77.5 F
Los Angeles
18 Kasım 2019
Anasayfa Haberler Kültür Sanat Paris Gecelerini Sallayan Tiyatrocu: Halil Vardar

Paris Gecelerini Sallayan Tiyatrocu: Halil Vardar

Paris gecelerini Halil Vardar adında bir Arnavut Türk’ü sallıyor. Her akşam kendine ait tiyatrosunda kendi yazıp yönettiği komedileriyle bütün Parislileri gülmekten kırıp geçiriyor.

Kendi deyimiyle dünyanın bütün küçük işlerini yaptıktan sonra tiyatrocu olmaya karar veriyor. Brüksel’de 1995 yılında aldığı Comique’art adlı cafe’de başlıyor tiyatroya. Kısa zamanda Brüksel’de komedinin adresi haline geliyor. Kardeşleri Hazis ve Hamdi ile daha büyük projelere başlıyor. 1998’de Toulouse’a gidiyor ve burada 2003 yılında yazdığı “Boşananlar Klübü /Clan des Divorcées” ile bir anda ünü ülkeye yayılıyor. Vardar, 2004’te bu oyununu Paris’e taşıyor.

Boşananlar Klübü, France 4 televizyonunda 80 defa gösterildi. Bütün dünya dillerine çevirilerek İtalya’dan Brezilya’ya dünyanın pek çok ülkesinde de oynandı. Oyun Fransa ve dünyada 2.5 milyon kişi tarafından görüldü. Ardından 2010 yılında “10 yıl evlilik” adlı oyunuyla, aile klişelerine daha güçlü vurdu. 2014’de de “Yeniden birleşik aileler” oyunuyla ikinci evliliklerle birleşen aileleri yerdi.

Halil Vardar bugün artık Fransız komedi tiyatrosunun referans isimlerinden. Vardar ile, artık sahibi olduğu La Grande Comedi adlı tiyatrosunda görüştük:

VOA Türkçe: “En baştan başlayalım mı? Komedyen olmaya nasıl karar verdiniz?”

Halil Vardar: “İşçi ve göçmen çocuğu olup, çok yoksul bir aileden gelip, tiyatro yapmak istediğinizde herşey çok zor başlıyor. Annemle babam ayrıldılar. Bunun bir şans olduğunu düşünüyorum. Çünkü babam son derece tutucu ve eski kafalı bir adamdı. Annem ise inançlı bir müslüman ve okuma yazma bilmeyen bir kadın olmasına rağmen benim tiyatrocu olma isteğimi anladı. İşçi olarak tiyatro, sanat, kültür gibi bir mesleği anlamıyordu babam. Bir gün kuzenime “Ne büyük bir şans, senin ailen boşanmadı” dedim. O da bana “Asıl şanslı olan sensin. Çünkü bizim babalarımız yeryüzünün en sevecen babaları değillerdi.” dedi. (Gülerek Türkçe) “Dayak” vardı yani. O zaman anladım ki bu boşanma bizim için bir şanstı. Baba baskısı hissetmeden büyüdüm.”

VOA Türkçe: “İlk rol nasıl karşısınıza çıktı?”

Halil Vardar: “Bir sabah kalkıp tiyatro yapacağım demedim. İçimde bir tutku beni iteliyordu. Öyleki tiyatroya ilk adımı tiyatrocu olarak attım. Ne kadar uzaktan bu noktalara geldiğimi size doğru anlatabilmeyi çok istiyorum. Ailem, Türkiye’ye göç ettiğinde İstanbul’da Zeytinburnu’nda bir ağacın etrafında, sokakta, derme çatma bir evde yaşadık yıllarca. Şimdi bütün bunlar bana sürrealist geliyor. Annemle yeniden İstanbul’a ziyarete gittiğimizde bana yaşadığımız yeri, o ağacı gösterdi. ‘Bak burada yaşıyorduk’ dedi.”

Anneme ‘olağanüstü bir kader’ sözü verdim

VOA Türkçe: “Ne hissettiniz o anda?”

Halil Vardar: “O yeri görünce “daha iyi yapma” zorunluluğunu yüreğinizde yakıcı bir baskı olarak hissediyorsunuz. Onlar bütün bu toprakları biz saçmalıklar yapalım diye kat etmediler. Anneme olağanüstü bir kader hediye etmek istedim o manzara karşısında. Okulda iyi bir öğrenci değildim. Mühendis ya da bakan olmak için yapılmamıştım. Sporda da iyi değildim. Ama biraz tiyatro yeteneğim vardı. İnsanlar bana bunu söyledi hep. Ben de bu yeteneği ele almak istedim. İlk kez sahneye çıktığımda insanlarla aramızda bir şeyler olduğunu hissettim. Benim için sosyal asansör tiyatroydu. İlk sahneye çıktığımda bunu hissettim. Arnavut bir çobanın, İstanbul’da bir ağacın etrafında yaşayan göçmen babanın, Brüksel’de şansını arayan bir göçmen ailenin oğlu olan Ben, sanatçı olabileceğimi anladım. Zeytinburnundaki ağaçtan Paris’te bu tiyatroya … Şimdi düşünüyorum, demek ki hayatta herşey mümkün.”

