Romney bugün dış politika vizyonunu açıklayacak

ABD’de 6 Kasım’da yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçi Parti adına yarışacak olan Mitt Romney bugün dış politika stratejisini açıklayacak. Ortadoğu konusunda çok daha agresif bir politika izleyecek Romney’nin Libya, İran, Suriye ve Arap-İsrail çatışması meselelerinde Başkan Barack Obama’dan çok farklı bir politika sergilemesi bekleniyor.

Lexington’da bulunan Virginia Ordu Enstitüsü’nde konuşacak olan Romney, görüşlerinin Harry Truman, Ronald Reagan, Bill Clinton gibi başkanların uyguladığı “güç üzerinden barış” adı verşlen doktrinin bir yansıması olduğunu söyleyecek.

Bu konuşma sayesinde Romney, 16 Ekim’de yapılacak ikinci başkanlık münazarası için de ortamı hazırlamış olacak. New York’ta bulunan Hofstra Üniversitesi’nden yapılacak münazaranın hem iç hem de dış politika konularına odaklanması bekleniyor.

Çarşamba günü Denver’da yapılan ilk münazaranın kazananı Romney olmuştu. Cumhuriyetçi aday güçlü performansıyla anketlerdeki düşüşünü durdurmayı başarmıştı.

Romney, Obama’yı Ortadoğu’daki müttefiklerle ortaklıklar kurmak yerine “pasiflik” stratejisi sürdürmekle suçlayarak, “Başkan’ın ABD’yle müttefik olacak, daha güvenli, daha özgür ve daha refah içinde bir Ortadoğu umut ettiğini biliyorum. Bu umudu paylaşıyorum ama umut bir strateji değildir” diyecek.

ROMNEY ŞU SÖZLERİ VERECEK
Obama’nın da söz verdiği gibi Libya saldırısının faillerinin bulunması İran’a, nükleer programı nedeniyle uygulanan yaptırımların yoğunlaştırılması.

Tahran’ın üzerindeki baskının artırılması için bölgeye savaş gemileri gönderilmesi.

İran’ın nükleer tesislerine bir önleyici saldırı öneren İsrail’e verilen askeri destek ile koordinasyonun artırılması.

ABD’nin değerlerini paylaşan Suriye muhalefetiyle birlikte çalışmak için gereken unsurların bulunması ve isyancılara Suriye lideri Beşar Esad’ı devirmeleri için gereken silahların sağlanması. (Suriyeli isyancılar ABD’yi ve Batılı müttefiklerini çatışmanın dışında kalmakla suçluyor.) LİBYA SALDIRILARINI ÖRNEK VERECEK

Romney görüşlerini desteklemek için de 11 Eylül 2012’de yaşanan ve ABD’nin Libya Büyükelçisi Christopher Stevens ile üç elçilik çalışanının ölümüne neden olan konsolosluk saldırısını örnek verecek.

Cumhuriyetçi siyasetçinin Obama yönetimini “Müslümanların Masumiyeti” filmiyle ilgili özür dileyen açıklamalar yapmakla eleştirmesi, sonradan başına dert olmuştu. Analistler Romney’i ulusal bir trajediye politika karıştırmakla suçlamıştı.

Ancak son dönemde Obama yönetiminin durumu idaresi tepki toplarken, Kongre’de birçok isim Dışişleri Bakanlığı’nı Amerikalılar için yeterince güvenli bir ortam sağlamamakla eleştirdi.

Beyaz Saray uzun bir süre boyunca saldırının “Müslümanların Masumiyeti” filmine bir tepki olduğunu belirtirken, en sonunda pes ederek bunun 11 Eylül’ün 11’inci yıldönümünde düzenlenmiş bir terör saldırısı olduğunu kabul etti.

Romney de bu durumu konuşmasında kullanarak, “Hayır, hükümetin de en sonunda kabul ettiği gibi bu saldırılar kendi karanlık ideolojilerini başkalarına özellikle de kadın ve çocuklara dayatmak için şiddeti kullanan, bugün Ortadoğu’nun büyük bir kısmını kontrol etmek için mücadele veren ve Batı’ya sürekli saldırmak isteyen teröristlerin planlı işidir” diyecek.. (Hürriyet)

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?