Şeker, un ve yağ var ama helvayı yapamıyoruz!

UĞURBAŞ:Trabzonspor yokluktan zirveye çıktı. Birbirimize kenetlendik, öz değerlerimize sahip çıktık, özveri göstererek büyük bir kulüp ortaya çıkardık. Aynı başarılar yine gelir”

UĞURBAŞ: “6 profesyonel kulübümüz var, liglerde başarılı sayısız da Trabzonlu oyuncu. Yani un, şeker ve yağımız var ama helva yapmayı beceremiyoruz. Bu bir tezat değil midir?

SÖZ ŞİMDİ USTA’NIN

Trabzonspor efsanesi nasıl doğdu? Dünün Trabzonspor’u başarılı kılan, bugünler de ise eksik olan neler? Bir yerlerde yanlış yapıyoruz ama bunu öğrenmek için Trabzonspor’un tohumunu atıp, bugünlerin ışığını yakanlara sormamız gerektiğini düşündük. Bunun için sözü ustalara bıraktık, biz ve tüm camianın mesajlardan gerekli anlamları çıkartacağını umarak.. Trabzonspor’un 20 kurucusundan olan Dr.Sabri Uğurbaş’ın kapısını çaldık. Ne de olsa doktordu, “Hasta Trabzon’un ilacı ne?” diye sorduk. Ve usta, dünün analizini yaparken, bugünün Trabzonspor’un ayağa kalkmasının da reçetesini veriyordu.

Şimdi biz susuyoruz, Trabzonspor efsanesinin mimarlarından Sabri Uğurbaş’a sözü bırakıyoruz

ACI VERİYOR TRABZON

Trabzonspor’un bugünkü hali bana acı veriyor. Yıllarca birinci ligde şampiyonluk mücadelesi vermiş, 6 kez bunu başarmış, sayısız kupalar kazanmış bir takımı, hep o eski günlerdeki gibi görmek isterdim. O takımı geri getirebilmek için büyük çaba sarf etmek lazım. Bunu sadece yönetici yapamaz. Şehrin birim ve bireyleri bir bayrak altında toplanırsa olur. Bana göre Trabzonlu Trabzonspor’a hala sahip olamamıştır. Birlik beraberlik hala sağlanabilmiş değildir”

SEN-BEN KAVGASI VARDI

Trabzonspor’u kurmak için çok sıkıntılar çektik. Sebebi İdmanocağı ile İdmangücü kulüplerimizin bazı anlaşmazlıklarından Trabzonspor’un kurulması epeyce gecikti. Bu kulüplerin istedikleri renk ve isimler Trabzonspor’un isminden daha önemli değildi. Çok lüzumsuz çekişmeler oldu. Bu yüzden elimizdeki klas oyuncuların çoğunu Samsun’a kaçırdık. O oyuncularımız, aynı yıl Samsun’u 1.Lig’e çıkardılar. Bu sen-ben kavgası yüzünden lige çıkmak için tam 7 yıl mücadele vermek zorunda kaldık

GENÇLERE SESLENİYORUM

Özellikle gençlere sesleniyorum. Trabzon denince önce bir dursunlar, düşünsünler. Trabzon gelenek, görgü, kültür ve spor şehri olarak daima ön planda olmuştur. Futbol, Trabzon insanı için yaşam biçimidir. Vazgeçilmez bir sevdadır. Dünyanın hiçbir yerinde futbola böylesine bağlı bir şehir bulamazsınız. Bizim dönemimizde, bayanlar ile erkekler iç içe maç izlerdi. Hiçbir kötü söz, olay asla olmazdı. Bugün ise o günlerden eser kalmadı. Son yıllarda nahoş olaylar oldu. Bu da beni çok üzmüştür. Bakın Türkiye’de futbol önce İzmir’e, İstanbul’a sonrada Trabzon’a gelmiştir. Yani 1923 yılında Trabzon’da futbol vardı. Daha başarılı yıllar geçirebilirdik ama olmadı. Bunu sen-ben kavgasından mı veya insanlar arasındaki ilişki bozukluklarından mı bilemem ama başaramadık. Onun için şehrimizin ve Trabzonspor’umuzun değerini bilin. Bu iki değere sahip çıkıp ve yaşatalım”

