İSTANBUL (AA) – ELİF KÜÇÜK – Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Öğretim Üyesi ve Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Sönmez, İngiltere'de yapılan "EPIC-OXFORD" isimli gözlemsel çalışmanın bulgularına işaret ederek, kırmızı et tüketenlerde koroner arter hastalığı görülme riskinin, balık yiyen ya da vejetaryen beslenen kişilere göre daha fazla olduğunun görüldüğünü belirtti.

Beslenme tarzının kalp damar hastalıkları üzerindeki etkisine yönelik AA muhabirine açıklamada bulunan Sönmez, İngiliz tıp dergisi British Medical Journal'da (BMJ) yayımlanan makaleye değindi.

Sönmez, BMJ'de yayımlanan İngiltere'deki "EPIC-OXFORD" çalışmasının sonuçlarının, geniş katılımcı sayısı ve uzun takip süresi nedeniyle önemli olduğunu söyledi.

"Araştırma, kırmızı et tüketenlerde koroner arter hastalığına yakalanma riskinin, balık tüketenlere ya da vejetaryen diyetle beslenenlere göre çok daha fazla olduğunu gösteriyor." diyen Sönmez, çalışmayla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Daha önce kalp damar hastalığı öyküsü olmayan yaklaşık 50 bin orta yaşlı erişkin, 3 farklı beslenme alışkanlığına göre gruplandırıldı. Olguların yarısı (25 bin kişi), modern toplumlarda yaşayan birçok kişi gibi her türlü et ve et ürününü tüketmekteydi. Bu kişilerin yanı sıra, et ürünü olarak sadece balık yiyenler (7 bin 500 kişi) ile vejetaryen ya da vegan beslenenler (16 bin kişi) 18 yıl izlendi. İzlem süresi boyunca olgularda 2 bin 800 koroner damar hastalığı ve bin 100 inme vakası gelişti."

– "Hastalığa yakalanma riski balık tüketenlerde yüzde 13"

Sönmez, çalışmada balık yiyenlerde ve vejetaryenlerde, koroner arter hastalığına yakalanma riskinin et yiyenlere göre anlamlı olarak düşük bulunduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

"Risk, balık tüketenlerde yüzde 13, vejetaryenlerde ise yüzde 22 daha düşüktü. Öte yandan, vejetaryen diyetle beslenenlerde beyin kanamasına bağlı inme riskinde yüzde 20 artış olduğu da ortaya çıktı. Takip edilen olgulardaki damarsal olayların sıklığına dayanarak sonuçları daha basitçe şöyle ifade edebiliriz; Vejetaryen bin kişi ile et yiyen bin kişi 10 yıl süreyle izlendiğinde, vejetaryen beslenenlerden 10 kişi daha az koroner arter hastalığına yakalanırken, 3 kişi daha fazla inme yaşıyor. Sonuçların, damar hastalıklarına neden olabilecek diğer risk faktörlerinin (yaş, cinsiyet, sigara içimi, vücut ağırlığı ve benzeri) etkisinden bağımsız olduğunu belirtmek de uygun olur."

Sönmez, elde edilen verilerin kırmızı et tüketenlerde hastalığa yakalanma riskinin arttığını açıkça ortaya koyduğunu ve vejetaryen beslenme modelinin tümüyle sağlıklı sayılamayabileceğine dair tartışma başlattığını dile getirdi.

– "Sağlık durumu en iyi olanlar balık tüketenler"

Eti daha fazla yiyenlerde, koroner arter rahatsızlığının daha çok görülmesinin kötü huylu kolesterol düzeylerinin artmasıyla izah edilebileceğini aktaran Sönmez, şunları kaydetti:

"Bütün bilimsel yayınlar yüksek kolesterol düzeyleri ile koroner arter hastalığı arasındaki güçlü ilişkiyi göstermektedir. Vejetaryen beslenenlerde daha az koroner arter hastalığı görülmesine karşın, daha fazla inme görülmesini ise bu kişilerde B12 vitamini ve bazı başka minerallerin eksikliği ile açıklamak mümkün. Et, balık, vejetaryen beslenme grubu içinde fayda, yarar oranı açısından en iyi durumda olanların ise balık tüketenler olduğu görülüyor. Balık yiyenlerdeki risk, et yiyenlere göre daha düşük ve inme riskinde de artış gözükmüyor."

– "Vejetaryen beslenenler B12 desteği almalı"

Alper Sönmez, araştırma bulgularının ağırlıklı olarak sebze, meyve ve balık içeren diyetlerin yararını bir kez daha ön plana çıkardığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Günümüzde bütün beslenme kılavuzları, kronik hastalıklar ve özellikle koroner arter hastalığından korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketmeyi, lif içeriği zengin karbonhidratları (tam tahıl, kepek, bakliyat ve benzeri) daha çok yerken, yoğun nişasta içeren karbonhidratlardan (beyaz ekmek, pirinç, patates gibi) uzak durmayı tavsiye etmektedir. Hayvansal proteinlere olan ihtiyacımızı da öncelikle balıkla gidermek daha uygun gibi gözükmektedir. Vejetaryen (özellikle de vegan) beslenmeyi tercih edenlerin ise vitamin B12 desteği alması, demir eksikliği riskini azaltmak için bakliyat, tam tahıl ile kuru meyve tüketimini arttırması, tüm vitamin ve mineral eksiklikleri için düzenli olarak izlenmesi uygun olacaktır."

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?