KÜRTAJ YASASI

Kürtaj kelime anlamı kazımak. Rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahale ile alınması. Kendi kanından canından olan bir şeyi kazıtıyorsun yanı. Dünyada milyarlarca insan tüp bebek sahibi olmaya çalışırken o kadın kendi çocuğunu kazıtıyor.

Kadınlar çocuk doğurmak için programlanmış analık içgüdüsüne sahip insanlar. Dünyanın en kariyer manyağı kadını bile sevimli bir çocuk gördüğünde bakmadan geçemez. Ben şahsen inanmıyorum çocuk sevmeyen bir kadın olamaz. Onun hormanlarında bir sorun olmalıdır. Bir kadın da bir erkek gibi ailesine daha güzel olanaklar sunabilmek için çalışır. Bir yerde kadın gelecekte doğuracağı çocukları için yatırım yapmaktadır.

UCLA Law School masterımda ilk örnek davamız kürtajdı. Amerikada uzun yıllar boyunca kürtajın yasak olduğunu okuduğumda çok şaşırmıştım. Hatta zamanında o ilk örnek davada tecavüze uğrayan kadına bile kürtaj hakkı verilmiyordu. Ülkemle gurur duymuştum çünkü bizde kürtaj yasaldı. Sayın Başbakanımızın da demecinde Amerikadaki kürtaj yasasından örnek göstermesine çok şaşırdım. Çünkü Amerika’da süreç tam tersi işlemiştir. Yani hiç bir durumda kürtaja izin verilmezken daha sora kürtaj yasal hale gelmiştir. Henüz gündemimizi meşgul eden Kürtaj Tasarısının içergi hakkında hiç bir bilgimiz yok. Tek bildiğimiz kürtaj özgürlüğünün kısıtlanmak istendiği..

Gelelim Türk hukukuna :

TCK MADDE 100. – (1) Gebelik süresi ön haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi hâlinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 99 – (6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.

Kısacası Türk Hukukunda 10. Haftaya kadar kürtaj yasaldır. Tecavüze uğrama durumunda 20. Haftaya kadardır.

Kürtaj durumunda kadının doğurma hakkıyla doğmamış bir çocuğun yaşam hakkı çatışma halindedir. Şahsi kanaatim yaşam hakkı bütün hakların üzerindedir. Çocuğun doğumu annenin sağlığını tehlikeye düşürmeyecekse, bebekte anormallik yoksa, bebek tecavüz sonucu olmamışsa kürtaj yapılması hoş bir şey değil. Hatta ben çok daha sert düşünüyorum bu konuda anne ve çocuğun yaşam hakkının yarışmadığı haller dışında yani çocuğun doğumunun annesinin sağlığını tehlikeye attığı durumlar dışında kürtaj olmamalı diye düşünüyorum.

Diğer yandan ben ekonomik özgürlüğe sahip bir insanım kendim için değerlendiriyorum. Ama Türkiyede öyle mi? Bebeğin sağlığı tehlikede olmasa bile, tecavüz olmasa bile bir şekilde evlilik dışı hamile kalan genç kadınlar ne yapabilirler ki? Dizilerde gördüğümüz gibi anne ben çocuğumu istiyorum doğuracağım dediğinde kaçının annesi tabiki doğur ben desteklerim diyecek? İşsizlik kol geziyor zaten bu genç kadınlar özellikle 18 lerinde olanlar bunlar kendileri çocukken kendi çocuklarına nasıl bakacaklar? Ya da psikolojisi hazır olmadan anne olan bir kadın ne kadar iyi anne olabilir nasıl çocuk yetiştirebilir? Bu çocukların geleceği ne olabilir ki?

