Kara kartal?!

KARA KARTAL /

 

“KARTACA YIKILMALIDIR” VE/VEYA “AKP KORKU İMPARATORLUĞU YERLEBİR EDİLMELİDİR”

 

YA DA

 

İSRAİL İLE AKP ARASINDA KÖPRÜLER ATILIRKEN

 

VEYAHUT

 

HASAN CEMAL, HİTLER ZAMANINDA YAŞIYOR OLSAYDI, HANGİ TARAFTA YER ALIRDI?!

 

Kara kartal?!

 

 

“Gerçek, çıplak dolaşır.”
Alman Atasözü

 

 

……………..

“AKP & Gülen Koalisyonu”nun, “Atatürk Türkiyesi” ve “Laik & çağdaş yaşam tarzı”na karşı yürüttüğü “F tipi darbe” ve/veya “karşı devrim” süreci ile “eksen kaydırma” denemeleri bağlamında, tarihin tozlu rafları arasından sararmış birkaç enstatane…

“Carthago delenda est!”

Türkçe’de mealen, “Kartaca yıkılmalıdır!” anlamına gelen bir deyimdir bu!

Senatör Marcus Porcius Cato tarafından binlerce kez tekrarlanarak tarihe kazınmıştır!

(“Et tekraru ahsen velev kaane yüzseksen / Tekrar güzel şeydir, isterse yüzsekseninci kez olsun!”)

Neden mi?!

Anlatayım:

Kartaca, M.Ö. 814 yılında, Filistin topraklarında bulunan Tire (Sur) kentinden gelen Fenikeli tüccarlar tarafından Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir kentin adıdır.

M.Ö. 6.Yüzyıl başında Babil Kralı Nabukadnezar tarafından Tire kenti yıkılınca, tüm Fenike kolonilerinin en büyüğü, en zengini ve en güçlüsü olan Kartaca bağımsız duruma gelir.

Tire ve Sidon şehirlerinin İspanya ile Sicilya’da kurdukları koloniler Yunan istilalarıyla karşılaşınca Kartaca’dan yardım isterler.

Sonuçta Sicilya üzerindeki Yunan gücü durdurulmakla kalmaz, Kartaca hem Sicilya’da, hem de Balear adaları ile İspanya kıyısında kendi kolonilerini kurar.

Ardından Sicilya, Sardunya ve Balear adalarının tamamı Kartaca tarafından ele geçirilir; Libya ve Cezayir kıyılarında yeni koloniler kurulur.

M.Ö. 520 yılı civarında Cebelitarık Boğazı’nın ötesine yollanan bir keşif birliği, Fas, Moritanya, Senegal, Gine ve hatta Madeira ile Kanarya Adaları’nda yeni yerleşimler kurar. Sürekli büyüyen Kartaca kentinin nüfus fazlası bu yeni yerleşimlerde iskan edilir.

Gittikçe büyüyen Kartaca ile Roma arasında uzun yıllar süren savaşlar olur.

Romalılar Kartacalılar’ın kendilerine yaşattığı felaketlerden öyle etkilenmişlerdir ki, Senato’da “Kartaca tamamen yok olmadan asla güvende olamayacaklarına inanan” birçok senatör mevcuttur.

Bunların en ünlüsü Senatör Marcus Porcius Cato her konuşmasını “Carthago delenda est” yani “Kartaca yıkılmalıdır” diyerek bitirmektedir.

Hatta bir gün senatoya Kartaca’dan getirttiği incirleri gösterip “Bakın bu güzel incirler Kartaca’dan geliyor. Buraya 3 günde geldiler.” diyerek toparlanmakta olan Kartaca’nın yeniden güçlü bir rakip olarak karşılarına dikileceğini senatoya anlatmaya çalışır.

Senatör Cato her konuşmasını “Kartaca Yıkılmalıdır!” diye bitirmeye devam eder.

Bu çabası nihayet sonuç verir ve Roma Kartaca’yı yok etmeyi kararlaştırır.

Kartaca’nın Kuzey Afrika’daki özerk krallıklarını isyana kışkırtırlar.

Kartaca’nın artık eski gücünden eser kalmaz. Nihayet M.Ö. 149 yılında, Romalıların ittifak kurdukları Numidya Kralı Kartaca’ya isyan eder.

