Martin Luther King Jr GunuMartin Luther King Jr. Günü. ABD’de siyasi aktivist ve rahip Martin Luther King, Jr.’ın anısına her yıl Ocak ayının üçüncü Pazartesi kutlanan anma günü.

Amerika Birleşik Devletleri, ABD’de her yıl Ocak ayının üçüncü Pazartesi günü Dr. Martin Luther King, Jr.’in doğumu, yaşamı ve hayali kutlanır.

1968 yılında öldürülmesinden sonra, 15 Ocak günü anma törenleri yapılıyordu. Ancak bu tarih, 1986 yılında, Ocak’ın 3. Pazartesi’si olarak değiştirildi. Ve ulusal gün ilan edildi.

Martin Luther King Günü

Martin Luther King, 15 Ocak 1929 senesinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Atalanta kentinde doğmuş, şiddete ve ırkcılık ayrımına karşı Afrika kökenli bir din adamıydı. Daha çok siyah olarak ifade edilen zenci insanların haklarını savunuyordu.

Amerika’da kölelik döneminde, bazı eyaletlerde siyahlar beyazların sahip olduğu bir takım haklardan yoksundu. Beyazlar daha iyi şartlarda yaşıyor, siyahlardan ayrı tutuluyordu. Okullarda, lokantalarda, otobüslerde ve bir çok yerde bu durum böyleydi.

Martin Luther King, bu ırk ayrımına karşı sürekli mücadele içindeydi. Her konuşmasında siyahlardan beyazlara hoş görülü davranmalarını ister ve sürekli ırkçılığa karşı barış yürüyüşü düzenlerdi.

Bu yürüyüşlerin birinde yaptığı “Bir Hayalim Var” sözüyle başlayan konuşması 1964 senesinde Nobel Barış ödülünü aldı. Ölümünden sonra Amerika’da ocak ayının üçüncü pazartesi günü onun anısına resmi tatil olarak kutlanmaktadır.

Martin Luther King Jr. Kimdir, Hayatı, Neler Yapmıştır? 

Martin Luther King Jr. , Amerikalı zenci bir rahiptir. Güneyli siyah bir aileden olan Martin Luther 15 Ocak 1929’da ABD’nin Georgia eyâletinin Atlanta şehrinde doğdu. Babası Baptist râhibi olduğu için köklü bir din tahsili gördü. 1951’de Chester’daki Crozer İlahiyat Okulunu bitirdi. Boston Üniversitesinde başladığı doktora çalışmasını 1955’te tamamladı. Boston’dayken New England Konservatuvarında okuyan Alabamalı Coretta Scott’la tanışarak onunla evlendi.

Montgomery’de (Alabama) yurttaş haklarını savunan küçük bir grup, belediye otobüslerindeki ırk ayırımcılığını protesto kararı aldıklarında, Dexter Caddesi Baptist Kilisesinin vaizi olarak vazife yapan Martin Luther, Montgomery’nin ayırımcı taşıma sistemini boykot etmek gayesiyle kurulan derneğin başkanı oldu.

1 Aralık 1955’te otobüste yerini bir beyaza vermeyi reddeden Rosa Parks, şehrin ayırımcı kanununu ihlâl ettiği için tutuklanınca, 381 gün süren bir taşıt boykotu düzenleyerek dikkatleri üzerine çekti.

Martin Luther’in liderliğindeki direniş neticesinde belediye otobüslerindeki ayırımcı uygulamaya son verildi.

1957’de Güneyli Hıristiyan Liderler Konferansını kurdu. Ülkenin her tarafında konferanslar vererek renk ve ırk ayırımcılığının kötülüğünü anlattı. Gana ve Hindistan’a giderek devlet ve hükûmet başkanlarıyla görüştü. Şiddete başvurmaksızın pasif direnişle mücâdelesini sürdürdü.