TRABZON GERİ KALMADI

Trabzonspor, Trabzon şehrinin üzerine çıktığı için şehir geriye gittiği yönündeki görüşe katılabilmem asla mümkün değildir. Bu söz çok yanlıştır. Bence Trabzonspor başarı sağlayamadığı için şehrimiz geriye gitmiştir. Benim Trabzonlu olmayıp da Trabzonsporlu olan birçok arkadaşlar var. Hepsi ile iftar ediyorum. Bir örnek vermek isterim. Rusya’daki bir maçta elenmemizden sonra yine Trabzonlu olmayıp Trabzonsporlu olan emekli albay arkadaşım üzüntüsünden günlerce hasta yattı. Türkiye’nin her yerinde Trabzon’un seveni, taraftarı olması Trabzonspor’un sayesindedir. Trabzonspor şehrimiz için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Şehrimizin büyüyüp gelişmesi bana göre takımımızın başarısına bağlıdır

TARAFTAR SAHİBİDİR AMA..

“Bizim dönemimiz ile günümüzün taraftarını kıyaslamam mümkün değil. Çünkü benim bildiğim taraftar kulübün gerçek sahibidir. Onun için gerçek sahibidir dediğimiz insanlar, kulübüne zarar verici hareketlere girebilir mi? Ama giriyorlar. Bugün birçok maçlarda takımlarına zarar verdiler. Sivas maçında olduğu gibi. Maddi, manevi çok zararları oldu. Bunu nasıl izah edersiniz? Kabullenmek mümkün müdür? Dahası bir insan canından çok sevdiğine zarar vermesine ne denilebilir? Elbet kötü sonuçlarda kırmadan, dökmeden, küfür etmeden, demokratik yolları kullanarak tepkisini göstermelidir. Aksi olduğu sürece birçok sevenini Trabzonspor’dan ayrı bırakırsınız. Her şeyin ilacı ebetteki saha sonuçlarının iyi olmasıdır. Ama galibiyeti özümsediğimiz gibi mağlubiyeti de içimize sindirmesini bilmeliyiz”

İŞİN DERİNİNE İNİLMELİ

“Geçmişte imkanların yok denecek kadar az olduğu dönemlerde hep bir şeyler vermeye çalıştık. Bugünde aynı anlayış neden olmasın? Şampiyon olabilmemiz öncelikle bu özverinin olmasına ve birlik beraberliğin yanında alt yapıya daha önem verip futbolcu yetiştirmemiz gerekir. Geçmişte Trabzonspor’u başarılı kılan bu değil midir? Bunu kim inkar edebilir. Geçmişte fabrika gibi futbolcu üreten Trabzon bugün futbolcu yetiştiremez oldu. Bunun nedeni iyi araştırmalıdır. Yine bugün Trabzonspor dışında 6 profesyonel kulübümüz var. Türkiye Ligleri’nde ise sayısız Trabzonlu oyuncular mevcut. Bana göre hepside başarılılar. Buda gösteriyor ki; unumuz var, şekerimiz var, yağımız var ama helva yapmayı beceremiyoruz. Bu bir tezat değil midir?

Futbol bilenlerden ekip yapılmalıdır

Bizim dönemimizden beri yönetim kurumları çoğunlukla futboldan uzak olan kişilerden oluşuyor. Başka bir deyim ile futboldan anlayanları tercih etmiyorlar. Yönetici olduğum senelerde bu yanlışı giderebilmek için çok çalıştım ama olmadı. Türkiye çapında sporcu kimliği ile isim yapmış. İnsanlara kesinlikle görev vermek gerekir. Bir başkan futboldan uzak kişileri yönetimine aldığında bu yöneticilerin alacağı futbolcudan oluşturacağı takımdan nasıl randıman alabilirsiniz. Benim içime dertdir, söylemeden geçemeyeceğim. Lütfi Emiroğlu, Hazim Orhan gibi burada ismini sayamayacağım birçok Trabzon’un efsane futbolcularının tek hayalleri Trabzonspor’a yöneticilik yapmaktı. Ama bu şansı onlara veremedik. Bunun nedenini ben bilemiyorum. Bildiğim bir şey var. Bu büyük bir yanlıştır, büyük bir hatadır. Bir an öncede düzeltilmelidir”

