Şapkadan tavşan da çıkarsak dün sonuç değişmezdi !

Los Angeles Ataturk Heykeli Evren Ugurbas RoportajLos Angeles Ataturk Heykeli Evren Ugurbas Roportaj

Los Angeles’ta “Atatürk Anıtı” ‘nın reddedilmesi kararını Evren Uğurbaş’a sorduk. Şapkadan tavşan da çıkarsak dün sonuç değişmezdi ! Durmak YOK ! Bu daha başlangıç..

Bu şartlarda dün şapkadan tavşan da çıkarsak yine de sonuç değişmezdi. Bu tür oturumlar toplantı başlamadan kazanılır. Oy verecek yetkililer genelde bu aşamada %90 oranında kararlarını vermiş olurlar. Ama daha iyi bir şekilde hazırlanılabilir miydik, farklı neler yapılabilirdi, Türk toplumu bunları sorgulamalı, konuşmalı ve ders almalı.

Türk Ögrenci Dernekleri başkanlığı zamanında beri Ermeni konularında yoğun mesai harcayan Uğurbaş‘a telefonla ulaştık.

Alaturka Online (A.O.) Evren Bey Dün akşam Ermenilerin baskısıyla Carson’da Atatürk Anıtının dikilmesi engellendi, bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Evren Uğurbaş (E.U.) – California, Ermeni nüfusunun, Ermenistan dışında en çok yaşadığı yer. Los Angeles’ta 400 binin üstünde Ermeni yaşıyor. 100 yıldır buradalar ve Ermeni asıllı Amerikalılar artık birçok alanda Amerika sisteminin içinde aktif çalışıyorlar. Siyasetçi olarak önemli pozisyonlara yetişmiş insanları var ve kendi davaları içinde birlik içinde çalışıyorlar.

Günümüzde seçmen önemli bir kitle, bunu anlamak lazım. Çoğu siyasetçi alabileceği oya bakıyor. Politikacı dediğiniz insanın adaletli ve vicdanlı olmasını beklemek gerçekçi olmuyor. Her politikacının hitap ettiği bir tabanı var ve bunları mutlu etmek istiyorlar. OY onlar için herşey..

..en az Ermeniler kadar çalışmamız gerek

Carson‘da dün gece olan da tam olarak budur. Yıllardır Türklerin yanında gözüken, Türk derneklerinin aktivitelerine, konsolosluk davetlerine katılan Carson belediye Başkanı, Jim Dear, baskı sonucu, Atatürk anıtına sadece Hayır demedi, bir de üstüne salonda, bizlere tarih dersi vermeye çalıştı. Öteki taraftan siyasi geleceğini kendince garantiye aldı.

Sonuca çok üzüldüm, Ama bu bizim en az Ermeniler kadar çalışmamız gerektiğini gözler önüne seriyor.

A.O. – Ermeniler çok mu hazırlıklıydı?

E.U. – Son derece profösyönel bir çalışma yapmışlar. Ben ilk defa Ermenilerin bu kadar organize olduğunu gördüm. Ermeniler anıtı istemediklerini belirtmek için birçok yüksek konumdaki kişiyi konuşturdular. Planlama o kadar güzel yapılmıştı ki Yunan asıllı dostlarının da desteğini de aldılar. Atatürk ismini karalamak için sadece Ermenilerin değil, farklı kesimlerin de tepkileri olduğunu meclis üyelerine ispatlamak için çalıştılar.

Ermeni asıllı Glendale ve Montebello belediye başkanları konuştu. Boston’dan geldiğini belirten üçüncü nesil Ermeni Amerikalı, Yunan asıllı Amerikan Helenik Konseyi Başkan Yardımcısı ve sonrasında zenci bir konuşmacıya eyalet meclis üyelerinin desteğini belirten mektubu okuttular.

Oraya gelen Ermenilerin elindeki belgeler, bayraklar, hepsi çok organize olarak hazırlanmıştı.

Ermenileri bu sene motive eden bir diğer konu da sözde soykırım iddialarının 100.yılı olması. Çok yoğun bir şekilde düzenli aktiviteler düzenleniyor Los Angeles’ta iki gün önce Staples Center önünde 50’ye yakın ermeni genç gösteri yaptı, yere yatarak, Türkiye’yi karalayan açıklamalarda bulundular. Mart (March) ayı “Marching” sloganıyla bu ay boyunca daha aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürecekler.

Konuşma yapan, yapmayan orada tek amacı Atatürk Anıtını desteklemek olan yüzlerce Türk kardeşimiz üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Hepsini tebrik ediyorum.

A.O. – Türkleri nasıl buldunuz?

