Mersin’in Tablo Apartmanları


56 yaşındaki Nazihe Bilgin Hazar kentin bakımsız binalarını tanınmış ressamların tablolarıyla renklendiriyor.

Hazar’ın hayatı 2011’de değişmiş.

Hazar 2011’de üniversite sınavalarına hazırlanmış ve 49 yaşındayken Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü kazanmış.

Okulu da 100 üzerinden 98,59 gibi rekor bir not ortalamasıyla bitirmiş. Şu an yüksek lisans yapıyor.

Hazar, duvar çalışmalarına üniversite ikinci sınıftayken atölye hocası Nurselen Tor’un verdiği vize ve final ödevleriyle başlamış.

Çalışmaları beğenilince Mersin Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, Hazar’a Akbelen Mahallesi’ndeki bakımsız binalar için teklif götürmüş.

Hazar, resmettiği çalışmaları nasıl seçtiği sorusunu, “Yerli ve yabancı, iz bırakmış sanatçıları ele almak istedim. Çünkü biz sanata o kadar uzağız ki, ben halkın da sanatı tanımasını istedim” diyerek yanıtlıyor.

Hazar’a göre,“Herkesin yolu sanat galerisinden geçmez ama sokaktan geçer. İnsanların duygu ve düşüncelerinin de bir adım ileriye gittiğini, farklı düşündüklerini hissediyorum artık. Okuyorlar, araştırıyorlar. Frida’yı öğrendiler, hayatını okuyorlar mesela. Gelip bana anlatıyorlar.”

“Açık hava müzesi gibi oldu”

Mahalle sakinlerinden Fatma Baş yapılan resimlerden fazlasıyla memnun: “Binalar gerçekten çok eskiydi. Ama şimdi Nazife Hanım’ın dokunuşlarıyla gerçekten çok güzel oldu. Hepimiz hayranlıkla seyrediyoruz. Çocuklarla çıkıp bütün resimleri turluyoruz onlar da görsünler diye. Açık hava müzesi gibi oldu. Birçoğunu resim olarak biliyorduk ama kimlere ait olduğunu bilmiyorduk. O anlamda da katkısı oldu.”

Nazife Bilgin Hazar’a göre resimlerin yapımı desenlerindeki ayrıntılarına göre bir aydan fazla bile sürebiliyor. En uzun süren Osman Hamdi Bey’in “Halı Satıcısı” olmuş. Tablodaki beş halı figürü ve altı insan figürünün resmedilmesi bir ayı aşmış.

Nazife Hanım’ın sağ kolu belediye işçisi İbrahim Koç.

Koç, Hazar’ın duvarlara ulaşması için gerekli kovalı aracı kullanıyor. Koç, “Sabah geliyoruz, aracı kuruyoruz. Nazife Hanım da geliyor 8’de, sağolsun öğlene kadar da indiği yok. Sıcak, soğuk fark etmiyor” diyor.

Hazar, proje süresince yaz kış demeden günde yaklaşık 8 saat çalışıyor: “İnsanları mutlu etmeyi çok seviyorum. Ha, çok yoruluyorum ama eve gittiğim zaman telefonumda yaptığım son resmin fotoğrafına bakınca diyorum ki, ‘İşte bu!’”

Projenin 25 resim ve motiflerden oluşan ilk ayağı Aralık ayı başında sona erdi. Bir sonraki ayağıysa mahallenin doğu bölgesi olacak.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?