NEVRUZ

Neymiş efendim…

Türkler Nevruz diyormuş.

Kürtler Newroz diyormuş.

Hadi len!

*

Kimse kimseyi yemesin.

Nevruz bayram değildir.

*

PKK dayattı, kutluyoruz.

Hepsi bu.

*

Eminim mesaj yağacaktır bugün… Göktürklerde bile varmış, vay efendim, omuzlarında yılan taşıyan zalim krala haddini bildiren demirci Kawa’yı nasıl bilmezmişim filan.

*

Lafonten misiniz kardeşim…

Bu ne masal merakıdır böyle?

*

Hafızanızı yitirdiyseniz… Mitoloji kurcalayıp, taaa milattan önceye gitmenin âlemi yok, ananıza babanıza sorun, var mıydı bu ülkede böyle bi bayram?

*

Bazıları da çiçek çocuk… “Buzul çağının bitişini müjdelediğinden beri kutlandığını” iddia ediyorlar… Buzul çağı 1991’de mi bitti Türkiye’de? PKK’dan önce bahar gelmiyor muydu?

*

(Yek, dü, cihar diye zar atıp, “Tavla Türk icadıdır” demeye benzer, Nevruz… İran geleneğidir çünkü, Farsçadır. Türkçe değildir. Kürtçe de değildir. Kürtçe olsa, newroj demen lazım… Niye newroz diyorsun? Beri yandan… İnternete girerken “www” yazacaksın, “show” tiviyi izleyeceksin, ampul kaç “watt” diye soracaksın, bin yıllık kenefe “wc” yazacaksın… Sonra da “newroz”daki “w”ya itiraz edeceksin! Böyle mi koruyorsun Türkçeyi?)

*

Koca koca bakanlarımız örs dövüyor, yumurta tokuşturuyor, olimpiyat ateşi gibi meşaleler yakılıyor, göbekli göbekli valilerimiz el ele tutuşup ateşten hopluyor, sanırsın çocukluğundan beri kutluyor…

*

Benim anam Mardin doğumlu, şark çıbanını kaşıkçı elması gibi taşır yanağında… Dedem desen, hayatı Diyarbakır’da geçti, karayollarındaydı, Bingöl’ün Muş’un Hakkâri’nin asfaltında emeği var, “nevruz” diye bi bayram kutladıklarını duymadım… Sülalede ateşten atlayan bir ben varım, o da 21 Mart’ta değil, 5 Mayıs gecesi, hıdrellezde.

*

Kimse kimseyi yemesin… Bugün 40 yaşında olan biri, 5 yaşındayken çekilmiş nevruz bayramı fotoğrafını göstersin, lastik yakıp atlamazsam namerdim.

Yilmaz Özdil, Hürriyet. 21.3.2010

+

BAYRAMI SAHİPLENMEK

Şu an tamı tamına 78 yaşındayım.

12 Haziran’da 79’dan gün alacağım…

Dedelerim de, nenelerim de anam da , babam da Türk,

Şan şeref kaynağıydı bizim için Türklük…

Hiç birinden Nevruz diye bir bayram duymadım

Ve ben de bir kere olsun Nevruz Bayramı kutlamadım…

Doğum yerim, memleketim, özlemim Gaziantep…

Oğuz Türkleriyle dolu idi memleket…

Bir gün olsun Nevruz kutlamak, olmadı bize kısmet…

Ne yumurta kırdık, ne demir dövdük,

Ne de ateş yaktık elimizde körük…

Nevruz’un adını geçerdi bahar aylarında,

Bir de söz edilirdi Takvim yapraklarında…

Adı bile yabancı biz Türklere…

Millî bayram olacak nerdeyse…

Yılmaz Özdil’e hak veriyorum.

Bir kere olsun

Nevruz bayramı kutladığımızı bilmiyorum.

Bizde olmayan bir bayramı sahiplendik diyorum.

Hayri Balta, 22.3.2010

Önceki haberAKILSIZ DOSTLAR
Sonraki haberKöpekleşen Tilkiler?!
Hayri Balta Kimdir? 1932 yılında Gaziantep’te doğdu. 10 yaşında iken annesi öldü. Çocukluğunun kış günlerini Gaziantep’in Tabakhane semtinde; yaz günlerini de Gaziantep’e yakın İbrahimli köyündeki bağlarında geçirdi. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra, 1974’te Ankara Hukuk Fakültesine girmeyi başardı ve hem çalışıp hem okuyarak 1979 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi ve bir yıl da staj gördükten sonra 1980 yılında (48 yaşında) avukatlığa başladı. Avukatlık yaptığı sırada Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucularından oldu. İlk iki Yönetim Kurulunda Genel Sekreter yardımcısı olarak görevli iken 11 Mart 1991 tarihinde ağır bir kalp krizi geçirince kalbinin % 70’i çalışamaz bir duruma geldi. ADD’deki görevinden ayrıldı ve doktorların sözü üzerine avukatlığı bıraktı. O günden bu güne değin de evinde yazarlık yapmaktaydı.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?