nazlican-elestekin-kucuk-cocuk

Küçük Çocuk Sana Sesleniyorum. Nazlıcan Elestekin yazdı.

Küçük Çocuk Sana Sesleniyorum

Hepimiz istemez miyiz elimizden tutup götürsünler bizi çocukluğumuza, herşey çocukluk anısına yapılsın…

1 günlüğüne de olsa dönelim o eski anılara ..

Ne güzeldi değil mi eskiden? Ağaç tepelerine çıkmak en büyük macera, komşunun bahçesinden elma aşırmak bile vardır anılarımız arasında belki de…

Ben şimdi; geçtiğimiz ay kutladığımız 23 Nisan çocuk bayramına itafen düşündüğüm ve tozlu raflarımdan kaldırdığım hala taze kalan birkaç anımı aktaracağım size…

Belki de küçüklüğüme sesleneceğim şimdiki şartlarımdan;  Okuduğum bir kitapta, çocuklukta herşey diyor. Ne alışkanlık edindiyseniz çocukluktan.. Yemek yemekten uyuma saatine, beslenme düzeni, birtakım yenilmesi güç sanılan ve korkulan fobiler, istek ve arzular, yaratılışımızdan bizlerin en derinlerine kadar işlemiş olan sevilme tutkusu, bağışlanma arzusu, sahiplenme, var olma, ebevyn sevgisi ve daha birçok virgülle devam ettirilecek bizi biz yapan yapıtaşlarımızın meydana getirdiği o “Ben” olma konumu.

Size ve çocukluğunuza şuan olduğunuz ve içerisinde bulunduğunuz çemberden seslenecek olursam; birçok şeye şaşırır, gülümser hatta inanamaz hale gelebilirsiniz. Ben kendimden örnek verecek olursam; aklıma yapmak istediğim herşeyi sırası farketmeden kuralsızca yaptığım gelir nedense 🙂 Öyle değilmidir?

Küçükken yapılmaz denen şey keşfedilmesi gereken dünyadır : sanki yapılacak şey tam da o yasak olandır. En azından benim için tam anlamıyla öyleydi..

Annemin vazoları ve sanat eseri değer taşıyan tabloları aile için önemliyse benim için en güzel oyuncaklardı. Hasar verirdim!  Tabii ama bu saygısızlık değildi bilmezdim onun sonuçlarını düşünemezdim. Kural diye birşey yoktu!  Çünkü ben ne istersem o olurdu. Harfi harfine, egemen olan bendim ve demokrasiyle değil benim isteklerimle yönetilirdi sanki herşey:)

Bu iyi birşey midir? Kimine göre tartışılır elbette …Yerine ve zamanına göre “şımarıklık“olarak da adlandırılsa ,dert etmeyin ben gücenmem 🙂 Neyse o olduğum çocukluğumda da eminim ki bunu umursamıyordum, kendi yarattığım harolalar diyarımda söz nasılsa herzaman için bendeydi; son sözü kimselere bırakmazdım.

Şimdi farklı mı? Tabii ki değil… Kurallar sınırlar, sevgi-saygı çervesinde tabii ki ..söz hakkı “Son Söz” çoğu zaman elimde olamasada gündelik hayatımda yapıtaşlarıma soluksuz işlemiş bir düşüncedir..Birde şöyle anlamaya çalışalım bunun sebebini…

Tuttugum takım Galatasaray, başka seçenek sunulmadı mı? Ben mi seçmedim. .tabiki de hayır, derler ya “doğuştan şu, bu takımlı diye “benimkide aynen öyle. Başka bir takım bilmedim sanırım ilkokulun ortalarına kadar:) Düşünülemez böyle bir şey kathiyen aile şartlarımıza uymaz..

Küçük Çocuk Sana Sesleniyorum

Sembolü “aslan“, kükreyen ormanların kralı, ormanın engüçlüsü !!  Yazlıktaki evimizde posterler aslan kral ,o ünlüçizgi filmin karakteri.. Hiç unutamam en büyük görevim o posterleri yenilemekti.. Bakıyoruz ki gene sembolde güç temsil ediliyor bir orman ve krallık…

Bunun yanı sıra ilkokul 1 inci sınıf dönemleri ve liseye başlayana dek sınıf başkanı olduğumu hatırlıyorum, hiç zor değildi öğrencilerin çoğu zaman çığlık çığlığa deliye döndüğü, muzurluktan kanı kaynayan çocukları tek sıraya dizmek ve görev vermek! 2inci sınıftan orta sona kadar sınıfımda seçim yapılmadan başkan olduğumu varsayarsak bir hayli hakim olabilmişim görevimin hakkını vermişim.

Bahsettiğim liderlik duyguları o yaştan bugüne kadar şekil değiştirerek,o güzel kıvamını koruyabildi.. Büyütülme tarzı ve daha birçok şey, I can not accept no as an answer,  bu zamanlara gelecek olursak da , hayır cevabımı kabul etmeme ilkesini prensip edindim..ki şu ana kadar duyduğum hayırlar arasında; evet’e çeviremediğim olmadı diyebiliriz.

Öyle bir iddiam mı var? Tabii ki de hayır,belki de tarzıma uygun bulmuyorum o cevabı.  Ben çok güzel dile getirebilsem de ; karşı taraftan iyilik safları yer değiştiriyor yazlıktaki odamdaki aslan kral posteri çıkıyor; yanıbaşımdaki koltuğa oturuyor ve kükrüyor adeta…

Sizin posterleriniz ne der ? Siz söyleyin takımınız hangi gücü temsil eder bilemem fakat siz siz olun içinizdeki çocukla iletişimi aman kaybetmeyin, o özünüz, o en derininizden gelen en güzel ışık bu olsa gerek onu kaybetmeyin.

İnanın bana o ayınlatır heryeri, ışık saçar her bir yere 🙂 Yeniler gülüşünüzü…Dinç kalır yorulmazsınız. Küçük çocuklar, sıradaki ouun? Biraz heyecan hepimiz isteriz..

Ben varım,nereye kaçıyoruz?

Nazlıcan Elestekin / Los Angeles

 

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?