VOA Türkçe: “Hemen başarı geldi mi? Yoksa uzun yıllar küçük rollerde mi geçti?”

Halil Vardar: “Belçika’da televizyon ve radyoda çalıştım önce. Tiyatroya ufak adımlarla girdim. Kendi kafemizde, küçük bir izleyici kitlem oldu. Ama Belçika’da bir avuç, insanlar 3 ayrı dil konuşuyor. Fransa’ya geçmeye karar verdim. Toulouse’a gittim. Touluse’da küçük bir tiyatro aldım. Biz göçmenlerin, gittiğimiz yerde toprak alma refleksimiz var. Sahip olmaya, yerleşmeye duyulan ihtiyaç. Ve birgün “Boşananlar Klübü’nü yazdım. Herşey değişti. Büyük bir patlama oldu. Toulouse bana dar geldi. Valizimi toplayıp Paris’e geldim. Sanki Paris beni bekliyordu. Salı günü geldim. Cuma günü salon doluydu. Hala inanamıyorum bu oyunun başarısına. 11 yıldır oynuyor. Her yıl 200 bin kişi gördü. Hala salon dolu. Annemle, ailemle, kadınlarla ilişkiyi anlatıyorum. Ve annem elbette bana bütün bu ilhamı veren.”

VOA Türkçe: “Gerçekten inanılmaz güzel bir hikaye. En mutlu gününüz hangisiydi?”

Halil Vardar: “En mutlu günüm ‘ Clan des Divorcées’yi ilk kez Paris’e getirdiğim zaman. Rezervasyon görevlisi beni aradı. ‘Salon doldu’ dedi. Ben ‘Normal, Paris burası, bu gece tamam’ dedim. Ama o bana ‘bu gece değil, bir aylık biletler bitti’ dedi. İşte o akşam herşey değişti benim için. En mutlu günümdü.”

VOA Türkçe: “Bu başarı nasıl bir duygu veriyor?”

Halil Vardar: “İnsanlara anlatınca ilginç geliyor ama ben o kadar çalıştım ki bunun için. Salı akşamından Pazar akşamına kadar her akşam kendim oynuyorum. Tam bir işçi gibi çalışarak tiyatro yapıyorum. Son derece basit bir adamım. İki kızım var, onlarla çok ilgileniyorum. Bütün ailemin kaderini değiştirme şansına sahip oldum. Bugün karşınızda 3 milyon kişinin gördüğü bir tiyatrocu duruyor. Bu gerçekten büyük bir gurur. Bizi izleyen, dinleyen çocuklara seslenmek istiyorum. Ben 17 yaşına kadar ikinci el elbiseler giydim. Beni anlayabilecek tek kişi yoktu. Hayatta herşey mümkün. Doğru yerde olmasak da, olanaklarımız olmasa da, bize şans tanınmasa da, her şey mümkün.”

VOA Türkçe: “Türk kökeniniz nereden geliyor?”

Halil Vardar: “Ailem göçmendi. Arnavutluk’tan 1956’da Türkiye’ye geçmişler. 1964’e kadar orada kaldık. Ama hala akrabalarımız oradaydı ve ben her yaz onları ziyaret ediyordum. Onun için az Türkçe konuşuyorum. Ben Türkiye’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir çocuğuyum. O nedenle Türk espri anlayışına yakın benim oyunlarım. Annem Türkiye hayranı. Belçika Televizyonu’na röportaj verirken, ‘ben Türk’üm’ dedi. ‘Arnavut’um’ demedi. Türkiye’ye gittiğimde kendimi evimde hissediyorum. Annem son derece basit değerlerle, 5 çocuğu tek başına yetiştirdi. Göçmendik, parasızdık ama, değerlerimiz vardı. Bütün çocukları hayatı başardı, tek bir hırsız, tek bir uğursuz çıkmadı. Anneme büyük bir saygı duyuyorum.”

VOA Türkçe: “Yeni projeler var mı?”

Halil Vardar: “Elbette. Tek kişilik stand-up oyunlar yazmaya ve oynamaya başladım. Aile, kadın-erkek ilişkileri, benim en sevdiğim konu. Bunda devam edeceğim. Kimbilir birgün belki Türkiye’de de oynarım.”

Alaturka Onlinehttps://www.AlaturkaOnline.com
Amerika'nın ilk Türkçe internet Gazetesi Alaturka Online yıllardır Amerika'da en çok okunan ve takip edilen tamamen bağımsız ve tarafsız haber yapan tek Türk Gazetesi. First Turkish American Newspaper - Amerika'daki Türklere Ulaşmanın en Kolay Yolu ! Habersizsiniz ya da Haber Sizsiniz! Alaturka, Gerçek insanlar, Gerçek Haberler. Alaturka - Amerika'daki Aileniz.

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

169,877BeğenenlerBeğen
12,518TakipçilerTakip Et
587TakipçilerTakip Et
7,744TakipçilerTakip Et
10,600AbonelerAbone