New York ve California nükleer tehdit altında mı?

Japonya’da geçtiğimiz cuma meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem ve ardından gelen tsunami felaketi Fukushima adlı nükleer santralde patlamalara neden oldu. Bu felaket New York ve Califronia eyaletlerinde de benzeri bir kabus yaşanabilir mi sorusunu akla getiriyor.

New York şehir merkezine özellikle eyalet genelinde bulunan 5 nükleer santralden ikisi oldukça yakın. Yakınlık bakımından en kısa mesafede olan nükleer tesis Shoreham. Güney Long Island sahilinde kurulu olan ve 1984 yılında faaliyete geçen santralin, herhangi bir tsunami de büyük zarar göreceği öngörülüyor. Ancak New York’un bugüne kadar 5.2 büyülüğünden daha fazla deprem yaşamadığı göz önünde tutulduğunda eyaletin böyle bir tehlike ile yüzleşmesi çok olası görünmüyor.
Manhattan’a 35 mil uzaklıkta bulunan İndiana Point Energy Center (IPEC) adlı nükleer santral Hudson nehri üzerine kurulu. IPEC içinde bir tsunami ihtimali görünmüyor.

Fukushima’da yaşanılan felaketin ardından bir benzeri doğal afet ile olmasa da herhangi bir kaza sonunda Shoreham ile IPEC santrallerinin 20 milyon insanının hayatını tehlikeye atma ihtimali göz önüne alındığında bunların güvenliğinin önemi daha da iyi anlaşılıyor. New York şherine ayrıca Connecticut eyaletinde bulunan iki nükleer santralde oldukça yakın. İki eyaletin sınırında kurulu olan Milstone ve Haddam Neck isimli nükleer tesisler bu şehirde yaşayan insanların hayatını her hangi bir kazada riske sokacak durumda.

Califronia eyaleti doğal ve nükleer afetlere karşı New York kadar güvende değil. Deprem uzmanı James Roddey, Japonya’da meydana gelen 9.0 şiddetindeki depremin Oregon sahillerinde de önümüzdeki 50 yıl içinde aynı büyüklükte bir yer sarsıntısının yaşanacağını savunuyor. Oregon Eyalet Üniversitesi’nde ders veren Roddey, 2061 yılına kadar Oregon sahillerinde yaklaşık 9.0 şiddetinde bir depremin meydana gelme şansının yüzde 30’un üzerinde olduğunu savunuyor.

Yine Oregon Eyalet Üniversitesi öğretim üyelerinden jeolog Robert Yeats, Japonların depreme karşı Amerikalılardan daha hazırlıklı olduğunu ifade ederek, aynı şiddetteki bir depremin California’da çok daha fazla yıkıma ve can kaybına neden olacağı görüşünde.

Califronia’da bulunan Diablo ile San Luis Obispo adlı nükleer santrallerin Pasifik okyanusu kenarında olması nedeniyle hem deprem hem de tsunami felaketleri ile yüzyüze gelme ihtimali bulunuyor. Bu nedenle uzmanlar bu iki santralin Amerika genelinde doğal afet ile karşılaşma ihtimali en yüksek nükleer tesisler olarak görüyor.

EN FAZLA NÜKLEER REAKTÖR ILLİNOİS’DE

Deprem kuşağında bulunan California sahillerinde 9.0 şiddetinde bir depremin yol açacağı tsunami ve sonrasında bu eyalette bulunan nükleer tesislerin ne büyüklükte zarar göreceği muğlak. Amerika genelinde 104 nükleer reaktör bulunurken bunlardan yalnızca dördü Califronia’da bulunuyor. Amerika’daki reaktörlerin 69’u Basınçlı Su Reaktör (Pressurized Water Reactor-PWR) iken 35’i ise Kaynar Sulu Reaktörü (Boiling Water Reactor-BWR), sistemi ile çalışıyor.

Japonya’daki nükleer kaza sonrasında Amerika’da enerji politikasını masaya yatırırken ABD genelinde nükleer tesislerin yarısının 30 yaş ve üzerinde olduğuna dikkat çekiliyor. Bugüne kadar Amerika’da en büyük nükleer kaza 1979 yılında Pennsylvania’da bulunan Three Mile Island nükleer santralinde olurken, olayda herhangi bir can kaybı yaşanmamıştı. Santralden radyo aktif sızıntı olmuş ancak bu oran Çernobil ya da Fukushima ile kıyaslanmayacak kadar düşük seviyede gerçekleşmişti.

Bugün, Obama hükümeti 2018 yılında tamamlanmak üzere 20 yeni santralin yapılması için bir kısmına izin vermiş durumda.

Amerika’da en büyük nükleer santral Arizona’daki Polo Verdo. Bu santralde 3 nükleer reaktör bulunurken, üretim kapasitesi 3 bin 942 MW. Amerika’da en fazla nükleer reaktöre sahip eyalet Illinois. Bu eyaletteki nükleer reaktör sayısı 11. Illinois’den sonra en fazla nükleer reaktöre sahip olan eyaletler şöyle; Pennslyvania 9, Güney Carolina 7, New York 6, Kuzey Carolina ile Albama da ise 5 adet bulunuyor.

SEZAI KALAYCI, NEW YORK / AA

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?