1960’ta doğum yeri olan Atalanta’ya giderek bir baptist kilisesinde vâizlik yaptığı sırada yurttaş hakları hareketinin savunuculuğuna devam etti. Ekim 1960’ta faaliyetleri sebebiyle tutuklandı. Suçsuz bulunmasına rağmen, işlediği önemsiz bir trafik suçu sebebiyle hapse atıldı.

Kamuoyundaki tepkiler sebebiyle Demokrat başkan adayı John F. Kennedy’nin araya girmesiyle serbest bırakıldı. Kennedy bu davranışı sebebiyle siyahlardan büyük takdir toplayarak yapılan seçimlerde küçük bir oy farkıyla başkan seçildi.

1960-65 yılları arasında şöhreti ülkenin her tarafına yayılan Martin Luther’in oturma boykotu, protesto yürüyüşü gibi hareket biçimleri Kennedy ve Lyndon B. Johnson gibi başkanların desteğini kazandı.

Bir ara taraftarlarıyla birlikte hapse atıldı. Irk ayırımına karşı olan ve yurttaş haklarını savunan diğer liderlerle birleşerek târihî önem taşıyan Washington yürüyüşünü düzenledi.

28 Ağustos 1963’te 200.000’i aşkın beyaz ve siyah, Lincoln Anıtının altında toplanarak kânun önünde bütün yurttaşlara eşitlik tanınmasını istedi. Medenî Haklar Kânununun 1964’te kabul edilmesini sağladı. Bu çalışmaları sebebiyle 1964 Nobel Barış Ödülünü kazandı. Ancak Vietnam Savaşı sebebiyle faaliyetleri zorlaştı. Vietnam Savaşına da karşı çıkan King bu hususta mitingler düzenledi. Daha geniş tabana seslenebilmek için ırk farkı gözetmeksizin bütün fakirleri birleştirmeye çalıştı. Washington’a kadar sürecek bir Fakir Halk Yürüyüşü düzenleme tasarısı 1968 baharında temizlik işçilerinin grevini desteklemek üzere Memphis’e (Tennessee) gitmesi sebebiyle ertelendi.

Martin Luther King Olduruldugu Otel

Martin Luther King Jr. Suikasti

4 Nisan 1968 günü öğleden sonra saat 6’da arkadaşlarıyla birlikte kaldığı Memphis’teki Lorraine Motel’in balkonunda keskin nişancı bir katilin kurşunlarıyla öldürüldü.

4 Nisan 1968 Perşembe günü adını John Willard olarak yazdıran bir adam (gerçek adı James Earl Ray) Martin Luther King’in otelinin karşısınındaki bir pansiyondan oda tutmuştur. Martin Luther King motelinin balonuna çıkıp aşağıdaki şoförü ve arkadaşlarıyla konuşurken uzun namlulu tüfeğe sahip olan adam tüfeğini karşı pansiyondaki odasının banyosunun pervazına dayamıştı.

Tetiği çektiği gibi tüfekten çıkan tek kurşun Martin Luther King‘in ensesinden girip çenesinden çıktı.

King Jr, Saat 7:04’de St. Joseph’s Hastanesinde öldü.

Suikast, 60’dan fazla şehirde isyanların çıkmasına neden oldu. Tüm ülkede beyazlar durdurulamayacak, tüm siyahlar silahlanın sesleri yükseliyordu.

King’in öldürülmesi ülkede neredeyse bir iç savaşa sebep oluyordu. 60’tan fazla şehirde olaylar çıktı. Ülke çapında yükselen kargaşa çok zor dinginleştirildi.

5 gün sonra, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, yas ilan etti. Aynı gün 300,000 kişilik bir kalabalık cenazesine katıldı. Başkan yardımcısı Hubert Humphrey, Başkanı temsilen cenazeye katıldı.