Kartaca’nın silahla karşılık vermesi savaş için gerekli bahane olur ve bir zamanların güçlü Kartaca İmparatorluğu tamamen yok edilir…

Sözün özü:

“Kartaca yıkılmalıdır” ve/veya…

“AKP Korku İmparatorluğu” yerlebir edilmelidir.

Nokta!

 

 

……………….

 

 

 

Erdoğan’ın, “Ekonominin iyi gittiği” masalını anlattığı “Pinokyovari dakikalar”ın sonrasında sokaklardayım.

https://www.hurriyet.com.tr/ege/13448981.asp?gid=142

Uzunca bir süredir dikkatimi çeken bir husus var:

Kendi kendine konuşan, kadınlar erkekler geçiyor önümden belli belirsiz; sanki başka bir dünyada yaşıyor, hissi veren!

İlan panoları ilk defa bu kadar boş ve beyaz!

Balkon süsü gibi sıralanan değişik renklerdeki “kiralık”, “satılık işyeri / ev” ilanlarını ise burada tekrarlamaya gerek duymuyorum!

Yeni aş, iş yaratması gereken iktidar, “F tipi tuzu kuru zenginler”in aksine, her geçen gün yeni işsizler yaratmaya devam ediyor!

Hal böyleyken…

Sanal gündem:

AKP, darbe ile mücadele ediyor!

“Kozmik Oda”da “suikastçi” arıyor!

AKP Medyası’na tavsiyem:

Bırakın Genelkurmay Başkanı, Paşa vb ile uğraşmayı! Erdoğan’a söyleyin, direkt “Genelkurmay”ı görevden alsın!

Yerine de İstanbul Belediyesi’nden atama yapsın!

Aynen AKP Hükümeti’nin yaptığı gibi!

“Belediye Başkanı kafası” ile ülke yönettiniz!

Yetmedi!

Bir kısım polisi, asker düşmanı yaptınız!

Yetmedi!

Yedi düvelin, size mabadı ile güldüğü bir ortamda “yüksek siyaset” yapıyoruz, diye “komşularla sıfır sorun” başlığı altında, ülkeyi iç savaşın eşiğine getirdiniz!

 Yetmedi!

Şimdi bir de Ordu’ya el altın, tam olsun!:))

https://haber.gazetevatan.com/Kendilerine_yakin_bir_TSK_olusturmaya_calisiyorlar/281258/1/Gundem

(…)

O nasıl bir “ironi”dir ki, hem “Devlet içindeki Sovyetler Birliği çöküyor” diyeceksin, hem de Erdoğan’ın Putin’leşme sürüvenini görmezden geleceksin!

https://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=281078

Bu olsa olsa, en hafif ifade ile “bilinç yarılması” olsa gerek!

Kaldı ki, Erdoğan, bu satırların yazıldığı dakikalarda, rol modeli Putin ile “Enerji drink zirvesi” yapmak için Rusya’ya doğru uçuyordu!

https://www.cnnturk.com/2010/dunya/01/12/erdogan.rusya.yolcusu.gundem.enerji/558120.0/index.html

 

 

 

………………..

 

 

 

Ne var ki, Milliyet’in “gizli Erdoğancı” yazarı Mehmet Tezkan ise eleştiriyormuş gibi yapıp, yine Erdoğan’ı haklı çıkarma denemesi yapmış!

Özetle demeye getiriyor ki; “Erdoğan’a kızmamak lazım, Batı da Putin’i örnek alıyor!”

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1184889&AuthorID=219&Date=12.01.2010&ver=76

Su-i misal, emsal olamayacağına göre:

Neymiş?!

Şeyh uçmaz, müritler uçururmuş!

O müritler; vakti zamanında, Menderes’in de ayaklarını yerden kesmişlerdi!

Menderes’in de, yakın çevresinin dolduruşuna gelerek, kendini Atatürk’le mukayese ettiği o lakırdılar hala hafızalarda, Sabah’ın arşivlerinde kayıtlı!

Hitler’in nasıl iktidara geldiği, getirildiği ve diktatörleşme sürecine seyirci kalındığı da sır değil, defaatle burada anlattık!

