Medine hurmalı kestane ballı manda yoğurdu – Yılmaz Özdil

Medine hurmalı kestane ballı manda yoğurdu - Yılmaz Özdil

Medine hurmalı kestane ballı manda yoğurdu – Yılmaz Özdil yazdı.

Yılmaz Özdil’in “Medine hurmalı kestane ballı manda yoğurdu” başlıklı 29 Mart 2022 tarihli köşe yazısını buradan dinleyebilirsiniz.

Yılmaz Özdil köşe yazılarını yayınlandığı anda ilk siz dinlemek istiyorsanız buraya tıklayarak Alaturka Youtube kanalımıza abone olun.

Medine hurmalı kestane ballı manda yoğurdu – Yılmaz Özdil

Yeni Şafak gazetesine anlattı… “İlkokulda harçlığımı çıkarmak için kağıtlı şeker satardım, simit 10 kuruştu, Kasımpaşa’daki bir taş fırından akşamları 2.5 kuruşa bayat simit alırdım, annem onları file içinde buhara yatırırdı, ertesi gün top sahasında 5 kuruşa satardım.”

Sabah gazetesi hayatını dizi yaptı… “Okula giderken soğuk günlerde dahi otobüse binmezdi, Kasımpaşa’dan sahile yürür, sandalla Balat’a geçer, Balat’tan okula kadar yürürdü, durumları müsait değildi, Eminönü’ne yürüyerek gider, limon satardı.”

New York’ta Levin Enstitüsü’nde konuştu… “Küçük Tayyip okula yaya giderdi, yoksul büyüdüm, otomobilimiz yoktu, ayakkabılarım delik deşikti, yağmurda kışta ayaklarımın kızardığını bilirim.”

Açılım vesilesiyle Dolmabahçe’de topladığı sporculara konuştu… “Spor ayakkabılarım yırtıktı, yenisini alacak gücümüz yoktu.”

Trt’de “Ben Öğrenciyken” isimli programda anlattı… “Okula yamalı ayakkabılarla gidiyordum, annem bakraçlara buz koyardı, su ve simit satardım, kağıt yumaklarından, bez parçalarından top yapardım.”

Uluslararası Teknoloji Kongresi’nde anlattı… “Yoksuldum, çocukken oyuncağım yoktu, uçurtma alamazdık, gazete kağıtlarından, undan yapıştırıcıyla uçurtma yapardık, bez parçalarını yumak haline getirir, bununla futbol oynardım, uzunca bir telin ucuna tahtadan teker takardım, tozlu sokaklarda araba diye onunla oynardım.”

atv’de anlattı… “Yeri geldi simit sattım, yeri geldi su sattım, yatılı arkadaşlarıma kartpostal satardım, lisedeyken arkadaşlarımın çoğu Anadolu çocuğuydu, evlerine kartpostal gönderiyorlardı, kartpostalı temin yoluna gittim, Cağaloğlu’ndan 100 tane kartpostal aldım, arkadaşlarıma sattım, bitince yürüyerek gidiyor, tekrar alıyordum, böylece harçlığımı çıkarıyordum.”

Beyaz Tv’de “Usta’nın Hikayesi” belgeseli yayınlandı… “Çocukken hiç bisikletim olmadı, bisiklet alabilecek durumda değildik.”

Ve, dün son durumunu bizzat izah etti… “Ben her akşam manda yoğurduna üç veya beş tane Medine hurması doğrarım, üstüne kestane balı dökerim, içine yulaf atarım, bu dörtlüyü karıştırarak yerim, öyle yatarım, bizim belediyelerden biri manda yoğurdumu bakraç içinde gönderiyor, tavsiye ederim, çok çok faydalıdır, şifadır.”

Akp iktidarında en azından bir vatandaşımızın yoksulluktan kurtulmuş olması çok sevindirici.

Bana sorarsanız, bu seçimde “dombıra” yerine “manda yuva yapmış söğüt dalına, ammanin amman, tiridine tiridine tiridine bandım” türküsü kullanılırsa, daha iyi olur… Kestane ballı manda yoğurduna Medine hurması banmak isteyen vatandaşlarımıza umut olur.

Yılmaz Özdil

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?