NBA Finallerini Direk Etkileyecek 6 Faktör

NBA -Finals

NBA Finallerini Direk Etkileyecek 6 Faktör

 

NBA’de 2012-2013 finalleri beklenenden daha heyecanlı bir start aldı. Sezon başından beri favori gösterilen Miami’nin ilk maçı hiç beklenmedik bir şekilde evinde kaybetmesi, fakat ikinci maçta tecrübeli Spurs’u farklı yenmesi akıllarda bir sürü soru işareti bıraktı.Takımlar, Miami’nin avantajlı olarak evinde başladığı serinin ilk iki maçını paylaşınca, Spurs’un evinde üst üste oynanacak 3 maç çok kritik bir hal aldı.İlk iki maç sonrasında, Spurs’un evinde oynayacağı üst üste 3 maçı etkileyecek, göze çarpan en önemli faktörler neler olacak? Spurs ne yaparsa bu seriyi kendi evinde bitirebilir, veya Miami’nin ne yapması lazım ki, Texas’daki 3 maçtan en az birini kazanıp seriyi tekrar evine getirsin..

 

Top kayıpları:

İlk iki maç sonunda göze çarpan en önemli faktör top kayıpları oldu. İlk maçı sürpriz bir şekilde kazanan Spurs bu maçta sadece 4 top kaybı yaptı. Bu maçta Miami 16 top kaybı yapınca Spurs sayı üstünlüğüne ulaştı ve ilk maçı kayıpsız geçti. İkinci maçta ise, ilk maçta hiç top kaybı yapmayan Tony Parker 5 top kaybı ile oynadı. Bu da Miami Heat’ın ikinci maçı kazanmasındaki en büyük faktörlerden biriydi.

 

Big Three (Büyük 3′ler) ve Bench:

James, Wade ve Bosh üçlüsü sadece 3 yıl önce, 2010 yılında Miami Heat takımında buluştular. Diğer tarafta ise Manu, Duncan ve Parker üçlüsü bayağı bir zamandır birlikte oynuyorlar. NBA’in yıldız oyuncular üzerine kurulu bir lig olduğunu söylersek, bu üçlüler’in her biri için ayrı ayrı paragraf açmamız gerekiyor. Fakat, her sene yeni oyuncular çıkartan ve takıma monte eden Pop, ve Pop tarzı rotasyonlara yakın zamanda başlayıp 3′lüsünü bulduktan sonra, takıma her sene iyi takviyeler yapan Spoelstra arasında da müthiş bir kapışma gözleniyor.Tabii ki ikinci faktörüm hocalar, kenar yönetim de olabilir ama öncelikle Chalmers, Miller, Anderson ile Leonard, Green faktörleri bu şeride bilirleyici faktörler olacaktır diye düşünüyorum.

 

LeBron ve diğerleri:

Serinin ilk maçını izleyenler muhakkak birbirlerine Wade ve Bosh’un neden LeBron’a daha çok katkı sağlamadıklarını sormuşlardır. İlk iki maçta LeBron’un gölgesinde görüntü çizen bu iki oyuncunun, NBA’in her takımında rahatlıkla oynayabilecek kapasitede oldukları ve takımlarını sırtlayabilecek özellikteki yıldız oyuncular oldukları hepimiz tarafından bilinen bir gerçek. Fakat ne oluyor da ilk maçta, Wade 15 şutun 7′sinde isabet bulup 17 sayı, Bosh ise %37.5 şut yüzdesi, 13 sayı ve 5 rebound ile ilk maçı tamamlayabiliyor… İkinci maçta Bosh çıtayı yükseltip şut yüzdesini %60′a kadar çıkartıp 4′ü ofansif 10 rebound alarak takımına katkısını artırırken, bu sefer Wade 13 şutta 5 isabet sağlayıp sadece 10 sayıda kalıyor.Evet, sonuç olarak, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, oyuncuların tutarsız performansları bu serinin şampiyonunu belirleyecek bir diğer faktör olarak göze çarpıyor.

 

4. Çeyrek:

İlk maçta Spurs 4. çeyreği 23-16′lik üstünlükle bitirdi, dolayısıyla bu performans kendilerine maçı kazandırdı. İkinci maçta ise tam tersi oldu, hızlı ve dirençli başlayan Miami son çeyrekte rakibine 9 sayı fark attı.Bu oyunun kuralı, maçı kazanmak için basket bulmak. Bu bağlamda ofansif gücünüz kuvvetli olmak zorunda. Fakat basketbolun “olmazsa olmaz”larından biri, belki de en önemlisi “defansif direnç”. İlk maçın son çeyreğine LeBron ve Wade’i kenara alarak başlayan Miami’nin hücum gücü bir hayli zayıftı zayıf olmasına ama, Spurs’un o dakikalarda defans hattındaki gösterdiği direnç, maçı ve belki de seriyi kazanma yolunda göz ardı edilmemesi gereken bir faktör olarak akıllarda kaldı..

 

Yorgunluk ve oyuncuların süreleri:

Indiana Pacers ile oynadıkları 7 maçlık serinden yorgun çıktıklarını her fırsatta dile getiren bir Miami, ve Memphis Grizzlies takımını 4-0 ile süpüren, ardından Miami maçına kadar 9 gün dinlenme fırsatı bulan bir Spurs.Belki de yukarıda biraz daha az değindiğim Pop ile Spoelstra faktörlerini burada daha rahat kullanabilirim. Hocaların birikimlerini ön plana çıkarmaları ve oyuncularını doğru zamanlarda, doğru şekilde dinlendirmeleri ve onlardan en iyi verimi almaları bu serinin kazanılmasında en büyük faktörlerden biri olacak diye düşünüyorum.

 

Tony Parker:

NBA’de son 4 “En İyi Oyuncu” ödüllerinden 3′ünün sahibi LeBron James, NBA’in veya belki de dünyanın en iyi basketbol oyuncularından bir tanesi, bunu biliyoruz. Ama bence LeBron James faktörünün daha önüne geçen, bu seride nasıl bir performans göstereceği merak edilen, veya karşıdaki ve etrafındaki gençlere ne kadar ayak uyduracağı daha önemli olan Tony Parker faktörü var. Parker iyi bir gününde, ilk maçta da gördüğümüz gibi oyunun gidişhatını rahatlıkla değiştirebilecek, NBA’in en iyi point guard’larından biri oluveriyor. LeBron sahadaki en iyi oyuncu, ve her çıktığında aynı performansı gösterebiliyor, fakat Parker iyi performans gösterdiğinde takımı da kazanıyor. O yüzden Parker’ın performansının daha belirleyici faktör olduğunu düşünüyorum.
 
Yarın 3. maç var, yukarıda bahsettiğim, kanımca önemli faktörlere sizin de benim açımdan bakmanızı ve ilerki maçlarda bu faktörlerin ne denli önemli olabileceklerini iyi düşünmenizi tavsiye ediyorum.
 
Şu dönem “şampiyon kim olur?” sorusu sürekli maruz kaldığım soruların başında geliyor. Beni tanıyanlar bilir, iyi bir Lakers taraftarı olmama rağmen sene başından beri favorim Miami idi. 6 maçta Miami alır diyordum ama Parker, Spurs savunması, Leonard & Green ikilisi beni yanılttı. Yeni tahminim Miami 7 maçta alacağı yönünde. 

İyi günler,

 

Burak Yarkent
alaturkaonline, Los Angeles/ California

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?