E.U. – Öncelikle orda bulunan bütün Türkleri ve Türk dostlarını tebrik etmek gerekiyor. Birşeyleri değiştirmek için çabaladılar ama çabaları yetmedi. Konuşma yapan, yapmayan orada tek amacı Atatürk Anıtını desteklemek olan yüzlerce Türk kardeşimiz üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Hepsini tebrik ediyorum.

Başkonsolosumuz Raife Gülru Gezer’e ayrı bir parantez açmak isterim. Genç Başkonsolosumuz, Los Angeles’ta öldürülen meslektaşlarına rağmen büyük bir cesaret ve özgüvenle Türk Hükümetinin projeye olan desteğini belirtmek için geldi ve oldukça güzel bir konuşma yaptı.

Bizim sorunumuz belli, Biz bireysel olarak tek tek iyi gözüküyoruz, ama günümüzde takım olmak kazandırıyor. Biz bunu yapamıyoruz. Takım olamıyoruz, birlik olamıyoruz. Bizleri en azından Amerika’da birleştirecek duyarlılıkta ve kapasitede lider eksiği var.

A.O. – Sonuç değişebilir miydi?

E.U. – Bu şartlarda dün şapkadan tavşan da çıkarsak yine de sonuç değişmezdi. Bu tür oturumlar toplantı başlamadan kazanılır. Oy verecek yetkililer genelde bu aşamada %90 oranında kararlarını vermiş olurlar. Ama daha iyi bir şekilde hazırlanılabilir miydik, farklı neler yapılabilirdi, Türk toplumu bunları sorgulamalı, konuşmalı ve ders almalı.

A.O. – O zaman şöyle soralım, Ne gibi şeyler yapılabilirdi?

E.U. – Mesela, bu oylamanın zamanlaması sorgulanabilir. Konuşma yapanların söyledikleri ve verdikleri mesajlar sorgulanmalı ki bunlardan ders alınsın. Bir daha aynı hatalar yapılmasın.

Tekrar belirteyim, bunlar çok iyi de yapılsaydı sonuç değişmeyecekti bu gayet açık ama biz kendimizle yarışmalıyız hep daha iyi olmak için.

A.O. –  Oylamanın zamanlaması dediniz, biraz açar mısınız?

E.U. – Detaylarını yetkililere sormak lazım ama bu anıt 3 yıllık bir proje. Bunca yıldır yapılan çalışma, emek var. Niye Ermenilerin bize en yoğun saldırdığı ve bize karşı birlik olmak için en çok motive olduğu zamanda yapıldı da Nisan sonrasına ya da ileri bir tarihe bırakılmadı, bunları düşünmek ve planlamak proje yöneticilerinin işi.

A.O. – Konuşma yapanlar hakkında görüşleriniz neler?

E.U. – Hepsini tebrik ediyorum tekrar. Kolay değil orada çıkıp da konuşmak. Bu konuda onları eleştirmek doğru değil. Kendi bilgi ve birikimleriyle yapabileceklerinin en iyisini yaptıklarına da eminim ama onlar da Ermenilerin konuşmalarını gördüklerinde kendi eksiklerini farketmişlerdir. Bu konuda daha çok çalışmalı ve kendimizi geliştirmeliyiz.

A.O. – Nasıl eksiklikler?

E.U. – Planlı ve birlik beraberlik içinde bir çalışma olmadı. Anıta destek için orada olunması çağrısını ben Alaturka Gazetesindeki haberden okudum. Oraya gelinmeden önce acil bir buluşma düzenlenip, yapılacakların planlanması gerekirdi. Konuşma yapacakların önceden belirlenmesi, ne konuşulacağının çalışılması gerekirdi tıpkı Ermenilerin yaptığı gibi.

Bizim öncelikle birlik olmamız lazım. Tarihimizle geçmişimizle barışık olmamız gerekiyor.

A.O. – Konuşmacılar doğru mesajı veremedi mi?

E.U. – Bizim öncelikle birlik olmamız lazım. Tarihimizle geçmişimizle barışık olmamız gerekiyor.

Ermenilerin bile tespit ettiği  gibi içimizde 3 çeşit Türk var. Ermeni soykırımının olduğunu söyleyenler, olmadığını söyleyenler ve olanların Atatürk öncesinde Osmanlı’nın yaptığına inanan ve Osmanlıları suçlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin masum oldugunu söyleyen insanlar.

..Trabzon’un işgalinde benim de akrabalarımdan çok kayıplar verildi

Ama bir de benim gibi 4. çeşit Türkler var. Savaş neticesi ölen Ermeniler dışında öldürülen Müslüman ve Türklerin de olduğunu bunların da unutulmaması gerektiğini, bunun soykırım değil savaş durumunun sonucu olduğunu, sanki hiçbirşey yokken bu olaylar başlamış gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu anlatmaya çalışanlar. Mesela Trabzon’un işgalinde benim de akrabalarımdan çok kayıplar verildi, göç etmek zorunda bırakıldılar acılar çektiler bunlar ne kadar biliniyor, anlatılıyor?