O iki kulüp keşke kalplerde kalsalardı

Uğurbaş, “Trabzonspor’u kurarken Federasyon’un biz kuruculara bir şartı vardı. Trabzonspor’u oluşturan kulüpler, bundan böyle isimleri ile renkleri ile kulüp kuramazlar. Ama yıllar sonra aynı kulüpler isimlerini ve renkleri ile kulüp kurup amatör kümede mücadele etmeye başladılar. Bu da Trabzonspor’a olan bağlılığı azaltmıştır. Ben ne İdmanocak’lıyım ne de İdmangüçlü’yüm. Bu kulüplerin başarıları ile her zaman gurur duydum. Ancak isterdim ki bu kulüplerimiz mazideki yerleri ile kalplerde kalsınlar” dedi.

Trabzon’da yabancı barınmıyor

Uğurbaş, “Yabancı oyuncuları Trabzon’a adapte edemiyoruz. Yemeğinden sosyal ve kültüren faaliyetlerine, yaşayış tarzına kadar bir çok etken var bunu yaratan. Yattara buna bir örnektir. 5-6 yıldır Yattara’yı şehre adapte edemedik. Yabancıların şehrimize bakış açısı belli. O halde ‘bize bizden fayda var” deyip, özümüze dönmeliyiz” dedi.

Yabancı oyunculardan bu çerçevede hem verim alamadıkları gibi paralarını da sokağa attıklarını da belirten Uğurbaş, Trabzonspor’un lider oyuncuya ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “Sahada yeri geldiğinde takımı sırtlayacak ve kurtarıcı olacak bir veya birkaç oyuncu şarttır. Lideri olmayan takımlar başarılı olamaz” dedi.

Yönetici işine bakacak

Uğurbaş, “Yöneticilik özveri ister. Zor iştir, asla kolay değildir. Trabzonspor yönetenler iyi ve kötü eleştirilere takılıp kalmayacak. İşini bilerek, buna bakacaklar. Bizim bir huyumuz vardır, başarısızı değil, başarılı olanı da tenkit ederiz. Kulüpte herkes değil, bir kişi konuşacak. Ben şuandaki yöneticilerin, bu işi başarabileceklerine inanmak istiyorum. Yeni bir takım kuracakları için takımın ne yapacağını şimdiden söylemek olanaksız ama Trabzonspor’un çok iyi yerlere gelmesini temenni ediyorum” dedi.

Sabri Uğurbaş kimdir?

1929 yılında Trabzon’un futbol tarlası olarak ün salan Faroz Mahallesi’nde doğdu. İlk, orta, lise tahsilini Trabzon’da yaptı. Üniversite tahsilini İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Gençlik yılları İstanbul da geçtiği için, çok sevdiği futbolu sadece lisede İstanbulspor ve üniversite takımlarında oynayabildi. Futbola aşinalığını 5-6 yaşlarında iken, annesi tarafından aşılanan (o dönemde bayanlar maç kaçırmazdı) Uğurbaş, ilk yöneticiliğine, Yalıspor başkanlığı (Karadenizgücü) ile başladı, Trabzonspor kurucu üye ve yöneticiliği ile de son buldu.

karadenizgazete.net

Trabzonspor’un kurucularından Dr. Sabri Uğurbaş, Trabzonspor’un kuruluş aşamasında yaşanan iç çekişmelerin Trabzonspor’a zarar verdiğini söyledi.

Sabri Uğurbaş, futbolun F’sinden anlamayan insanların yönetimlerde görev aldığını anlattı.Trabzonspor’un kurulması için Karadeniz Gücü Başkanı olarak kulübünü ilk fesheden başkan olduğunu hatırlatan Dr. Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu:

“Söz konusu yıllarda, Karadeniz Gücü başkanıydım. O dönem federasyonun kulüplere gönderdiği bir yazı vardı. Vilayetten bir takım şampiyon olduğu zaman, bölge maçlarına gideceği zaman diğer takımlardan lisans aranmaksızın iki oyuncu alırdı.”

