Mormon lider Romney, Başkanlık için en güçlü aday

ABD’nin siyasi tarihinde ilk kez Mormon inancına sahip bir siyasetçi Başkanlık koltuğu için yarışacak.

ABD’de bu yıl yapılacak seçimlerde Başkan Barack Obama’ya karşı yarışacak siyasetçinin kim olacağı neredeyse belli oldu.

Cumhuriyetçi aday adayları arasında yapılan seçimleri önde götüren Mitt Romney, Obama’yı en çok zorlayacak Cumhuriyetçi isim olarak nitelendiriliyor.

Karizmatik bir lider olarak göz dolduran 65 yaşındaki siyasetçinin yıldızı eski Massachusetts valisi olarak parladı. 2003 yılında seçildiği bu görevde dört yıl kalan Romney, 2008 Başkanlık seçimlerine aday adayı oldu. Fakat, umduğu ilgiyi bulamadı ve adaylıktan çekildi.

DENEYİMLİ BİR İŞADAMI

Ülkenin tanınmış işadamlarından olan ve iş hayatına Bain & Company’de yönetim danışmanı olarak başlayan Romney, burada kazandığı deneyimle, varlık yönetimi ve finansal hizmetler şirketi Bain Capital’ı kurdu. Burada, risk sermayesi yönetimi yaptı, özel işletmelere kredi sağladı. Şu an 190 ile 250 milyon dolar arasında olan servetini, zor durumdaki şirketlerin satın alınması için kullanılan bir fonun yönetiminden kazandı. Rakipleri Romney’i, işadamlığı geçmişi nedeniyle eleştiriyor ve bu kimliğinin siyasi kariyerinin önüne geçeceğini iddia ediyor.

ÇİN’E YAPTIRIMLARI ARTIRACAK

Öte yandan, kimilerine göreyse, profesyonel geçmişindeki başarıları Romney’nin ABD ekonomisinin belini doğrultabilecek bir aday olduğunun göstergesi. Diğer Cumhuriyetçiler gibi liberal ekonomi yanlısı olan Romney, “tesadüfi kararlarla” ekonominin düzeltilemeyeceğini düşünüyor.

Romney, açıkladığı ekonomi yol haritasındaki öncelikli maddeler; vergilerin düşürülmesi, yeni ticari anlaşmalar, “döviz manipülatörü” dediği Çin’e karşı yaptırımlar, Obama’nın sendikaları güçlendirmek için yürürlüğe koyduğu yasaların feshedilmesi.

“OBAMA ABD’Yİ AVRUPA’YA BENZETECEK”

Romney muhalefet söyleminde, Obama’yı sosyalist politikalar uygulamakla suçluyor. ABD’nin, yoluna Obama ile devam ederse “Avrupa ülkeleri gibi devlete el açan alan insanların ülkesine” dönüşeceğini söylüyor. Bu suçlamayla, ABD’li seçmenin oldukça hassas olduğu bir nokta. Avrupa’nın içine düştüğü ekonomik kriz, bu uyarıyı daha da ürkütücü hale getiriyor.

“BEN BOMBACI DEĞİLİM”

Dış politika söyleminde, diğer cumhuriyetçi aday adaylarından daha “ılımlı” olarak nitelendirilen liberal eğilimli siyasetçi, “fazla ateşli ve duyguları körükleyici” dış politik söylemlerden kaçınıyor. İsrail’in yanında olacağını açıkça belirtmesine karşın, “Ben bombacı değilim, ne gerçek anlamda ne de mecazi anlamda” diyerek “ılımlı” duruşunu ortaya koyuyor.

MORMON OLMASI TEPKİ ÇEKİYOR

Mitt Romney’nin Başkan seçilmesinde engel teşkil edebilecek bir özelliği, Hıristiyanlığın Mormon mezhebine mensup olması. Mormonluk, İncil’e olduğu gibi Mormon kitabına inanılan, çok eşliliği din kapsamı içine alan bir mezhep olmasıyla dikkati çekiyor. Mormonlarda evlilik dışı cinsel ilişki yasak, ancak aynı anda birden çok kişiyle evlenmek mümkün. Bu inanış, muhafazakâr Hıristiyanlar tarafından hiç hoş karşılanmıyor.

Mormon olmasına karşın tek eşli bir evlilik yapan Romney, mensubu olduğu mezhebe dair konuşmaktan kaçınıyor. İnancıyla ilgili soruları, hiçbir dini inancın devlet görevinin önüne geçmeyeceği teminatını vererek yanıtlayan Romney’nin oy istediği Cumhuriyetçi seçmenlerin çoğu oldukça muhafazakâr Hıristiyanlardan oluşuyor.

Bu sebeple, Mormon bir aday adayının nasıl algılanacağı sorusu, ön seçimlerden önce sıkça dile getirildi. ABD’li Hıristiyanların önemli bir bölümünün Mormonluk mezhebini din dışı gördüğü göz önüne alınınca, Romney’nin çok şansı olmayacağı düşünülüyordu. Ancak ön seçim sonuçları gösteriyor ki, ABD halkı dini tercihi özel hayatın bir parçası görerek fazla üstünde durmadı. Mezhep kriteri, siyasi tercihlerde sanıldığı kadar etkili olmadı. Görünen o ki, Romney, önündeki engelleri aşarak Başkan adaylığına doğru hızla ilerliyor ve esas kozunu Obama ile paylaşacağa benziyor.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?