Avrupada ortaçağ öncesi yapılanlardan yahut, Amerika’da kendi tarihinden utanan ve kötüleyen birini gördünüz mü?

Sorunuza dönersek, konuşmasında Ermenilere hak veren, kendi hikayesini anlatırken, Atatürk’ü yüceltip Osmanlıyı suçlama iması yapanlarda oldu. Bunun yeri burası değil. Atatürk’ün yaptığı çalışmaların dünyada eşi benzeri yok bunlar Osmanlı’yı kötülemeden de anlatılabilir. Avrupada ortaçağ öncesi yapılanlardan yahut, Amerika’da kendi tarihinden utanan ve kötüleyen birini gördünüz mü?

Ermeniler bizi birbirimize düşürmek için yapacakları oyunu bile çoktan kurgulamışlar, bizde her seferinde bu oyunlara geliyoruz, bu yüzden birlik olamıyoruz.

Dünya Liderlerinin Atatürk ile ilgili sözleri güzel bir noktaydı. Ayrıca Los Angeles’ta Ermeni terörü ile öldürülen Türk diplomatlar var bunlardan da bahsedilmesi gerekirdi diye düşünüyorum..

..bu tür oturumlar başlamadan, %90 oy verecekler kararlarını çoktan veriyor. Acaba Oy verecekler tek tek arandı mı? Aylar öncesinden bu insanlara ulaşıp çalışmalarda bulunuldu mu? Kendilerine mektup atıldı mı? Bunlar son güne bırakılacak çalışmalar değil.

A.O. – Daha fazla neler yapılabilirdi?

E.U. – Ermenilerin söyledikleri ve iddia ettikleri konuları söyleme stratejileri ve tarzı iyi incelenmeli. Bu tür konuşmalarda söylenilecekler bellidir. Siz de belli bir strateji geliştirir ona göre konuşursunuz. Burası doğaçlama yapılacak, duygularınızı anılarınızı, anılarınızı anlatacağınız yer değil diye düşünüyorum. Onu bile yapacaksınız daha önceden planlamalısınız.

Ayrıca bu tür oturumlar başlamadan, %90 oy verecekler kararlarını çoktan veriyor. Acaba Oy verecekler tek tek arandı mı? Aylar öncesinden bu insanlara ulaşıp çalışmalarda bulunuldu mu? Kendilerine mektup atıldı mı? Bunlar son güne bırakılacak çalışmalar değil.

Ve kendi kendimizi uyutmaktan da vazgeçmeliyiz, ona göre çalışmalıyız. Türkiye’deki Ermenilerle Amerika’dakiler çok farklı artık bunları görme zamanı. Karşımızda bize nefret duyan bir topluluk var. 

Ayrıca, Ermeni konularında büyük çalışmalar yapan yakın çalışma arkadaşım, değerli abim, Ergün Kırlıkovalı bey’in bilgi ve tecrübelerinden de daha fazla yararlanılması gerekirdi.

Sağcı, solcu, dinci, laik tartışmaları memleket meseleri söz konusu olduğunda bir kenara bırakılıp bazı konularda birlikte çalışması gerekiyor. Dün de gördüğümüz üzere Yunan ve Ermeniler nasıl gerektiğinde bize karşı birleşip birbirine bile destek için bir araya gelebiliyorsa benim en azından aynı memleketten doğmuş vatandaşlarımda birlikte olup birbiriyle uğraşmadan çalışmanın yolunu bulmalı.

Sinirlerinize hakim olacak ve akılcı bir yol izleyeceksiniz.

A.O. – Carson Belediye Başkanı hakkında ne söyleyeceksiniz?

E.U. –  Yüreği yetmedi, cesaret edemedi, siyasi geleceği daha ağır bastı.. Özeti bu… Konuşmasında bizi yerden yere vurması ve tavrı hoş değildi. Burda merak ettiğim belediye başkanıyla yıllardır temaslarda bulunan arkadaşlarımız hiç mi onunla konuşup fikrini sormadılar, yahut bizim tarafın görüşlerini anlatmadılar, Türkiye’ye götürüp o bölgeleri gezdirmediler.

Amerika’da lobicilik böyle oluyor. Konuşmak lazım anlatmak lazım. Bu sonuç sonrasında hemen belediye başkanına saldıranlar ve  ilişkileri gerginleştirmek isteyenler çıkıyor. Ama diplomasi bu değil. Siz bıkmak bilmeden derdinizi anlatacaksınız, konuşacaksınız kalplere hitap edeceksiniz. Sinirlerinize hakim olacak ve akılcı bir yol izleyeceksiniz.

A.O. – Evren bey bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

E.U. –  Rica ederim, iyi çalışmalar

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?