Kelimeler ve Günler

irem-kelimeler-cumleler

Kelimeler ve Günler. İrem Akdere yazdı.

Kelimeler ve Günler

Aloha!

Cümleler her zaman uzun olmamalı, bazen bir tek kelime anlatabilmeli her şeyi.  Bu yazı da kelimelerin yazısı.

Yoğun, yorucu,stresli ve heyecanlı bekleyişlerle dolu bir hafta işte böyle geçti.

MBA stresli, MBA çok fazla, MBA bizden çok şey istiyor. Bizse istiyoruz ki gidelim kumsala, şöyle Newport Beach’e Mart sonunun iyice ısınmaya başlayan güneşinde uzatalım ayaklarımızı okyanusa doğru bakalım keyfimize. Karşınızda önce,

Kadim dostum, Amerika yol arkadaşım, ev arkadaşım, lise arkadaşım, üniversite arkadaşım hatta MBA arkadaşım  Özkurt ve California Spirit!

California’yı seviyorum!  Ellerini gökyüzüne açmış bir yunus heykeliyle, Amazon ormanı edasında yağmur sonrası haliyle seviyorum!

Doğanın sanata duyduğu aşk…

Yağmurun sesi…

Eksi 10’la beraber yeni restoranlar keşfetmeye devam…

Bu sefer deniz ürünleriyle ünlü Newport Beach’in “ Fish Market”inda aldık soluğu. Dışarıdan bakıldığında güzel görünen ama içeri girdiğinizde beklentilerinizi karşılamayan mekanlar vardır ya, şimdi tam tersini düşünün.

Dışarıdan mavi brandalı bir lokanta havasında,  iddiasız ve sade. Ama içeri girince beklentiler, neden biz düşük kaldık diye isyan ederken, mütevazi halinden çıkıp görkemiyle ama önce küçük dükkanı ve birbirinden ilginç gurme ürünleriyle  bizi karşılayan bir deniz ürünleri lokantası.

Önyargıları bir yana bırakıp sürprizin tadını çıkarma anı!

Somonu çok severim, önce rengini sonra tadını. İnsan bazı şeyleri denemeden, tatmadan da bilemiyor aslında neyi sevdiğini ya da seveceğini. Somon burger’de Amerikan mutfağının somon balığına yeni kattığı bir yorum. Şimdi somonu sevme nedenlerime bir yenisini daha ekledim.

Newport Beach’te bir tane köprü varmış dediler, eskiymiş dediler, zamanında yaptıranlar çok para harcamış ama bu kadar güzel bu kadar tatlı bir köprü olamaz dediler. Gittik gördük, üzerinde yürüdük, onayladık.

İşte bir köprünün bile istenildiği zaman ne kadar güzel görünebileceğinin kanıtı:

Engin Abi’nin aşağıdaki fotoğrafını da çok beğendik, sanki yıl 1928 ve Engin Abi köprüyü yaptırdıktan sonra ilk fotoğrafını çektiriyor. Engin  Abicim saygılar!

Kenan da, mühendis bir kameraman asistanı olmasının verdiği mühendislik bakış açısını kendi gözünde canlandırdığı kadrajlarla birleştiği anda çekilen fotoğrafıyla köprüde.

Mühendis kadrajı

MBA yordu, yoruyor, daha da yoracağa benziyor. Bitmedi, bitmiyor.  Bugün itibariyle 3 haftalık tatilimiz başladı. Funk ‘tan “ We are young” dinliyoruz ev ahalisi olarak ve devam ediyoruz mutlu mesut hayatımıza.

Stres!

Bu hafta ekibimizin çok sevilen kameramanlarından Çetin Abi Türkiye’ye döndü. Sizinle çalışmak büyük keyifti Çetin Abi, umarım tekrar başka projelerde beraber çalışma imkanı buluruz! California’dan sevgiler…

 

İrem Akdere / Los Angeles

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?