Bugünkü gazetelerde bu anlamda bir haber var:

“Stone’a göre Hitler sadece günah keçisi!”

https://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/13447587.asp

Bu bağlamda bir soru:

Hasan Cemal, Hitler zamanında yaşıyor olsaydı, hangi safta yer alırdı?!

a- Güçlünün

b- Diktatörün

c- Sermayenin

d- Hitler’in

e- Hepsi!

Sizce cevap (E) hangisi?!:))

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1184865&AuthorID=63&Date=12.01.2010&ver=83

Nokta!

 

 

………………

 

 

 

Nitekim…

AKP, madem “çiğ yedi”, o yüzden de “karnı çok ağrıyor”; bu yüzden de NATO üzerinden gelecek, bir “askeri darbe ihtimali”nden çok korkuyor, işte onlara son önerim:

Ergenekon, Jandarma, Polis, Muhalif Medya, Genelkurmay, Deniz Kuvvetleri derken, geriye basılmadık çok az adres kaldı!

AKP & Gülen Cemaati’nin “darbe korkusunun son bulması” için, “Kozmik Oda”nın ardından, MİT’i basabilirler!

MİT arşivlerinde arama, tarama yapabilirler!

Ardından İsrail, ABD Büyükelçilikleri’ni basarak, süreci sonlandırabilirler!:))

Demedi demeyin, uyardım işte!:))

Bu arada, o nasıl bir MİT’tir ki, eski ama aktif “Müsteşar”ı Ş.A. (Şenkal Atasagun), Ecevit zamanında altına imza attırılan bir “kağıt parçası” üzerinden hala lojmanda oturmaya devam edebiliyor!

O nasıl bir Ş:A.’dır ki, Erdoğan’ın altına imza attığı bir başka “kağıt parçası” üzerinden hakkında yargılama yapılamıyor!:))

Sözün özü:

AKP iktidarında, TSK; “olağan şüpheli”!

MİT, AKP Ek Binası!

Bu ne çapraşık bir tablo!

Nokta!

 

 

……………… 

 

 

 

“İhtilalin haklı olup olmadığı, başarı kazanıp kazanmamasından bellidir.”
THOMAS B. REED
(…)
“İhtilaller gül suyuyla mı yapılır sanıyorsunuz?”
SEBASTIAN CHAMFORT
(…)
“İhtilaller yapılmazlar, gelirler!”
WENDELL PHİLLİPS
(…)
“Devrimler, kusurların düzeltilmesi; ihtilaller de çoğu kere gücün el değiştirmesidir.”
BULWER-LYTTON

 

 

……………….

 

 

 

“İsrail / AKP dalaşı” bağlamında vaziyet analiz:

AKP, “BOP” ve/veya “BİP” operasyonu bağlamında, ‘Atatürk Türkiyesi’nin damına “arka kapı diplomasisi” üzerinden iliştirilmiş bir parti!

İliştiren de “üç” artı “bir”!

Yani, İsrail, ABD, Fransa ve İngiltere!

“Bu adamı deliğe süpürmeyin kullanın” sürecinde gelinen son nokta:

İsrail ile AKP’nin ilişkileri saç saça, baş başa!

Görünen o ki; AKP, ekseni İsrail’den İran’a kaydırıyor!

(…)

Erdoğan: IMF’yle anlaşmak gün ve hafta meselesi

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13449128.asp?gid=254

(…)

Türk Büyükelçi Çelikkol’a yapılan ayıba İsraillilerden sert tepki

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13451693.asp?gid=229

(…)

Vizesiz geçişlerde Osmanlı’yı yakaladık

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13449741.asp?gid=233

(…)

Erdoğan: “Davos benim için bitmiştir. Oraya bir daha gitmeyeceğim!”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13449729.asp?gid=233

(…)

“Taşeron savaşçılarla hukuku ihlal etmeyin!”

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/13449658.asp?gid=200

(…)

Fransızlar’ın Renault haritası!

https://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=3&ArticleID=1184851&Date=12.01.2010&b=Fransa%20Clio%20icin%20Renaultya%20sert%20cikmaya%20hazirlaniyor

(…)

Kıssadan Hisse:

AKP ile İsrail arasında “Şaka” ile başlayan süreç, sertleşerek “realize” olmaya devam ediyor!

