Meclis Darbe Komisyonu Kavakçı’yı dinledi!

Meclis Darbe Komisyonu Kavakçı'yı dinledi!

28 Şubat Alt Komisyonu’nun sorularını cevaplayan Merve Kavakçı, yemin ettirilmemesiyle ilgili olarak o dönemde Meclis’te ‘adı konulmamış bir darbe’ yaşandığını belirterek, “28 Şubat medyasına baktığınız zaman, Amerikalı imajı ve son dakikada Amerika’dan ortalığı karıştırmak için getirilen ajan-provokatör imajı çizilmeye çalışılıyor” dedi.   
 TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesindeki 28 Şubat Alt Komisyonu’nun sorularını cevaplandıran Merve Kavakçı, yemin edememesi için Genel Başkan’ın odasında tutulduğu şeklindeki bir soruya ‘evet’ cevabını verdi. Genel Kurul’a inmeden önce Genel Başkan Recai Kutan’ın odasına gelmesi için bir telefon geldiğini söyleyen Merve Kavakçı, yanında da Nazlı Ilıcak olduğunu ve kendisine, “Korkuyorum sana yemin ettirmeyecekler” dediğini belirtti. Odaya girdikten sonra da Genel Başkan’ın kendisine kararını söylediğini ve kendisinin de ona şiddetli bir ses tonuyla fikrini beyan ettiğini söyledi.
 Merve Kavakçı, asıl sorgulanması gerekenin 28 Şubat sürecini ortaya koyan ve bunu Türkiye insanına reva gören zihniyet olduğunu belirterek, kendi partisinin de bu durumdan nasibini aldığını ve bedelini de kendisinin ödediğini belirtti.
 Merve Kavakçı, komisyon üyelerinin “Bir yalnızlaştırılmanın içine düştünüz mü?” sorusu üzerine ise, “Elbetteki yalnızlaştırıldım, yalnız kaldım ve yalnız kalmaya da devam ediyorum. O gün Meclis’te adı konulmamış bir darbe yaşandı. Ve sadece medya değil, 28 Şubat medyası değil, her kesimden ama içimden çıktığım, dindar mı diyelim, İslamcı mı diyelim, Muhafazakar mı diyelim; o kesim tarafından yanlızlaştırıldım, yalnız kaldım, yalnızım” cevabını verdi.
  
 “ADI KONULMAMIŞ BİR DARBEDİR”
 Merve Kavakçı, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in o dönemde kendisini engellemesiyle ilgili olarak, Gazeteci Hüseyin Gülerce’nin ‘Eğer Ecevit engellemeseydi darbe olurdu” şeklindeki değerlendirmeleri hakkında da yorumlarda bulundu. Kavakçı, “Seçilmiş bir vekilin and içip görevini yapmasının fiziksel anlamda  engellenmesi adı konulmamış bir darbedir. Adı geçen şahsın, ‘Ecevit’in bunu yapması gerekliydi, darbeyi önledi’ ifadesini ben, içinde bulunduğu toplumun iç sıkıntısı ile alakalı olduğunu düşünüyorum. O dönemde de o duruşlarını muhafaza ettiler, şimdi de onu legalize etmek adına böyle bir ifade kullanıyorlar. Darbenin aslı kendi, benim seçilmiş bir vekil olarak engellenmem oldu Meclis’te” diye konuştu. Bu sorunun aslında kendisi için Meclis’te ‘Dışarı’ şeklinde bağıran DSP’lilere sormak gerektiğini ifade eden Kavakçı, “Benim için uhrevi olarak en yüce mahkemeye konu intikal etmiştir” dedi.
  
 “ULUSLAR ARASI BİR EVLİLİĞİ YÜRÜTMEYE ÇALIŞIYORUM”
 Merve Kavakçı, bir komisyon üyesinin “Niye ihtiyaç duydunuz da seçimden 40 gün önce ABD vatandaşlığına geçtiniz” şeklindeki bir sorusu üzerine, ABD’ye eğitim almak için gittiğini, daha sonra Türkiye’ye döndüğünü ve bu süre içinde de ABD vatandaşlığına hak kazandığını belirterek, “Benim ABD vatandaşlığı prosedürüm 1998 yılının Ekim ayında son kısımları, son resmi çalışmalarının bitme aşaması başlatıldı. Hatırlayacaksınız, 18 Nisan seçimleri erken genel seçimlerdi” dedi.
 “Benim vatandaşlık prosedürlerim başladığı dönemde sadece o sondaki resmi formalite gereği vatandaşlık yemininin yapılması günleri sizin kastettiğiniz o seçim dönemine rastlamakta” diyen Kavakçı, “Düşünüyorum da, beni sadece Türk vatandaşlığından attırmayan, ABD vatandaşlığından bile attırmaya çalışan zihniyet ki, onu beceremedi, Allah’tan elimde bir ülkenin vatandaşlığı hiç değilse varmış. Çünkü arkasından yapılanların sonucunda da yine ülkemden ayrılarak başka bir yerde yaşama mecburiyetinde kaldım. Buna da şuanda eşimden ayrı kalmak bedelini ödemek pahasına bile olsa katlanıyorum. Her ay gidip gelmek gibi uluslar arası bir evliliği yürütmeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.
 Meclis’te çifte vatandaşlığı olan tek milletvekilinin kendisi olmadığını kaydeden Kavakçı, şunları kaydetti:
 “28 Şubat medyasına baktığınız zaman Amerikalı imajı ve son dakikada Amerika’dan ortalığı karıştırmak için getirilen ajan-provokatör imajı çizilmeye çalışılıyor. Halbuki ben 7 sene bu ülkede Refah Partisi’nde ve Fazilet Partisi’nde aktif görev yapıp, bir yerde klişe olacak ama;tırnaklarıyla o siyasi merdiveni, kadınları bir yerlere getirmeyen siyaset dünyasını tırmanarak, partimizin de teveccühüyle bu adaylığa soyundum. Bunu da her zaman bir onur olarak bildim.
 Yemin konusunda Amerika’ya bağlılık yemini ettiğim yönünde tutanaklarınızda bile bulacaksınız, haberler, yayınlar yapıldı. Halbuki orada bir ifade var; ‘dininize, örf ve adetinize aykırı olmadığı sürece’ istisnasını ekleyebiliyorsunuz Amerikan vatandaşlığı yemininde. Bunu da eklemiştik ama tabi kimse bunu dikkate almadı.”

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?