NYT: Türk İmparatorluğu kuruluyor; tek seferde bir dost

NYT: Türk İmparatorluğu kuruluyor; tek seferde bir dost

Sotelenen soğan ve biberin kokusu burada alışveriş merkezinin yanında iki katlı ofise çevrilmiş mekandan geliyordu. Malzemeler kırmızı mercimek, taze soğan, maydanoz ile birleşip sonra köfte şekli verilerek marul yapraklarına sarılmak için hazır. Tarif ünlü Türk şefi Oktay Ustadan.

Hilal Cansızoğlu, Little Rock’da Arkansas Üniversitesinde 28 yaşında bir doktor adayı, iki arkadaşıyla beraber bir sınıfta Amerikalılara Türk mutfağını tanıtmak için bu tarifi öğretiyor.

İki yıl önce eşiyle beraber Dallas’tan buraya taşınan Hilal hanım, bunun Amerika’da yaşamaya alışmak için yardımcı bir yol olduğunu söylüyor.

“Bu aynı zamanda beni buradaki insanlara bağlıyor.” diyor.

Bunun gibi yemek kursları son bir kaç yıldır ülkenin Güney merkezlerine yayılmış durumda. Her hafta toplanan kadınlar yemek pişiriyorlar; yiyorlar; sohbet edip kendi kültürlerine ait tarifleri paylaşıyorlar.

“Türk mutfağı bu mirası Osmanlı İmparatorluğuna borçlu. Bu yüzden içinde Orta Asya’dan, Orta Doğu’dan, Balkanlardan ve Doğu Avrupa’dan izler taşıyor.” diyor Hilal hanım ve bu arada pişmiş mercimekleri bulgur, domates ve biber salçası, taze soğan ve kimyonla karıştırarak uzun köfte şekli veriyor.

Kurslar Raindrop Türk Evi tarafından yönetiliyor. Bu Arkansas, Kansas, Louisiana, Mississippi, New Mexico, Oklahoma, Tennessee ve Teksas’ta 17 ayrı yerde bulunan sosyal, kültürel, hayırsever ve eğitimci bir kurum.

“Biz bu kuruma Raindrop House yani Yağmur damlası evi diyoruz çünkü yerli topluluklara ulaşmamız için bir çok yağmur damlasına ihtiyacımız var.” diyor kurumun halkla ilişkiler müdürü Mehmet Ulupınar.

Bu kurum 2000 yılında geniş Türk nüfusuna sahip Houston’da faaliyete başladı fakat burada Arkansas’ta sadece 1000 civarında Türk-Amerikan var.

Hilal hanım “Yemek kursu yemeğimizi dostlarımızla paylaşmak için iyi bir fırsat.” diyor. “Dostlarımız diyorum çünkü bir süre sonra dost oluyoruz. Türk yemeğinin nasıl yapıldığını gösterdikten sonra yuvarlak masa etrafında kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi düşünmeksizin pişirdiklerimizi yiyoruz.” diye ekliyor.

Bazen öğretmenler malzemeleri Türk marketleri olan Dallas ve Houston’dan alıyorlar.

Bazen de helal et ve Oktay Ustanın tarifi için gerekli olan kırmızı mercimek gibi malzemeleri bulabildikleri Hint marketlerini deniyorlar. Tarife göre bazen evde ön hazırlık yapıyorlar.

Hilal hanım “Arap dünyasıyla yemek konusunda bazı benzerliklerimiz var çünkü çok yakınız.” diyor ve ekliyor ” Fakat aslında herkese açığız.”

“Şu anda kursumuzda hiç Arap yok; fakat bir Amerikalı, bir Japon ve bir Koreli var Little Rock’dan katılan.”

Rita Fagan 6 yıl önce başlayan kursa 3 yıldır devam ediyor. Kursu 9 Eylülden sonra Müslüman topluluğa yardım eden bir Hahamdan öğrenmiş.

B’nai İsrail Cemaati’nin üyesi olan Rita hanım bu yıl “hamantaschen” dedikleri meyve, fındık, karamel veya peynir doldurulan cepli Yahudi kurabiyesi yaptıkları bir etkinliğe Türk bayanları da davet etmiş. Müslüman bayanlar için alkol içeren vanilya yerine toz vanilin kullanmışlar.

Hilal hanım ve diğer öğretmenler her dersin sonunda ceviz ve şerbetle yapılan kadayıf gibi bir tatlı gösteriyorlar.

“En eğlencelisi Türkiye’den birinin annesi geldiğinde yufka açılışını izlemek.” diyor Rita hanım. “Su ve un ile yapılan küçük bir hamur ile başlıyor. Onun hamuru yuvarlayarak 1-1,5 metrekare kadar genişlettiğini görmek inanılmaz bir şey.”

“Genellikle yemek kültüründen bahsetmemize rağmen; farklı şeyler de ortaya çıkıyor. Son yemek dersinde yeni evlenen bir Türk bayanın ellerine kına yaktık. Espriler yaptık, eğlendik. Bize kına gecesinin buradaki gelin partisi gibi kadınlar için eğlenceli bir gece olduğunu göstermek istediler.”

Çeviren: Semra Bayraktar

(ZamanAmerika)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?