LATFF başlarken

LATFF başlarken. Los Angeles… Sadece meleklerin değil sinemanın da şehri. İrem Akdere yazdı.

LATFF başlarken

Los Angeles…

Sadece meleklerin değil sinemanın da şehri.

Aynı anda şehrin bir köşesinde bir studioda animasyon filmi hazırlanıyor, bir diğer sokaktaki kahve dükkanında yeni bir senaryo şekilleniyor, diğer köşede bir oyunculuk mülakatı düzenleniyor, diğer bir tarafta binlerce turist dünyaca ünlü dizi ve filmlerin çekildiği studioları geziyor, bir diğer tarafta yeni Orta Çağ filmi için oyunculara kılıç dersi veriliyor, Hollywood’un bir başka ünlü caddesinde, Egyptian Theater’da da Birinci Los Angeles Türk Film Festivali düzenleniyor. Dört gün boyunca süren bu festival birbirinden değerli sinemacıları ağırladı.

Bu kadar başarılı bir organizasyon ancak sinema tutkusuyla, yetenekle, emekle, uğraşla olur diye düşünüyor insan o atmosferin içine girince. Çekim zamanlarında Los Angeles’a gittiğimde organizasyonu yapan arkadaşlarımın ne kadar büyük bir heyecan, istek ve keyifle uğraştıklarını gördüm.

İnsanın hayallerinin, isteklerinin, tutkularının, hobilerinin adına her ne dersek diyelim o duygunun işinin kalbinde olması çok büyük bir keyif.  İstanbul’da çalıştığım zamanlarda, stresli geçen bir günün ardından Abim demişti bana:  ”Ya yaptığın işi sevmenin bir yolunu bul, ya da sevdiğin işi yap.”  Festivali düzenleyen arkadaşlarım Cenk, Mehmet, Selman ve diğer adını sayamadığım arkadaşlar işlerine aşıklar. Ne mutlu onlara… Ne mutlu bize ki böyle bir organizasyonun bir şekilde bir parçası olduk.

Westwood’da çalışan herkes her yeni gün yeni bir şey üretiyor, bir fikir, bir grafik, bir anons yazısı, yeni bir montaj. Üstteki afiş Los Angeles Türk Film Festivali’nin afişi. Aşağıdaki fotoğraf ise geçtiğimiz hafta LATFF hazırlıkları sürerken ofiste çalıştığım anonslarıma, festivalde yarışan filmlere  ve kahve molasında göz attığım sinema dergilerine ait.

İrem Akdere / Los Angeles

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?