Los Angeles’taki Anadolu

Gülen Hareketi Türkiye’yi başarıyla dünyanın dörtbir yanına taşımaya devam ediyor.

Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘’Anadolu Kültürleri ve Yemekleri Festivali’’ için Los Angeles’tayız.

Türkiye, Avrupa’dan katılan yüzlerce kişiyle birlikte.

Sergiler, yemek, el sanatları, dans ve canlı müziği bir araya getiren festival, Anadolu’nun zengin kültürünü Amerikalılara tanıtmakta başarılı bir rol oynuyor.

Böyle bakınca Gülen Hareketi’nin Türkiye’nin dışa en açık yüzlerinden birisi olduğunu görüyorsunuz.

Bugün Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar her yerde faal olarak çalışıyor hareket mensupları.

İsimleri eğitimle özdeş hale gelen hareket Türkiye’nin kültürel ve tarihi zenginliğinin tanıtımı için de seferber olmuş durumda.

Aslında bu tam bir seferberlik çünkü bilim adamlarından festivalde tüketilecek yemeği pişiren ev kadınlarına uzanan bir katılım ve destek sözkonusu.

Festivalin adı Anadolu çünkü Hititlerden başlayıp Troyalılara, oradan Urartu ve Friglere uzanan, Lidya ve İyonya’yı kapsayan, Bizans’a da, Selçuklu’ya da, Osmanlı’ya da kapılarını açıyor.

Geçmişe Türklük ve müslümanlık perspektifinden değil, insanlık ve kültür mozaiği penceresinden bakıyor.

Katılımın paralı olduğu festival ilgi inanılmaz derecede yüksek.

Büyüklerin 12, öğrencilerin 6 dolar ödeyerek girdikleri festival alanı, İstanbul, Konya, Antalya, Mardin ve Van kentleri ile tarihi Kapalı Çarşı’nın birer küçük maketi yer alıyor.

Festivale gelenler Anadolu kültürünün zenginliğinden örnekler gördüğü gibi 99 çeşit yiyeceği tatma imkanı da buluyor.

Amerika gelişmişlik ve zenginliğine rağmen dünyaya ilgisi sınırlı bir ülke. Ömürlerinde hiç pasaport sahibi olmamış Amerikalı sayısının yüksekliği elbette biraz da bu ülkenin boyutlarından da kaynaklanıyor.

O nedenle Amerikalılar Türkiye hakkında daha fazla bilgi sahibi olsun, Irak, Mısır veya Suriye’den farklarını anlasın istiyorsanız çaba harcayacaksınız.

Bu da aslında Afrika veya Asya’da okul açmaktan farksız bir hizmet çünkü kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi de az bir eğitim işi değil.

Kendi kaynaklarıyla bu işi yüklenen Gülen Hareketi, sadece bir Türk Yürüyüşü’nün çok ötesine geçen bir organizasyona imza atıyor.

1915 olayları kurbanı Ermeniler’in çocuklarının yoğun olarak yaşadığı bölgede tema olarak Anadolu’nun seçilmesi de kimseyi ötekileştirmeme çabası ve özeni olarak dikkat çekiyor.

Dayanışma, kararlılık, fedakarlığın kültürlerarası diyalog ve yakınlaşmada oynadığı büyük rolün açık bir örneği bu festival.

Festivale büyük ilgi gösteren Los Angeles halkı da bunun farkında.

İstanbul’dan THY uçağına adım attıktan 13 saat sonra ayak bastığınız Los Angeles artık Türkiye’ye çok daha yakın.

Anadolu’nun burada doğru tanınmasının önemi o yüzden daha büyük.

Tarihi gerçekleri yok saymadan, gerektiğinde yüzleşerek, hesaplaşarak daha sağlıklı yarınlar inşa edebiliriz.

Elbette kültürlere ve bugün geldiğimiz noktaya katkıda bulunan herkese hakkını teslim ederek de.

Bu festival tam da bunu yapıyor.

Yolunuz buralara düşerse kaçırmayın derim.

ERGUN BABAHAN / STAR

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?