Bu bağlamda, AKP’ye “22 Temmuz seçimleri öncesi”nde, bir kez daha inanarak ve/veya kredi açarak, ikinci bir şans tanıyan ve böylece, “AKP muhalifleri”nin “Ergenekon” adı altında yürütülmekte olan “linç operasyonu”na destek çıkan, en zor günlerinde kucak açtığımız Yahudi dostlarımıza diyeceğimiz şudur:

“Hiçbir iyilik cezasız kalmaz!”

Hülasa, atalarımız boşuna “Kendi düşen ağlamaz” ve/veya “Kör ile yatan şaşı kalkar” diye söylememişler.

Ezcümle, her son/bitiş, yeni bir başlangıçtır!

Nokta!

 

 

………………

 

 

 

Bir diğer “kozmik” gündem maddesi:

MKE’nin, Yunan basınında çıkan haberi yalanlamasına nasıl bakmalı?

https://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=938745&title=mke-yunan-basinini-yalanladi-sabotaj-degil

Elcevap; küresel ağı geniş bir istihbarat gücü (MI6) tahayyül edin!

Bu istihbarat ağı, Yunanistan’ın içine sızmış olsun!

Aynı ağın bir kolu da Türkiye içinde olsun!

“Kafa kafaya tokuşturmak” istediğin “devletler operasyonu” için önce Yunanistan içinden operasyon yapacaksın!

Yani bu iş için Yunan istihbaratını kullanacaksın!

Ardından, Türkiye’deki ağından yardım alacaksın!

Sonra da, aradan zaman geçince, bu operasyon haberini Yunan Medyası’nda faş edeceksin!

Yani, kızgın Türkler’e, kırmızı bez parçası sallayıp, hadi saldırsanıza diyeceksin!

İşte buna, atalarımız “ayır buyur” politikası diyor!

Yani, böl, parçala, yönet!

Sizce, bu operasyonu hangi istihbarat teşkilatı yapmış olabilir?

a- MI6

b- MI6

c- MI6

d- MI6

e- Hepsi

(…)

Bu bağlamda, “Kraliçe’nin soytarıları”na not:

2009 sonu pas geçtik ama 2010 bahar sonrası memnuniyetle!

Önce AKP, sonra siz, araya da karbon kağıdı, neden olmasın!?

Nokta!

 

 

……………….

 

 

 

ABD’den İran’a ‘bombalarız’ tehdidi

https://haber.gazetevatan.com/ABDden_Irana_tehdit/280999/30/Dunya

(…)

Ertuğrul Özkök: “Karamsarım! Dünyada en kanlı idareler sivil şekilde geldi!”

https://www.medyaradar.com/index.asp?sayfa=ayrinti&makid=38238

(…)

The Wall Street Journal: “İslam Dünyasında Hıristiyanofobi yükseliyor!”

https://www.turktime.com/haber/The-Wall-Street-Journal-dan-Ilginc-Analiz-Islam-Dunyasinda-Hiristiyanofobi-yukseliyor/80402

(…)

Fikret Bila: Kıyat’tan “Değer mi?” sorusu!

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1184113&AuthorID=61&Date=10.01.2010&b=Kiyatin%20uzerinde%20durulmasi%20gereken%20analizi&a=Fikret%20Bila

(…)

ABD, “Çuvalcı Komutan”ı üzerinden “Peşmerge ordusu”nu birleştiriyor!

https://www.askerhaber.com/terorle-mucadele/abd-pesmerge-ordusunu-birlestiriyor.html

(…)

 

 

……………

 

 

 

Alman yargısından Deniz Feneri resti

https://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1182878&PAGE=1

(…)

Mahmut Övür: Ergenekon’un arkasında Almanya var!”

https://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ovur/2010/01/09/ergenekonun_arkasinda_almanya_var

(…)

Naci Kaptan: “Takke düştü kel göründü! Deniz Feneri, Türkiye’deki yoksulları unutmuş!”

https://www.turkcelil.com/2010/01/takke-dustu-kel-gorundu/

(…)

 

 

…………….