Anne olmak için programlanan kadın her ne kadar yanlış zaman ya da yanlış kişi yüzünden sahip olduğu bebeğinin içinden kazındığında tecavüze bile uğramış bile olsa yeterince acı çekecektir zaten. Bu dünyada bir bebeğin küçücük parmaklarını tutmak gülen yüzüne bakmak kadar insane huzur ve mutluluk veren bir his olamaz. Eğer bir kadın bu histen kendi rızasıyla vazgeçebiliyorsa kesinlikle geçerli bir sebebi vardır diye düşünüyorum. Onun vicdan azabı zaten o kadına yetmez mi ayrıca hapis cezasına ne gerek var? Vicdan azabından daha büyük bir ceza var mıdır ki bu hayatta? Tabi vicdana olana…

Bir hukukçunun kaleminden çıkan son cümlelerimi çelişkili bulabilirsiniz. Mazur görmelisiniz ki her ne kadar çok kariyerliler sınıfında da olsam benim genlerim de çocuk doğurmak ve yetiştirmek üzere programlanmış.

Sanki kürtaj yasaklansa sırf bu yüzden insanlar kürtaj olmayacak mı? Olacaklar tabiki. 1983 Kürtaj Yasasından önce olmuyorlar mıydı?.. İlkel yöntemlere başvurup kendi hayatlarını da tehlikeye atıyorlardı. Parası olmayan genç kızlarımız merdiven altlarında gizlice düşük yapmaya çalışırken ölecekler. Gerçi görmezden geldiğimiz bir gerçek daha var Türkiye İstanbuldan oluşmuyor. Ülkemizde halen kan davası diye bir şey var.

Sonuç olarak şu anki haliyle kürtaj yasasında bir aykırılık göremiyorum. Gündemimizi işsizlik oranın azaltmak, Üniversiteleri artırmak , memur maaşlarını arttırmak, yeni istihdamlar sağlamak, Avrupa Birliği Fonlarını tanıtmak kullanmak olsa ya? Gerçekten merak ediyorum kaçınızı devletin Üniversite mezunu kadınlara işletme kurmaları için verdiği karşılıksız hibelerden haberdarsınız? Hem biz sonuçtan önce önlem alsak daha iyi olmaz mı? Tecavüzcüleri serbest bırakıp kadınları istemedikleri çocukları doğurmaya zorlayacağımıza, tecavüzü engellesek, doğum kontrolünü yaygınlaştırsak daha iyi olmaz mı?

Seda Gayretli / Los Angeles
[email protected] 
https://www.alaturkaonline.com/yazarlar/sedagayretli/

Advertisements
Önceki haberYa kadın ölümleri başlarsa
Sonraki haberFelçliydi yürüttüler
Trabzon Anadolu Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudu. 2004 yılında Hollanda da uluslarası kurgusal dava yarışmasında 3 takım arkadaşıyla Türkiyeyi temsil etti. Fakülte yıllarında AUHF`nin geleneksel mizah dergisi Ceride-i Kantar da yazdı ve karikatürler çizdi. 2006 yılında mezuniyetinden hemen sonra İstanbula taşınarak İstanbul Barosuna kaydolarak İstanbul Üniversitesinde özel hukuk ana bilim dalında yüksek lisansa başladı. 2009 Nisan ayına kadar değişik uluslarası burularda danışmanlık ve avukatlık yaptı. 2009 Nisan ayında devlet bursuyla New Jerseyde 3 aylık hızlandırılmış dil kürsünün akabinde 2009 Eylülde UCLA School of Law da LL. M. mastera başladı. Masterini tamamladıktan sora bir süre sonra yine Türkiyede şirket avukatlığı yaptıktan sora tekrar Amerikaya dönerek Golden Gate University School of Law da doktora eğitimine başladı. Tez aşamasına geçtikten sonra Amerikada bir büroda staj yaptıktan sonra İsviçrede 6 ay süresince Birleşmiş Milletler Fİkri Haklar Örgütü için wipo lex projesinde Türkiye dahil olmak üzere 7 diğer ülkenin hukuk databaşını hazırladı. Fikri haklar, temiz enerji hukuk, teknoloji transferi ve medeni hukukla ilgilenmektedir. Yüzme, basketbol ve atletizm lisansı sahibidir ayrıca 3 yıl yüzme hocalığı yapmıştır. Akıcı İngilizce, orta düzeyde Almanca başlangıç seviyesinde Fransızca, Rusça ve Arapça bilmektedir.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?