İSTANBUL(AA)- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki 15 Temmuz darbe girişimi faaliyetlerine ilişkin 10’u tutuklu 29 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıklardan 5'inin tahliyesine karar verildi.

İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısındaki binada yapılan duruşmada tanık ifadeleri alındı.

Duruşmaya bulundukları şehirlerden Ses ve Görüntülü Bilişi Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle bağlanılan tanıklardan, olay tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nda er olarak görev yaptığını ve eski üsteğmen Rıfat Gürkan’ın şoförü olduğunu belirten tanık Evren Davulcu, 14 Temmuz’da Gürkan’ın habercisi tarafından çağrıldığını söyledi. Kendisiyle birlikte 4 asker olarak Gürkan’ın odasına gittiklerini kaydeden tanık Davulcu, “Vekaleten gelen tabur komutanı emir vermiş. Diğer 3 askerle birlikte şarjörlere mermi koyduk. Hücum yelekleri de o odadaydı.” ifadelerini kullandı.

Davulcu, akşam 20.00-21.00 arasında Gürkan’ın şoförleri odasına çağırdığını anlattığı ifadesinde, “Odanın kapısında toplandık. Bize, ‘Emir gelirse dışarı çıkabiliriz.’ dedi. Gece 23.00-24.00 arasında da bize rütbeli gazinosunu açtırdı. Bir süre sonra, dışarı kimsenin çıkmayacağını söyledi. Sonra da kulelere birer nöbetçi konuldu. Bir süre sonra bazı rütbeliler geldi, Gürkan’ın odasına geçtiler, haberleri izlediler. Sabah Gürkan’ı nizamiyeye götürdüm. Darbeyi gece saatlerinde rütbeli gazinosunda öğrendim.” şeklinde konuştu.

Tutuklu sanık Rıfat Gürkan, ifadesini tamamlayan tanık Davulcu’ya “Şoförleri topladığımda, ‘Başbakan bir açıklama yaptı, kalkışma varmış, kimse dışarı çıkmayacak. Ancak devletimiz bize görev verirse çıkarız. O başka, o zaman dışarı çıkarız.’ Diye bir konuşma yapmadım mı?” Diye sordu. Davulcu, “Evet öyle dediniz.” diye cevap verdi. Davulcu, Gürkan’ın “Darbeye yönelik bir eylemimi ya da tavrımı gördünüz mü?” sorusunu ise “Hayır görmedim” şekline cevapladı.

Davulcu’nun ardından olay tarihinde er olarak görev yapan Oğuzhan Martaz’ın tanık ifadesi alındı. Martaz, 15 Temmuz sabahı, tutuklu sanıklardan Nurettin Çakmak’ı, darbe girişimi faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan albay Haydar Yalın’ın aracının arkasından bir çanta alıp, kendi aracına götürdüğünü gördüğünü anlattı. Martaz, duruşma salonundaki Çakmak’ı da çantayı alan kişi olarak teşhis etti.

Sanık Çakmak, söz alarak, “Haydar Yalın gözaltına alınırken üzerinden tabancası çıkmadı. Maksadım aracındaki çantasında olabilir düşüncesiyle, silahı alıp Nebi albaya vermek, şahsi eşyalarını da ailesine teslim etmekti. Çantayı elime aldığımda hafifti, içinde silah yoktu. Hala içinde ne olduğunu bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Olay tarihinde şoför olarak görev yaptığını dile getiren tanık Umut Ergen ise ifadesinde şunları anlattı: “Koğuşta yatıyordum. Nöbetçi amir olarak Rıfat üsteğmen bizi çağırmış. Bizi topladı, hazır olmamızı söyledi. Askeri gazinoda beklemeye koyulduk. ‘Benden haber bekleyin, oturun orada’ dedi. Geç saatlere kadar bekledik, sonra koğuşa gittik yattık.”

Tanık beyanlarının ardından duruşma savcısına söz verildi. Savcı, gelmeyen tanıklar hakkında zorla getirilme kararı çıkarılmasını, çeşitli kurumlardan istenen evrak ve raporlarının dönüşünün beklenmesini ve tutuklu sanıkların tümünün tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Duruşma savcısının görüşünün alınmasının ardından, sanıkların tanık beyanlarına karşı diyecekleri ve talepleri alındı. Tutuklu sanıklar tahliye talebinde bulunurken, bazı tutuksuz sanıklar ise haklarında adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi.

Ara kararlarını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Ali Eti, Halil Demirel, Yener Çakır, Mehmet Ali Yaşar ve Serdar Asma'nın tahliyesine hükmetti. Yener Çakır haricindeki diğer 4 sanığın tahliye kararı oy çokluğu ile alınırken, heyet tahliye olan tüm sanıklar hakkında yurt dışı çıkış yasağı, haftada 3 gün ikametlerine en yakın karakola imza atma ve İstanbul'u terk etmeme adli kontrol tedbiri uyguladı.

Diğer tutuklu 5 sanığın tutukluluk halinin devamını kararlaştıran heyet, bazı tutuksuz sanıklar hakkındaki ikametlerine en yakın karakola haftada belirli günler imza atma adli kontrol şartını kaldırırken, yurt dışına çıkış yasaklarının devamına karar verdi.

Dosyanın sanıklarının ankesör soruşturmalarına konu olan sabit hatlardan aranıp aranmadıklarının tespiti için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına hükmeden heyet, duruşmayı Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde yapılmak üzere 3 ve 4 Eylül'e erteledi.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?