 

 

 

Yargıtay Başkanı Gerçeker: “Ateş bacayı sardı!”

https://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=4&ArticleID=1184908&Date=12.01.2010&b=Bakan%20ile%20Baskan%20ayri%20dustu

(…)

Soner Yalçın: Gladio anlama kılavuzu

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13432617.asp?yazarid=218&gid=61

(…)

Fehmi Koru: “Erken seçim hesabı!”

https://yenisafak.com.tr/yazarlar/Default.aspx?t=10.01.2010&y=FehmiKoru

(…) 

Demirel: “Kürt meselesi diye, Türk meselesi çıktı!”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13439186.asp?gid=233

(…)

“10 bin kozmik dosya var”

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/13439198.asp?gid=233

(…)

Cüneyt Ülsever: İlker Başbuğ ile ilgili bir açıklama

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13449554.asp?yazarid=3&gid=61

(…)

Domuz gribi yüzyılın salgını mı, skandalı mı?”

https://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=5&ArticleID=1184898&Date=12.01.2010&b=Domuz%20gribi%20yuzyilin%20salgini%20mi,%20skandali%20mi

(…)

“Dünyada tehlikeli tırmanış!”

https://www.haberkusagi.com/component/content/article/83-manetler/19231-Dunyada-tehlikeli-tirmanis.html

(…)

 

 

……………..

 

 

Ki…

Geçen gün bir radyoda dinledim!

Konuşmacı, “Bazı işadamları AKP’ye tavır almada titrek, gönülsüz davranıyor! AKP’den mağdur olanlar, asker vb adresler yine önden gidip sorunu çözsün! Sonra biz yine ortaya çıkıp demokrasiye sahip çıkarız havasındalar” dedi.

Güldüm!

“Bu defa sorunu ne silahlı ne de silahsız kuvvetler çözsün! Paralı kuvvetler önden buyursun” diye iç geçirdim.

Kaldı ki, AKP iktidarında beşinci mağdur yılım!

Sokaklar, işsiz, aşsız, beyaz/mavi yakalıların rap / rap sesleri ile inliyor!

Beklerim, bekleriz!

O işsiz yığınların öfke seli karşısında ne iktidar kalır, ne de sermaye!

O yüksek duvarlı, korumalı evleri de onları korumaz, koruyamaz!

Müteveffa Üzeyir Garih’in, sevgili Can Kıraç’ın da altını çizdiği gibi o duvarları aşan, aşacak “öfke seli” onları da kapıp götürür, rahat bırakmaz!

Makber!

Sözün özü:

“No way out!”

Hülasa:

“Ölümüne yazmak” ya da “Ölümsüzlük için yazmak?!”

Ernest Hemingway: Yazmayı bıraktığınızda kendinizi boşalmış hissedersiniz, aynı zamanda da doymuşsunuzdur, sevdiğinizle sevişmişsiniz gibi. Hiçbir şey size zarar veremez, hiçbir şey olmaz, ertesi gün tekrar başlayana kadar hiçbir şey size bir anlam ifade etmez. En zor olanı ertesi güne kadar bekleme kısmıdır.

(…)

Ernest Hemingway: Buna rağmen ben hâlâ bir yazarın nasıl yazdığını açıklamasının iyi bir şey olmadığını düşünüyorum. Kişi okunmak için yazar; açıklamalar ve incelemeler yapmak gereksizdir. Metinde ilk okunuşta anlaşılmayacak, daha derin anlamlar olduğundan kesinlikle emin olabilirsiniz; fakat bunları açıklamak, eserindeki karmaşık bölümlere rehberli turlar düzenlemek yazarın işi değildir.

https://cadde.milliyet.com.tr/2010/01/11/HaberDetay/1184061/OLUMSUZ_ROPORTAJLAR

(…)

Nokta!

 

 

………………

 

 

 

Ve…

Son olarak…

“Kara Kartal”!

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1183989&AuthorID=104&b=Osmanli,%20taht%20sahibini%20%20secme%20isini%20iyi%20yapamadi&a=Ilber%20Ortayli&KategoriID=26&ver=21

Almanlar’ın, savaşta büyük “kahramanlık” göstermiş komutanlarına verdiği en üstün “nişan”ın adıdır!

Ne var ki, bizim “Kara Kartal”ın (Abdullah Gül) hali ortada!

Deniz seviyesinden yukarı tırmanamıyor!

https://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1184922&AuthorID=120&b=Demiroren%20mi%20%20“hesap%20ozurlu”,%20Aksu%20mu&a=Ercan%20Guven&KategoriID=6&ver=16

Nokta!

 

 

Sevgiler

12 Ocak 2010

Hayrullah Mahmud Özgür

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?