Lakers Bugünlere Nasıl Geldi (Lakers Yazı Dizisi 1. Bölüm)

Los Angeles ve Lakers bu zamana kadar alışık olmadığımız sessizlikte, çok pasif bir yaz dönemi geçiriyor.

Geçen senenin başında, sürpriz şekilde önce Steve Nash‘in 3 yıllığına, sonra da Dwight Howard’ın 1 yıllığına takıma katılması ile başlayan ’12-’13 sezonu, daha sonra işlerin ters gidip, Mike Brown‘un kovulması ve 11 şampiyonluğu olan Phil Jackson‘un bir köşeye itilip, Mike D’Antoni‘nin takımın başına getirilmesiyle başlayan süreç, oyuncuları ve yöneticileri ve hatta taraftarları bu günlere kadar getirdi.

Çok değil 1 ay öncesine kadar şehrin dört bir yanını süsleyen, Dwight’ın takımda kalması için yaratılan (#D12STAY) kampanya sonucunda tasarlanan posterler, afişler artık yok. Dwight’ın kalacağından emin, mutlu insanlar yerlerini 31 yaşındaki yeni transfer Kaman’ın göstereceği performansı merak eden, Sasha, Farmer, ve hatta Odom‘un transfer haberleri ile sevinmeye çalışan tedirgin insanlara bırakmışlar.

Bazıları da, “Cap Space“’in açılacağını bizlere hatırlatıp, gelecek seneden medet umuyorlar, ama bilmiyorlar ki Lakers çok tehlikeli, dönüşü olmayan bir yola giriyor.

Los Angeles Lakers takımına sempati duyanları üzmek istemiyorum ama bu takımın acil, ne yaptığını bilen insanlara ihtiyacı var, çünkü Lakers takımını uçurumun önüne getiren, eldeki ne yaptığını bilmeyenler.

Herşey aslında, efsanevi Jerry Buss’ın ölmesi ve bıraktığı vasiyet ile başladı.

Bütün şirket yönetimini kızı Jeanie Buss’a ve Lakers takımı yönetimini oğlu Jimmy Buss’a bırakan Jerry Buss, herhalde bu günleri görseydi bir hayli üzülürdü, kim bilir belki de yaşıyor olsaydı bu kararından ötürü pişmanlık bile duyardı.

Çünkü baba Buss, bıraktığı vasiyeti diğer yönde yapıp Lakers’ı kızı Jeanie’e bırakmış olsaydı, şu anda Lakers’ın başında aynı zamanda Jeanie Buss’ın “uzatmalı” nişanlısı Phil Jackson, center mevkiinde de Dwight olacaktı.

Bunu biliyorum çünkü Dwight, hem tüm bir sezon Lakers forması giyerken, hem gitmeden önce serbest kaldığı süre içinde, hem de Houston Rockets ile anlaşma imzalayıp gittikten sonra defalarca Phil Jackson‘a olan hayranlığından bahsetti. Kendisinin Phil Jackson‘ın oynattığı sistemde daha başarılı performans gösterebileceğini bağıra bağıra söyledi. Haklıydı da, ama kimse dinlemedi.

Bir rivayete göre, Dwight Lakers‘a gelmeden önce kendisine, Brown‘un gitmesi halinde takımın başına Phil Jackson‘ın getirilebileceği söylendi. O da bu ümitle koşa koşa Lakers‘a geldi, ama kafasında planladıkları gerçekleşmedi. Brown gönderildi, ama Jackson gelmedi.

Peki ne oldu?

Lakers yönetimi 3 yıllığına Mike D’Antoni ile anlaşma imzaladı. Yönetimdekiler her fırsatta D’Antoni’nin arkasında olduklarını, kendisine güvendiklerini ve D’Antoni’nin Lakers’ı eski günlerine geri getireceğine inandıklarını yinelediler ve sonunda da bu günlere kadar gelindi.

Peki Jimmy Buss’in göremediği neydi? Neden dümeni Phil Jackson’a bırakıp, sırtını yaslayıp iyi bir Lakers seyretmek yerine, ki Jerry Buss senelerdir bunu yapmıştı, Lakers‘daki gibi bir kadronun oyun anlayışına tamamen zıt D’Antoni’yi takımın başına getirdi, takımın kimyasını bozdu ve takımın buraya kadar gelmesinde, belki de tarihin en kötü Lakers’ını izlememizde baş rol oynadı?

Yarınki konumuz, Lakers’ın sahibi Jimmy Buss olacak. D’Antoni, Phil Jackson ve Jimmy Buss üçgeninden bahsedip, Jimmy Buss‘in tercih hakkını neden Phil Jackson‘dan yana kullanmadığını açıklayacağım.. 

 

Şimdilik iyi günler, 

Burak Yarkent / Los Angeles

[email protected]

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?