İTİRAF EDİYORUM

itiraf ediyorum
Gün oldu Ergenekon Davasına olan inancım azaldı, balyoz, internet andıncı gibi davalara olan inancımı kaybetmeye yaklaştım.Yaptıkları onca büyük medya baskısı ve haber kirliliği etkisi altında kalarak acaba bu olaylar Cemaat’inmi diye düşünmedim desem yalan demiş olurum.

Bilmem kaç yıldan yargılanıyor diyerek başlayan üniversite öğrencileri davalarını bile içimden; yok ya bu kadarıda fazla dedim.

Dinleye dinleye nerede ise inanacaktım Başbakan’ın diktatör olduğunu. Git gide sivil diktatörlüğe gittiğimizi artık ufaktan ufaktan düşünüyordum.

Ergenekon davası sonuçlanınca; hadi canım ne gerek var bu kadar yıla bile içimden dedim. Hatta o gün bile salıverilmesi gerekiyordu düşünmedim desem yalan olur.

Gezi parkı’nın bile artık muhalefetsiz kalan hükümetin artık o yada bu şekilde bir muhalefeti var diyerek hafifden hoş karşılamaya çalıştım.

Artık bu ülkede bir olabileceğimize,birlikte yaşayabileceğimize inancım oldukça yükseliyordu. Netice de sandık var ve özgürce oy kullanabiliyoruz. Bu çerçevede birlikte bir yol alabileceğimize inandırmaya çalışıyordum kendimi.

Hatta Cüneyt ARCAYÜREK’in Sayın Hayrulnissa hanım ve Emine hanımefendiler için yazdıkları nefret suçu kapsamındaki yazılar bile bu inançlarımı azaltamadı.Bunlar eskinin artıkları dedim kendime. Bozma morali Mahmut. Bu ülke insanı birlikte yaşayabilir diye kendime extra motive ettim.

Hatta ve hatta Meclis Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK’in başörtülü vekil olabilir sözüne karşı konuşan CHP’nin bunun laikliğe aykırıdır sözü bile benim birlikte yaşama inancıma darbe vuramadı.

Ama dün ODTÜ’de kayıt için gelen başörtülü öğrenci’lere yapılanlar adeda beni rüyadan uyandırdı. Ergenekon’daki cezaları artık az buluyorum. Yok öyle af filan insanın artık aklının ucundan bile geçmiyor. Gezi parkı mı? Yok ya,çok yumuşak davranılmış. Bu cani’lere,bu insafsızlara, bu pervasızlara devlet yumruk gücünün en sertini vurmalı idi. Balyoz’muş, internet andıc’ı imiş, oymuş, buymuş. Hepsine direk ömür boyu verilmesi gerek.

Okula kayıt yapmaya gelmiş 3 başörtülü öğrenciyi ellerinde DİKKAT BURADA CEMAAT VAR pankartları ile taciz eden ve utanmadan bunları alkışlayan insanların ! derhal okul ile ilişkileri kesilip,yapılan bu hakaret nefret suçları kapsamında değerlendirerek derhal hapise gönderilmesi gerek. Rektör’ün ivedilikle görevden alınıp yerine üniversiteyi özgürlükçü alana çevirecek bir rektör derhal atanmalı. Üniversiteler içerisinde güvenliği yeniden ve ivedilikle polisin sağlaması gerekiyor.

İnsanın hala mı ? diyesi geliyor. Hani diktatör vardı bu ülkede? Hani faşist bir zihniyet vardı? Hani ülkede özgürlük yoktu? Hani insanlar teker teker hapise atılıyor du? Madem böyle idi de nerden alıyor bu çapulcular bu cesareti? Nasıl bunu yapmaya güçleri yetiyor?

Hükümetin hala bu kadar tolerans tanıdığına artık inanmak istemiyorum. Nasıl ki yahudilerin aleyhinde konuşmak nefret suçu kapsamına giriyorsa, derhal ve ivedilikle başörtülülere yapılan bu aşağılama ve hakaretlerde bu kapsama alınmalı. Bunun sert bir karşılığı olmalı artık. Başörtülüler bu ülkenin üvey evladı değil. Artık hükümeti ivedilikle göreve çağırıyorum ve yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını öneriyorum.

Mahmut Özdamar / Pennsylvania 

[email protected]

Advertisements

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?