Martin Luther King Mezar Tasi

King’in öldürülmesinden 2 ay sonra, kaçak mahkum James Earl Ray İngiltere Heathrow Havalimanında sahte pasaportla İngiltereyi terk etmek isterken yakalandı. Ray kısa süre içinde ABD’ye iade edildi. Ray, King’in öldürülmesiyle suçlandı ve suikastı 10 Mart 1969 tarihinde itiraf etti. (Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.) Ray, 99 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Avukatı Parcy Foreman‘ın önerisi üzerine Ray suçu itiraf edip böylece mahkeme tarafından verilecek bir mahkumiyeti dolayısıyla da idam cezası alma riskinden kurtulmak istedi. Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.

Biyografi yazarı Taylor Branch‘e göre, King’in otopsisinden çıkan sonuca göre, King öldüğünde 39 yaşında olmasına rağmen 60 yaşında bir insanın kalbine sahipti. Bunun nedeni 13 yıllık yurttaş hakları eylemciliği sırasında yaşadığı stres dolu yaşamdı. Buna göre, King yaşamının son 13 yılında 34 yıl yani normal bir hayat yaşayan bir insana göre 2,5 kat daha hızlı yaşlanmıştı.

Martin Luther King Jr. ‘ın “I have a dream” , “Bir hayalim var” Konuşmasının Türkçe özeti

Bir hayalim var

Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu ânın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir rüyam var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu.

Bir rüyam var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak.

Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.”

Bir hayalim var. Gün gelecek, eski kölelerin evlâtlarıyla eski köle sahiplerinin evlâtları, Georgia’nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

Bir hayalim var. Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

Bir hayalim var. Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.

Bugün bir hayalim var benim.

Bir hayalim var. Gün gelecek, Alabama eyaleti, valisinin ağzından hep müdahale etme ve izin vermeme yönünde sözler dökülen o eyalet, küçük siyah oğlanlarla küçük siyah kızların, küçük beyaz oğlanlar ve küçük beyaz kızlarla el ele tutuşup kardeşçe birlikte yürüdüğü bir yere dönüşecek.

Bugün bir hayalim var benim.

Bir hayalim var. Gün gelecek, bütün vadiler yükselip bütün tepeler ve dağlar alçalacak, engebeli yerler düzlük yapılıp, girintilerle çıkıntılar düzleşecek ve Allah’ın şanı yeryüzüne inecek, bütün canlar hep birlikte görecek onu.

Bizim umudumuzdur bu. Güneye dönüşümde içimde taşıyacağım inançtır. İşte bu inanç sayesinde umutsuzluk dağını yontup bir umut anıtı yaratacağız. Ulusumuzu saran âhenksiz bağırtıları, bu inanç sayesinde güzel bir kardeşlik senfonisine dönüştüreceğiz. Bu inanç sayesinde bir gün özgür olacağımızı bilerek hep beraber çalışacak, hep beraber dua edecek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek, özgürlük için hep beraber ayağa kalkacağız.

İşte o gün Yüce Allah’ın bütün kulları, yepyeni bir anlamla söyleyecekler bu ilahiyi:

Benim ülkem, senin ülken

Özgürlüğün güzel yurdu,

İşte söylüyorum sana:

Atalarımın öldüğü toprak burası,

Şehitlerin gururu olan toprak,

Her bir dağın yamacından,

Özgürlük yankılanacak.

Ve eğer büyük bir ulus olacaksa Amerika, bunun gerçekleşmesi şarttır. Öyleyse New Hampshire’in dev tepelerinden yankılansın özgürlük. New York’un ulu dağlarından özgürlük yankılansın.

Her bir dağın yamacından yankılansın özgürlük.

Özgürlüğün yankılanmasını sağladığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlüğün yankısını duyduğumuzda, o gün yakın demektir ve o gün Allah’ın bütün kulları, siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşup siyahların eski bir ilâhîsini söyleyecekler:

Sonunda özgürüz! Sonunda özgürüz!

Şükürler olsun Ya Rabbim!

Sonunda hepimiz özgürüz!

https://www.youtube.com/watch?v=W57wPpu-LVk

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?