Körfez'de “Katar'a yönelik ablukayı sonlandıran zirvenin” etkileri tartışılıyor

İSTANBUL (AA) – MUHAMMED ŞEYH YUSUF – Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın El-Ula kentinde dün gerçekleştirilen 41. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi kapsamında Katar'a yönelik ambargonun kaldırılmasını gecikmiş bir adım şeklinde değerlendirirken, Körfez'de tam bir uzlaşıdan söz etmek için de erken olduğunu ifade etti.

Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etmesi ve ambargoyu kaldırmasını AA muhabirine değerlendiren uzmanlar, Körfez ülkeleri arasındaki uzlaşının önemli sonuçlara yol açacağını dile getirdi.

Uzmanlar, Körfez bölgesinde uzlaşının tamamen sağlandığını söylemek için ise henüz erken olduğunu savundu.

– "Yeni bir dönemin eşiğindeyiz"

Katar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Ali Bakir, "Körfez uzlaşısının iyi ve doğru yönde bir gelişme olduğunu düşünüyorum, geç olması hiç olmamasından iyidir." dedi.

Bakir, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Tüm ülkelerin bu değişime göre yeniden tavır almaları gerekecek. Suudi Arabistan ve Katar uzlaşısının ciddi anlamda faydalarının olacağı kesin." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ve Katar arasındaki uzlaşıya ilişkin ayrıntılara yer verilmemesine dair ise Bakir, "Anlaşmaya ilişkin ayrıntıların kamuya açık olmamasının anlaşmanın bir parçası olduğunu düşünüyorum. Önemli olan hukuka aykırı ablukanın kaldırılması." değerlendirmesinde bulundu.

– "Körfez uzlaşısı için henüz erken"

Iraklı araştırmacı-yazar Nazir el-Kenduri, Katar ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiyi Körfez uzlaşısı şeklinde tanımlamak için henüz erken olduğunu, El-Ula’daki anlaşmanın sadece Riyad ve Doha yönetimleri arasında yapıldığını vurguladı.

Katar’a abluka uygulayan diğer ülkelerin Ula’daki anlaşmaya yönelik tutumlarının hala belirsizliğini koruduğunu dile getiren Kenduri, "Katar’a abluka uygulayan diğer ülkelerin tutumları henüz net değil, ancak Doha-Riyad uzlaşısının Körfez ve bölge halkları üzerinde olumlu bir etkisi olacağı kesin." diye konuştu.

Kenduri, anlaşmanın ayrıntılarının açıklanmama nedeninin taraflardan birinin itirazı olabileceğini söyleyerek, "Taraflar anlaşmanın detaylarını bir sonraki görüşmeye bırakarak, sorunları gelecekte çözmek üzere erteledi." görüşünü dile getirdi.

Taraflar arasında tartışılacak büyük ihtilaflar bulunduğunu söyleyen Kenduri, "Yeni ABD Başkanı Joe Biden için imajını düzeltmek isteyen Suudi Arabistan'ın, bu baskıdan kurtulmak için uzlaşmış olabileceğini düşünüyorum." dedi.

– "Bölgede istikrar için uzlaşı gerekli"

Umran Araştırmalar Merkezi Başkanı Ammar Kahaf ise uzlaşı için geç kalındığını savunarak, "bölgede siyasi ve diplomatik istikrarı sağlamak için uzlaşının gerekli olduğunu" vurguladı.

Bölgenin normalleşmesinin zaman alacağını kaydeden Kahaf, "Körfez ülkelerinin İran'ın bölgedeki varlığına ve Suriye rejimine karşı birlik olmasını sabırsızlıkla bekliyoruz." diye konuştu.

Kahaf, uzlaşıda Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kritik bir konumda olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"BAE'nin bu uzlaşıya yönelik tavrına dikkat etmemiz gerekiyor. Katar ve BAE ilişkilerinin yumuşadığına dair bir işaret gözükmüyor, BAE'nin tavrı devam edebilir."

– Körfez krizini sonlandıran 41. KİK Zirvesi

Körfez krizini sonlandıran 41. KİK Zirvesi, dün Suudi Arabistan'ın El-Ula kentinde gerçekleştirildi.

Zirvenin en dikkat çeken misafirlerinden Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'yi, ev sahibi Suudi Arabistan'ın en üst düzey isimlerinden Veliaht Prens Muhammed bin Selman havalimanında karşıladı. İki lider, Kovid-19'a rağmen sarılarak samimi bir görüntü verdi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında, 41. KİK Zirvesi'nde, Katar'a ambargo uygulayan ülkelerin Doha ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis ettiğini ve ambargonun kaldırıldığını açıkladı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017'de "terör gruplarını desteklediği" suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ekonomik ambargo uygulamaya başlamıştı.

Katar, söz konusu ülkelerin tüm suçlamalarını reddederken, bu durum Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?