öte yandan Safiye Ulaş, testlerde kendisinden ne yapması istendiğini anlayamadığı için hiç başarı gösteremedi. Ancak gelin görün ki, beceri testlerini başaramayan Safiye, gayet güzel ve hızlı bir şekilde başörtüsünü bağlayabiliyor ve tığ ile iğne oyası yapabiliyor.

Ulaş Ailesi yıllar önce evlerinin lanetli olduğuna inandıklarını ve kendilerine oturdukları köyün tepelerine doğru yeni bir ev inşa ettiklerini söylediler. Ancak değişen bir şey olmadığını ve yavaş yavaş umutlarını kaybettiklerini dile getirdiler. Psikolog Defne Aruoba’nın tercümesiyle İngiliz bilimadamlarıyla konuşan Ulaş Ailesi’nin, geçtiğimiz Ocak ayındaki görüntüleri ise gerçekten çok dokunakliydi. Evlerinin bahçesine kurulan yürüyüş bandı ve paralel barlar sayesinde hergün çalışma ve antreman yapan 5 kardeş, gözle görülür bir ilerleme kaydetmişlerdi. 

Sözü fazla uzatmak istemiyorum zira eminim ki ülkemizde de mutlaka gösterilecektir bu önemli belgesel. Ben son derece bilimsel ve objektif buldüm. İnsan haklarına ve Ulaş Ailesi’nin gururuna son derece saygılı olduklarını düşündüğüm belgesel yapımcılarını ve bu belgesele emeği geçen herkesi kutluyorum. Ancak eleştirmeden duramayacağım bir şey var elbette: Belgeselin müzik düzenlemelerini yada müzik seçimlerini yapan kişiye seslenmek istiyorum. Jenerik müziği olarak Binbir gece Maşalları tarzında bir müzik seçmek çok yanlış olmuş. Türkiye %99 u müslüman olan bir ülkedir ama Arabistan değildir. Keşke fonda Türk motifleri içeren bir Anadolu türküsü kullanılsaydı…. 

Londra’dan hepinize selamlar.

Ebru LENTINI

1 YORUM

  1. Sevgili Ebru,
    Çok teşekkürler bu değerli yorumun için. İngilizcem yeterli olmadığı için bu belgeseli iyi anlayamamıştım.. Anlayabilenler bana hiçte pozitif yorumlar iletmemişlerdi: bana hemen hemen hiç yer verilmediğini söylemişlerdi.. Senin yorumundan sonra rahatladım.. O zaman bu konuda emeği geçen herkese sende dahil içtenlikle teşekkür ediyorum..

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?