Kaliforniya ve Sigarasız Yaşam

Kaliforniya ve Sigarasız Yaşam. Çok güzel bir haber vardı bugün gazetelerde. Mahmut Ekenel yazdı.

Kaliforniya ve Sigarasız Yaşam

Çok güzel bir haber vardı bugün gazetelerde. Türkiye’de Anayasa Mahkemesi, kahvehanelerde sigara yasağı getiren kanun hükmünün iptal istemini oy çokluğuyla reddetmişti. Aklıma birkaç ay önceki bir izlenimim geldi. NBC televizyon kanalında haberleri izliyordum. Konu, 1940 yılında başlayan ilk canlı televizyon haber programıydı. Bu tarihi haber programlarını banttan izlerken dikkatimi masa üzerindeki sponsor firmanın ismi çekti; “Camel, Finest Turkish Blend” yazıyordu büyük harflerle. Hatta haber spikeri durmadan sigara üzerine sigara yakıyordu. Bu tarihi görüntülerden birkaç dakika sonra günümüzün haber spikeri olan Brian Williams konuya açıklık getirdi. 1940‘li yıllarda sigaranın zararlarını bilmediklerini, bu yüzden bir sigara şirketini kendilerine sponsor olarak aldıklarını, ve anlaşma gereği spikerinin haber programı boyunca mutlaka birkaç tane sigara içmesinin zorunlu olduğunu anlattı. Kaliforniya’da yaşayan biri olarak biran düşündüm: nerden nereye geldik.

Amerika’ya ilk geldiğim günlerde, çok az sayıda olsa da, sigara içen profesörlerin, hatta bir tanesi fakültenin dekanıydı, hiç üşenmeden ve utanmadan okulun kapısının önüne çıktıklarını ve sigaralarını açık havada içtiklerini görmüştüm. Bir Türk olarak ilk düşüncem neden ofislerinin kapısını kitleyip içerde gizlice içmediklerini merak etmiş olmamdı. Amerika’da insanların kurallara nasıl saygılı olduklarını öğrendiğimde, ve kuralların nasıl ciddi ve kararlı bir şekilde denetim altında olduğunu gördüğümde bu merakımdan eser kalmamıştı. Her odada duman algılayıcıları vardı. Ayda bir kez bütün duman algılayıcıları kontrol ediliyor, bozuk olanlar tamir ediliyor, pili bitenlere pil takılıyor, ve aygıtın tahrip edildiği tesbit edilirse o odanın sorumlusuna ağır cezalar geliyordu. Aynı şey şu anda benim yaşadığım apartman sitesinde de geçerli. Kaliforniya da bütün kapalı alanlarda sigara içmek yasak olduğu gibi, bazı kiralık evlerin içinde de sigara içmek yasak. Öyle olunca sigaracı komşularım kapının önüne çıkıp sigara içmek zorunda kalıyorlar. Aslına bakarsanız, çok fazla sigara içende yok Kaliforniya’da. Hatta istatistiklere göre Kaliforniya’da sigara yasaklarının başlamasından 12 yıl sonra sigara içenlerin yüzde 65 azaldığı görülmüş; yine yasaklardan hemen sonra kalp krizlerinde yüzde 60 azalma olduğu gözlenmiş Kaliforniya’da. 1988 yılında Kaliforniya nüfusunun yüzde 23’u sigara içerken, 2006 yılında bu rakam yüzde 10 seviyelerine düşmüş (tobaccofreeca.com).

Türkiye’deki sigara yasakları başlamadan önce Ankara’daydım. Ne oturacak bir lokanta, kafeterya, pastahane bulabildim, ne de traş olabileceğim bir berber dükkanı. Her yer duman altıydı. Yemeğimi paketletip bir parkta yedim bu yüzden. Berber dükkanına giremeyip sıram gelene kadar kapının önünde ayakta dikildim. Ülkemde sigara içmediğim için kendimi dışlanmış hissettim. Bu yüzden Anayasa mahkemesinin bugünkü kararını sevinçle karşıladım. Herkese ömür boyu sağlıklı bir yaşam dilerim.

Mahmut Ekenel

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?