“ARAMIZDA İÇ ÇEKİŞMELER OLMASAYDI”

Trabzonspor’u kurmak için ilk toplantıyı 1966 da Vali Fahrettin Akkurt başkanlığında yaptıklarını belirten Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu:

Bize şehir kulüplerini kurmaya başlayın demişlerdi. Şehir kulübünün kurulması için diretenlerden biri benim. Trabzonspor’u kurmamamızda gecikmenin nedeni İdmanocağı ve İdmangücü’nün renk ve isimleri ile bu işi yapmak için uğraşmalarından kaynaklanmıştır. Çok direttim onlara, bırakın bu çekişmeyi dedim.

Trabzon isminin kulüplerimizin isminden daha üstün olduğunu söyledim. Biz birbirimizle uğraşırken en iyi elemanları Samsun’a kaçırdık ve Samsun bizim elemanlarımızla kurulduğu sene 1. Lige çıktı, biz 9 sene sonra 1. Lige çıktık. Biz zamanında birbirimizle anlaşıp kulübü kursaydık hiç gecikme olmayacaktı. Bugünkü Trabzonspor’un temeli daha sağlam atılacaktı.”

Trabzonspor’un kurulması için karar aldıklarını ancak diğer kulüplerin bu karara uymada gecikmiş olması nedeniyle bunun zaman aldığını anlatan Uğurbaş, şöyle konuştu:

“Trabzonspor kurulduktan sonra federasyon bize tekrar yazı gönderdi. Trabzonspor’u kuran kulüpler renkleri ile ve isimleri ile kulüp kuramazlar dedi. Bu yazıdan sonra İdmanocağı ve İdmangücü tekrar kuruldu. Trabzonspor kuruldukdan sonra İdmanocağı ve İdmangücü’nün kurulmasından sonra bu kulüplerin yeniden kurulmasının bir anlamı var mıydı? Eğer kulüp kuracaksanız neden Trabzonspor’un kuruluşunda yer aldınız?”

Bu çekişmenin günümüze kadar geldiğini belirten Sabri Uğurbaş, sözlerine şöyle devam etti: “Bu Trabzonspor’a zarar verdi. Halen daha veriyor. O dönem yazıyı biri alıp mahkemeye gitse bu kulüpler feshedilir. Çünkü o dönemin federasyonunun bir yazısı var. Ben bir Trabzonlu olarak ne İdmanocaklıyım ne de İdmangüçlüyüm. Ama bugün bu kulüpleri amatör ligde mücadele ediyor görmek beni üzüyor”

Trabzonspor’u kurduktan sonra her türlü özveride bulunduklarını ifade eden Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu: “Bugünkü imkanlar yoktu elimizde. Yönetimlerin kendilerine göre vasıfları olması lazım. Bana göre bir yönetimler bir holding gibi kulüpleri idare etmesi gerekir. Bunun idaresi de basit değil. Futboldan anlayan kişilerin yönetimlerin içinde olması lazım. Bizim çok iyi sporcularımız vardı. Trabzonspor’un milli oyuncuları var. Onların yönetim kurullarına seçilmesi lazım. Şimdi birçok arkadaş yönetim kuruluna seçiliyor, futbolun F’sini bilmiyor. Futbol topunu vitrinde görmüş, ahkam kesiyor.”

Bir futbol kulübü yönetiminin basit bir yönetim olmadığını anlatan Sabri Uğurtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yönetim kurulu seçilirken her türlü işten anlayan insanların bir arada olması lazım. Özverili olmaları lazım. Bunlardan en önemlisi gelen yönetimin alt yapıya önem vermesi lazım. Yurt dışından aldığımız oyunculara milyon dolar para veriyoruz. Aldığımız neticeler ortada, halbuki bunları kendi yuvamızdan yetiştirmiş olsak çok daha iyi netice alırız.”

Türkiye liglerinde 250 tane profesyonel Trabzonlu oyuncu olduğunu belirten Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu: “Biz bunlardan istifade etmiyoruz. Bunun yanında da adam akıllı bir takım kuramıyoruz. Trabzonspor şampiyon olduğu zaman antrenman yapacak sahası yoktu. Çocuklarımız yollarda antrenman yapardı. Bugün ellerinde mükemmel statlar, mükemmel tesisler var. Profesyonel futbolculara her türlü imkan sunuluyor. Oyuncularda her türlü imkanlarını profesyonelce kulübe sunmaları lazım”.

Trabzonspor’u kurdukları dönemde kendilerinde bulunan hırslı her şeyin üstesinde gelebildiklerini anlatan Dr. Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu: “Biz yılların bir duvarını yıktık İstanbul’da Anadolu kulübünün gelip de şampiyon olması. O dönemde çok büyük bir olaydı. Zaman zaman 3 büyükler diyorlar ama biz 39 yıllık bir kulübüz ve 6 şampiyonluğumuz var. Onlar ise 100 yıllık bir kulüp arada 60 yıllık bir mesafe var ve biri 12, biri 15, biri de 16 kez şampiyon oldu. 22 yıldır Trabzonspor şampiyon olamıyor ve buna biz çok üzülüyoruz. Maçları zor seyrediyorum ve duymak istemiyorum. 23 senedir maçlara gitmiyorum. Artık yaşımız ilerledi. Maçlara gidip sıraya girmek bizim gibi yaşlı insanların kaldıracağı bir durum değil. Mevcut yönetimlerin bize ilgi göstermesi de o kadar önemli değil. Ama Trabzonspor’un bugünlerde olmasına neden bizleriz.”

“GELEN YÖNETİMLER ALTYAPIYA ÖNEM VERMELİ”

Yönetici olduğu dönemlerde kafile ile maçlara gittiğinde bir çok masrafı kendilerinin karşıladığını belirten Uğurbaş, şöyle konuştu: “Bunu kulübe intikal ettirmezdik. Çünkü o günün şartlarına göre öyle olması gerekiyordu. Bir sürü gelir var şimdi ama bir sürüde gider var. Herkes işini bilecek yönetici, yöneticiliğini bilecek, teknik kadro teknik adamlığını bilecek. Yönetimlerde bir kişi konuşur. Başkanda bildiği konularda konuşmalı. Bilmediği konularda konuşmamalı. Yıllardan beri önüne gelen konuşuyor. Bu da zarar veriyor Trabzonspor‘a kulübünün bir sözcüsü olur o konuşur. Her şeyin bir yeri var. Bizim en büyük noksanımız altyapıya önem vermememiz. Trabzonspor olarak altyapıya dönmemiz önemli, yerli futbolculardan kurulan bir Trabzonspor çok iş yapar. Dünyanın hiçbir yerinde senelerce bir takım şampiyon olmaz. 22 yıldır olamıyoruz ama yine bir kaç yıl daha olmayalı ama sağlam bir kadro kuralım. O kadrolarla çalışalım. Bundan önceki şampiyonlukları yaşadığımız zaman hepsi bizim çocuklarımızdı. Trabzonspor kendi içine dönmeli. Yurt dışında oyuncu bile alsanız çok kaliteli olması gerekir. Önüne gelen herkesi alırsınız bir netice alamazsınız. Sorumsuzca harcamalarla karşı karşıya kalırsınız.”

Trabzonspor‘da göreve gelen yönetimlerin kulübe hizmet etmiş insanlarla bir dayanışma içine girmesi gerektiğini ifade eden Dr. Sabri Uğurbaş, şöyle konuştu: “Bir sohbet ortamı oluşturup içilecek bir çay ile insanlarla yapacağınız konuşmalarla neticesinde kulüp bundan yarar görür. Şimdiki dönemde yöneticilerin futboldan anlayan insanların kulüp de bir görev almasını istemiyor gibi geliyor bana.”

ALATURKA AİLESİ ÜYELERİ NE DİYOR?